sigmund freud

35 /
meşa meşa
dünya tarihine etkisi sanıldığından çok daha fazladır. 20.yy da dolaylı da olsa amerikan ekonomisine ve pazarına yön vermiş kişidir. ayrıca teorileri hitler üzerinde de etkili olmuştur.
rose whisper rose whisper
büyük insandır ama her şeyi cinselliğe bağlaması bana abartılı geliyor zaman zaman.

ayrıca, adam gençken çok karizmatikmiş. tam bir salon beyefendisi..
5
hastagen hastagen
dönemine ait önemli tespitlerde bulunmuş ünlü düşünür.
günümüzde en büyük eksikliğinin, kuramlarının geçerliliğinin daimi olamayacağını eklemeyişi olarak belirtilmektedir. belki bunu düşünmemiş bile olabilir zira hala kurduğu psikodinamik sistemlerin geçerliliğini savunan çok büyük bir kitle var, sanki hala seks devrimi gerçekleşmemiş ve en büyük sorun cinsellikmiş gibi davranan.
pink flamingo pink flamingo
cehaletin kol gezdiği toplumlarla birlikte entelektüel çevrelerde dahi sadece özü seks olan çalışmalar yapmış gibi kabul edilen, oysa yaşadığı dönemde bir tabu haline gelmiş bu konuyu işleyerek ve birçok ön yargıyı yıkarak bile ne kadar dik duruşlu, cesur ve yanılsama karşıtı olduğunu bizlere gösteren psikanaliz biliminin kurucusudur. ruhsal dinamikleri yeniden keşfetmiş, konuşulması üniversitelerde bu işin eğitimini veren profesörler tarafından bile kaçınılan konular freud ile artık pkisiyatrinin her alanında kendine yer bulmuştur. freud sadece seks ya da rüya analizinden ibaret değildir. kendisine kadar hiçbir bilim insanı bilinç, bilinç altı, bilinç dışı güdülerinin önemini anlamamış; ego, süper ego, id, kişilik güdülerini kavramsal olarak bile kullanmamışlardır.
toplumdan değil daima bireyden yana olan freud "insanlık, tanrısallığa bu kadar yaklaştığı hâlde neden eskisinden çok daha mutlu ve keyifli değil?" sorusuna cevap bulmak için yıllarını vermiş, ölümüne kadar da bedenen ve zihnen bunun için çalışmıştır. stefan zweig'in "mutluluğun mimarı freud" kitabını okuyanlar ne demek istediğimi daha net anlayacaklardır.
kendisine sapık doktor diyenler onu hiç bilmeyenler ya da onu işlerine geldiği gibi yorumlayanlardır. gerçek freud okuyucusu olanlar, onun cinsellikten, rüyalardan, libidodan ibaret olmadığını zaten biliyorlardır.
steph steph
albert camus ile para-huzur iliskisinde ters duser. tabii ki bu iliskiyi camus kazanir. cunku para mutluluk getirir.

"insan parasi varsa calismak zorunda kalmaz. boylece zamani satin alir. bu kalan zamanda da kendini mutlu edebilcek seyleri yapar. yani para mutlulugu satin alir." end of story!!!
mevsimbaharı mevsimbaharı
freud hemen anlaşılacak bir kuramcı değil. zamanla kuramları anlaşılıyor. ilk kez freud'u okuyunca kuramlarını öğrenmeye çalıştığım dönem çok saçma ve sığ bulmuştum. hatta sapık bir adam gibi gelmişti. fakat anlıyorsun haklı, bu dünya "id"ini doyurmaya çalışan insanlarla dolu.

birkaç tespitini özellikle tam yerinde buluyorum.

insanlar yavaş yavaş inanmamayı, güvenmemeyi, sevmemeyi ve kronik şüpheci olmayı öğrenir. bu gerçekleştiğinde artık ne yazık ki çok geçtir. insanların "tecrübe" dediği şey budur. kalbiyle bağlantısını kesmiş bir insana "tecrübeli" denir.

ruhunun derinliklerine in ve ilk önce kendini tanımayı öğren. bunu yaptıktan sonra, bu hastalığa neden yakalandığını anlayacak ve belki de bir daha hastalanmayacaksın.

bir insana vazgeçilmez olduğunu hissettirdiğinizde, ilk vazgeçeceği kişi siz olursunuz.

"an" asla bir şeyi veremez: anlamı. mutluluğun ve anlamın yolları aynı değildir.
sickgod sickgod
akıl çağının 3 devriminden birisine imza attığı kabul edilen bilim insanıdır. 1.si kopernik'in evren merkezi devrimi, 2.si descartes'ın düşünüyorum o halde varım diyerek egzistansiyalizmin fitilini atelesmesi ve son olarak psikanaliz ile freud. seveni de sevmeyeni de çoktur kendisinin.
lui ck lui ck
görüşlerini ilk açıkladığında tam olarak nereden ve kim tarafından aforoz edilmiştir? bugün itibariyle bilidiğimiz görüşlerini zaten ilk dile getiren kendisi bile değildir. kendi görüşlerine en ufak bir eleştiri getiren herkesi kurduğu cemiyetten aforoz eden kendisidir.

buna jung da dahil, adler de dahil.
dumrul dumrul
insanlığın gelişimi en kaba şekilde kendimiz ve çevremiz hakkında yeni veriler edinmek, bunları yorumlamak. sonra bu yorumlar sayesinde daha çok veri elde edecek araçlar yaratmak şeklinde ilerler. bu araçlarla daha çok veri elde ederiz. sonra bunları yorumlarız. sonra elimizdeki araçları mükemmelleştiririz.

bu döngüyü mümkün kılan şey de bu döngüye en geniş katılımın sağlanmasıdır. yani ben bir veri elde ettim. bunu müthiş doğru yorumladım ama bu sürecin sadece yorum kısmını başkalarına aktardım. orada ilerleme olmaz. bir diğeri baştan aşağı yanlış yorumladı ama araştırma sürecinin bütününü diğerlerine aktardı. işte bu ilerlemeye doğru atılmış bir adım haline gelir.

freud (bence) geliştirdiği teknikler sayesinde elde ettiği verileri çoğu zaman yanlış yorumlamış olan bir abi. ancak bize bıraktığı asıl miras onun yorumlarını aşıyor.

onun tarihte oynadığı esas rol insanın eşsiz ve kusursuz olmadığını göstermiş olmasıdır. kendi hakkımızda bilmemiz gereken ilk şey de budur. evrenin bizim etrafımızda dönmediği ve bizim için inşa edilmiş olmadığı... bunu keşfetmeden gerçek bir ilerleme de mümkün olmazdı. freud bu bakımdan galile ve darwin'in yanına adını yazdıran çok önemli bir şahıstır.

zira galile bize dünyayı merkeze koyamayacağımızı gösterdi. darwin, diğer canlılarla aramızda zannettiğimiz kadar büyük farklar olmadığını, freud ise bir kaya parçası gibi sağlam bir bütünlüğe sahip olmadığımızı.

bunlar bize sandığımız kadar önemli olmadığımızı gösterdikleri için önemli adamlar. tabii ki galile'den önce de dünyanın döndüğünü kavrayabilenler vardı. darwin'den çok önce evrim fikri akıllara gelmişti, freud'dan önce de benzer şeyler söyleyenler olmuştur. ancak bunlar bu fikirleri sistematize ettiler ve sadece yorumlarını aktarmadılar. o yorumlara temel olan araştırmalarını tüm aşamalarıyla birlikte dikkatimize sunmuşlardır. bu sayede bunların doğrusunu - yanlışını sınama şansı bulabiliyoruz. bu sayede yanlışları eleyip doğrulara daha çok yaklaşmak üzere daha güçlü araçlar yaratabiliyoruz.
naynay naynay
ülkemizde "anam avradım olsun"cu veya rüya tabirleri yazarı olarak bilinmekte olmasına rağmen psikanalizin kurucusu, modern psikolojinin ağa babasıdır. ortodoks fikirleri (cinselliğin psikoloji üzerindeki etkisi, özellikle oedipus sendromu) yüzünden zamanında bayağı baskı görmüştür. kitaplarının yakılmasına mizahi bir şekilde verdiği cevap efsanedir.

"what progress we are making. in the middle ages they would have burned me. now they are content with burning my books"

"ne gelişme ama … orta çağ'da olsak beni yakarlardı. şimdiyse sadece kitaplarımı yakmakla yetiniyorlar"
35 /