sigmund freud

35 /
arabadaki egsoz borusu arabadaki egsoz borusu
kendisi hakkında yapılan bilimseldir değildir iddialarına bilim tarihçisi karl popper ın sözleriyle katkıda bulunmak isterim.
öncelikle (bkz: karl popper)


...ancak bu kuramın tersine psikanalizi çürütebilecek bir insan davranışı akla gelmemektedir. bir adam kendi hayatını tehlikeye atarak başkasının hayatını kurtarırsa veya tersine eski bir dostunun hayatını tehdit ederse, ne kadar acayip insan davranışları aklımıza getirirsek getirelim psikanalizle çelişki içinde bulunmayacaktır. ilke olarak psikanaliz en acayip insan davranışlarını bile açıklayabilir. demek ki deneysel olarak yanlışlanabilir değildir, denetlenebilir değildir.

bununla freudun birçok şeyi doğru görmediğini söylemek istemiyorum. iddia ettiğim kuramının deneysel bilimsel bir karekterinin olmadığıdır: çünkü sınanamamaktadır.
(hayat problem çözmektir yky yayinlari syf 32)
2
psikopatpapatya psikopatpapatya
sevildiginden emin olan biri nasıl da cüretkar olabiliyor.

olgunluk, doyumu erteleyebilme kabiliyetidir.

hiç kimse kendisinin ölümüne inanmaz. bilinçdışında herkes ölümsüz olduğuna ikna olmuştur.

küçük meselelerde aklını dinle, büyüklerdeyse yüreğini.

insanlar sandıklarından daha ahlaklı ve hayal bile edemeyecekleri kadar ahlaksizdirlar.

arzular diginlenmedikleri müddetçe daha da coşarlar.
müptezel samet müptezel samet
psikoanalitiğin babası.

kendisine psikoloji dünyası tarafından daima saldırılmıştır. nedeni, oral dönem sürecinin sonuçlarıdır. kendisi ile başlayan, yeryüzüne çıkan ve saygı duyulan psikoloji kavramını icra edenler tarafından.

bu değerli bilim insanı, bizlere id - ego - süperego kavramlarını bahşetmiştir. özellikle id olgusu ile gündeme gelmiş, kendisi acımasızca eleştirilmiştir.

kendisine katılan insan sayısı da azımsanmayacak düzeydedir. tıpkı benim gibi milyonlar vardır.

haklısın freud, insanın hamurunda kötülük vardır.
ürkek ürkek
"kitleler asla gerçeğin peşinde koşmamıştır. yanılsamalar isterler ve yanılsamasız yapamazlar. gerçek olmayanları gerçeklerin üstünde tutarlar; gerçeklerden çok gerçek olmayanların etkisinde kalırlar. bu ikisi arasında ayırım yapmama eğilimi oldukça yüksektir. "

"bir insan bir yere bakıyorsa orada ilgilendiği bir şey vardır. bir insan bir yere hiç bakmıyorsa orada ilgilendiği bir şey kesinlikle vardır."
meşa meşa
dünya tarihine etkisi sanıldığından çok daha fazladır. 20.yy da dolaylı da olsa amerikan ekonomisine ve pazarına yön vermiş kişidir. ayrıca teorileri hitler üzerinde de etkili olmuştur.
rose whisper rose whisper
büyük insandır ama her şeyi cinselliğe bağlaması bana abartılı geliyor zaman zaman.

ayrıca, adam gençken çok karizmatikmiş. tam bir salon beyefendisi..
5
annakarenina annakarenina
kapısında şu yazıyormuş: "koşulları gayet açık bir ortamda psikanaliz yapıyoruz; aklınıza ne gelirse söyleyin ve muayene ücretini ödeyin." (saati 300 avro)
doktor sigmund freud
hastagen hastagen
dönemine ait önemli tespitlerde bulunmuş ünlü düşünür.
günümüzde en büyük eksikliğinin, kuramlarının geçerliliğinin daimi olamayacağını eklemeyişi olarak belirtilmektedir. belki bunu düşünmemiş bile olabilir zira hala kurduğu psikodinamik sistemlerin geçerliliğini savunan çok büyük bir kitle var, sanki hala seks devrimi gerçekleşmemiş ve en büyük sorun cinsellikmiş gibi davranan.
pink flamingo pink flamingo
cehaletin kol gezdiği toplumlarla birlikte entelektüel çevrelerde dahi sadece özü seks olan çalışmalar yapmış gibi kabul edilen, oysa yaşadığı dönemde bir tabu haline gelmiş bu konuyu işleyerek ve birçok ön yargıyı yıkarak bile ne kadar dik duruşlu, cesur ve yanılsama karşıtı olduğunu bizlere gösteren psikanaliz biliminin kurucusudur. ruhsal dinamikleri yeniden keşfetmiş, konuşulması üniversitelerde bu işin eğitimini veren profesörler tarafından bile kaçınılan konular freud ile artık pkisiyatrinin her alanında kendine yer bulmuştur. freud sadece seks ya da rüya analizinden ibaret değildir. kendisine kadar hiçbir bilim insanı bilinç, bilinç altı, bilinç dışı güdülerinin önemini anlamamış; ego, süper ego, id, kişilik güdülerini kavramsal olarak bile kullanmamışlardır.
toplumdan değil daima bireyden yana olan freud "insanlık, tanrısallığa bu kadar yaklaştığı hâlde neden eskisinden çok daha mutlu ve keyifli değil?" sorusuna cevap bulmak için yıllarını vermiş, ölümüne kadar da bedenen ve zihnen bunun için çalışmıştır. stefan zweig'in "mutluluğun mimarı freud" kitabını okuyanlar ne demek istediğimi daha net anlayacaklardır.
kendisine sapık doktor diyenler onu hiç bilmeyenler ya da onu işlerine geldiği gibi yorumlayanlardır. gerçek freud okuyucusu olanlar, onun cinsellikten, rüyalardan, libidodan ibaret olmadığını zaten biliyorlardır.
steph steph
albert camus ile para-huzur iliskisinde ters duser. tabii ki bu iliskiyi camus kazanir. cunku para mutluluk getirir.

"insan parasi varsa calismak zorunda kalmaz. boylece zamani satin alir. bu kalan zamanda da kendini mutlu edebilcek seyleri yapar. yani para mutlulugu satin alir." end of story!!!
35 /