sinan bengier

1 /
dünyayı kurtaran adam dünyayı kurtaran adam
en az cevat kelle rolündeki gibi bir başarıyı da kemal sunal filmlerini taklit ederek değil, vizontele'deki trt personeli* olarak yapmıştır. filmde kısa süreli de gözükse hoş bir oyunculuk çıkarmıştır. tipik yardımcı rol adamı işte.
abdüş şuküfe abdüş şuküfe
ihsan bengierin amcasıymış kendisi. kendisiyle tanıştık ve ihsan bengieri kattığımdan beri bırak ihsanı laflarını duymaktayım. ihsan amcayla da bağım yok ki bırakiim dediğim kişidir. facebookta hep hoşgeldiniz diye msjlar atan sevimli amcadır aslında
wondrous wondrous
kendisi aşağıdaki açıklamayı iletmiş:

ben sinan bengier, buraya takılıyorum arada, çok sık giriyorum dersem yalan olur, fakat her girişimde bu kemal sunal filmleri meselesi hep karşıma çıkıyor.. bu konuda o kadar çok soru soruldu ki ve her seferinde bu olayı o kadar çok anlattım ki umarım son olur diyerek bir kere de burada yazim.. oysa burada kimi acımasız ve hatta terbiye sınırlarını zorlayan eleştirileri yapan arkadaşlar biraz araştırsalardı neden yaptığımı bulur ve okurlardı, neyse bir kere 0 zaman yani bu filmleri çektiğimde (1994-1995 yıllarında)levent kırcadan yeni ayrıldığımda 25 yıllık oyuncuydum (i968 de başladım bu işe) ve cebimde sadece 3 ekmek parası vardı ekmek kaç kuruş bilmeyenler için yazim 85 kuruş ve 3 ekmek 255 kuruş eder,uzun müddet cem uzan, serpil akıllıoğlu ile yapılan görüşmelerde bu filmlerin çok eleştirileceği hatta belkide o filmleri çeken firma tarafından dava konusu olabileceğini söyledim ama bu çektiğim filmlerin bazılarının zaten kemal sunala uyarlanmış yabancı kökenli filmler olduğunu biliyordum, bu uzun görüşmelere dayanacak kadar birikimim yoktu 58 filmlik bir sözleşme teklif edildi (dünyada başka bir aktöre teklif edildi mi bilmem) uzun zaman direnmeme rağmen başaramadım, 3 film çekelim tutmazsa benim dediklerim çekilsin dedim kabul edildi,bende tutacağına inanmıyordum inanan tek kişi cem uzan'dı ve dediği oldu çekildi,o beğenilmeyen filmlerin karşısında o zamana kadar insanları tv başına kilitleyen bir çok program gün değiştirdi,ama bundaki başarı sadece benim değildi elbet dayatıp kabul ettirdiğim tek şey hepsinde tiyatro oyuncularının oynaması idi, o filmler şimdi çok diziyi sürükleyen oyuncuları tanıttı insanlara,selahattin taşdöğeni,volkan saraçoğlunu,ercüment balakoğlunu,cengiz küçükayvazı,cengiz seziciyi,ferdi akarnuru,yıldız kaplanı,settar tanrıöğeni,birgül ulusoyu tanıttı,bunun yanında ayla algan, hadi çaman (allah rahmet eylesin) ilhan daner, şehnaz dilan, metin çeliker (allah rahmet eylesin),fatma belgen gibi sinemaya ve tiyatroya yıllarca gönül vermiş oyuncularda oynadı.rahmetli kemalin 30-40 günde çektiği filmler 13 gün gibi kısa bir zamanda çok düşük bütçelerle günde 18-20 saat çalışarak çekildi,burada o günlerde kadronun yorgunluktan ne hallere geldiğini anlatmak uzun sürer zaten
okumak değil yaşamak gerek...eleştirilerdeki dozu bu işlerde oynayan oyuncuların geçmişlerine ve emeklerine, sanatçı kişiliklerine saygı gösterip biraz daha ılımlı yapabilirsiniz, isim olmadığı mail adresi olmadığı için toptan yazmak durumundayım ..kırılanlar ve bu yazınında bir ucundan tutup eleştiriyi sürdürenler çıkabilir,isim belli olmadan bir yazı yazmak gece birinin camına taş atıp kaçmaya benziyor,karanlıkta gözden kayboluyorsun...ama camı kırılanın canı yanıyor..ayrıca güzel kardeşlerim şunu asla unutmayın eski filmlerin tekrarları tüm dünyada yeniden çekilir,spartaküs dizi olarak çekildi,al yazmalım , fatmagülün suçu ne halen oynuyor, yaprak dökümü yeni bitti,zannedersem yakında iffet başlıycak (ya da başladı), isterseniz bir araştırın dünyada kaç film kaç kere çekilmiş sadece kırmızılı kadını bir araştırın (bizde de çekildi şener şen ve şehnaz dilanla)dünyada her seferinde yeniden çekilecek kadar konu yok, yapılan araştırmalarda çekilen binlerce filmin sadece 38 konunun üzerine döndüğü tespit edilmiş... bunlar çekilmese gelecek yıllarda sadece ilk oynayan ve o zamanın teknolojisi ile çekilen filmleri mi izleyecek nesiller..yeni oyuncular nasıl ispatlayacak kendini,bu konuda yazacak çook fazla şey var elbette ama zannedersem bu kadarı derdimi anlatmaya yeter.. eleştirilerinizde en kötü işlerde bile korkunç bir emek olduğunu unutmayın (filmleri mi beğeniyorum ayrıca),ki bu işler sayesinde tanıdınız bizleri,bu filmlerle adımızı öğrendiniz.
kimseyi kırmak değil amacım,sevmem de insanları kırmayı, bilmeden kırdıklarım olduysa eğer yaşlı abilerini affetsinler...bu sözlükde çalışan burada yazan burayı takip eden herkese kucak dolusu sevgiler...sinan bengier - oyuncu
pontiarchus pontiarchus
türk tiyatrosunu bilmeyenlere, türkiye'de tiyatronun kâr getirebilen bir sektöre dönüşmediğini bilmeyenlere çok kaliteli ve harika bir üslupla yanıt vermiş, otogargara'daki muhteşem performansıyla aklımda kalmış olan başarılı aktör.

evet gençler, siz o flash tv'de çekilen saçma sapan dizilerde oynayan oyuncuların tiyatrolarına gitseniz, belki de hiçbirisi olmayacak o saçmalıkların. çekilebilirsin rıfkı.
hunharca vuvuzela çalan insan hunharca vuvuzela çalan insan
otogargara'da, demet akbağ ile yaptıkları, hani gitmesen diyorum düetiyle, daima aklımda kalacak tiyatrocu.

"kolay değil biliyorum, böyle öksüz yaşamak" derken, kendisi ayaktadır ve bankta oturan demet akbağ'ın saçlarına doğru elini götürür, dokunamaz.
ne güzel vermiş o hissi demek ki, fotoğraf karesi gibi kalmış akılda.

sağ olsun.


eksiksizuyum eksiksizuyum
geçen hafta sözlük yönetimine ilettiği yazı dokunaklı kesinlikle. adam basitçe geçimi için yapmış o filmleri. o iyi de aga, ben buraya senelerdir sık sık giriyorum, sinan bengier'in kemal sunal filmlerini yeniden çekmesi olayına dair yazılara hiç denk gelmedim. şimdi baktım, 1-2 giri var. sinan abi, sen bu yazıyı ekşi'ye falan atacağına yanlışlıkla buraya atmış olmayasın? neyse. bugüne dek "hadi ordan" dediğim "emeğe saygı" olayını düzgün ve samimi kelimelerle aktarmış bence. saygı duydum.
connexin connexin
"isim belli olmadan bir yazı yazmak gece birinin camına taş atıp kaçmaya benziyor,karanlıkta gözden kayboluyorsun...ama camı kırılanın canı yanıyor" demiş adamdır.

helal olsun diyorum bende. sosyal medyanın maskeli eleştirmenlerinin yavşaklığını son derece naif ve doğru bir üslupla açıklamıştır, adamdır...
1 /