sinan meydan

1 /
vecihi hürkuş vecihi hürkuş
mustafa kemal atatürk üzerine yaptığı çeşitli araştırmalarıyla tanıdığım başarılı yazar. son dönemde piyasaya çıkan son kitabı atatürk ile allah arasında alanının en detaylı araştırmalarından olsa gerek.bunun yanında diğer kitapları da ilginç konulara sahip.alınıp okunmalı,en olmadı göz gezdirilmesi gereken kitaplar yazan şahsiyet.
mır mır mır mır
cumhuriyet tarihi yalancılarına yazdığı kitaplar ve yazılarıyla çok güzel cevap veren yazar.

en son mümtaz er türköne'nin '19 mayıs kutlamaları faşist italya'dan alınmıştır' yalanına 20 mayıs 2011 tarihli yazısıyla oldukça kapsamlı bir şekilde cevap vermiştir.

-------------

kısacası, 19 mayıs kutlamaları,'büyük profesör' mümtazer türköne'nin iddia ettiği gibi 1930'ların faşist italya'sından alınmış 'faşist bir ritüel' değil; ilki 12 mayıs 1916'da osmanlı'da kutlanan 'idman şenliği'nden esinlenerek 1938'den itibaren kutlanmaya başlanmış 'gençlik ve spor' bayramıdır. üstelik bu öyle bir esinlenmedir ki, 1916'daki 'idman şenliği'nde kullanılan 'marş' bile aynen 1938'de kutlanmaya başlanan 19 mayıs gençlik ve spor bayramı'nda kullanılmıştır.

ayrıca, 19 mayıs, atatürk döneminde (ki bu bir yıldır) sadece 'gençlik ve spor bayramı' olarak kutlanmıştır. 19 mayıs'ın 'atatürk'ü anma ve gençlik ve spor bayramı' olarak kutlanması' 12 eylül darbesi'nden sonradır.

-----------

mümtazer türköne'nin cehaleti (!) "19 mayıs kutlamaları faşist italya'dan alınmıştır" yalanına cevap bu "cumhuriyet tarihi yalancıları "na cevap vermeye yetişemiyorum doğrusu... bir yalanlarını cevaplıyorum, derken yeni bir yalanla karşılaşıyorum!.... ılk-kursun

(bkz: cumhuriyet tarihi yalanları)
(bkz: atatürk ün gizli kurtuluş planları)
mır mır mır mır
türkiye sonu bilinmeyen bir kör karanlığa doğru büyük bir hızla yuvarlanıyor.

türk halkı, tarikatlar, cemaatler içinde, yandaş medyanın beyin yıkayan yayınlarıyla ve ele geçirilmiş yargının operasyonlarıyla sersemletiliyor.

insanların doğru karar verme yetisi yok ediliyor.

insanlar büyük güruhlar halinde oradan oraya sürüklenen 'bilinçsiz yığınlar' haline getiiriliyor.

insanlar uyuşturuluyor!

beyinler çökertiliyor!

hafızalar hergün 'istenilen yönde' yeniden formatlanıyor!

insanlar kin ve nefret tohumlarıyla her geçen gün çok daha fazla kamplara bölünerek, ötekileştirliyor.

türk-kürt,alevi-sünni, laik-dindar, atatürkçü- cemaatçi, akp'li-akp'li olmayan gibi bölünmüşlüklere ve çatışmalara son günlerde yeni bölünmüşlükler ve çatışmalar ekleniyor.

peki ama birilerinin bu toplumu 'böldükçe bölmek' istemesinin amacı ne?

yoksa bu iyi bişey; demokrasinin bir gereği mi?

yoksa bu 'bölünmüşlük' bir amaca yönelik olarak mı gerçekleştiriliyor?

yoksa bu bölünmüşlüklerin çatışmaya dönüşmesi mi isteniyor?

eğer öyle ise, ki bence öyle; bu çatışma ortamı kime ve neye hizmet edecek?

görünen o ki, atatürk'ün yüzyılın başında 'türkiye cumhuriyeti'ni kuran türkiye halkına türk milleti denir.' diyerek birleştirdiği türkiye, bugün 'etnik-dinsel-mezhepsel-siyasi-ideolojik ve hatta sportif farklılıklar' vurgulanarak bölünüyor ve parçalanıyor.

gerçek şu ki:

atatürk, türk ulus devleti'ni 'birleşme' formülüyle kurmuştu!

erdoğan, türk ulus devleti'ni 'ayrılık' formülüyle tasfiye ediyor!

bizlerse, uyuşturulmuş beyinlerimizle,körermiş doğru karar verme yetilerimizle, birilerinin estirdiği rüzgara göre savruldukça savruluyoruz!

neyse boşverin bunları! biz son esen rüzgara bırakalım yine kendimizi: 'duydunuz mu fb 2. lige düşecekmiş!bu sene kesin bizim takım şampiyon!'

sinan meydan
ilk kurşun

sinan meydan yazdı: böldükçe bölüyorlar! (bu oyuna gelmeyelim) türkiye sonu bilinmeyen bir kör karanlığa doğru büyük bir hızla yuvarlanıyor. türk halkı, tarikatlar, cemaatler içinde, yandaş medyanın beyin yıkay... ılk-kursun
efulim efulim
bir ilknur güntürkün kalıpçı vakası. yani bir insanın bunları yazabilmesi için en basit tabirle biraz 'saf' olması gerek. yazıya bir bakalım:
işte atatürk'ten etkilenen devrimciler hammurabi tek kelime ile mükemmel bir yazı olmuş. ellerinize, aklınıza, kaleminize sağlık. 2011-01-15 17:39:09 misafir - kudret kemal kendi değerle... odatv

'dünyadaki bütün devrimci ruhların ilham kaynağı' olan atatürk diye başlamış sözlerine. 1904'yılında not defterlerinden birine 'maddeyi anlamalı, evvela sosyalist olmalı' diye yazdığını iddia etmiş. çok ilginç. aynı mustafa kemal 1923'de anayasamız kuran ı azimüşşandır dememiş miydi. kafam iyice karıştı bak.

'...trablusgarp’ta, italyan emperyalizmine karşı, çanakkale'de ingiliz emperyalizmine karşı, muş ve bitlis'te rus emperyalizmine karşı, suriye-filistin'de ingiliz emperyalizmine karşı, sakarya ve dumlupınar'da ingiliz destekli yunan emperyalizmine karşı savaşmış; ve bütün bu savaşlardan zaferle çıkmıştır...' diyor. çanakkale savaşını mustafa kemal'in zaferi olarak anlatırken, trablusgarp'ta ve suriye cephesinde başarılı olunduğunu sanıyor.

'..atatürk’ün devrimci ruhu, doğu'dan batı'ya, bütün antiemperyalist mücadelelerin "ateşi" olmuştur. afganistan'da amanuallah han, hindistan'da muhammed ali, gandi ve nehru, iran'da şah rıza pehlevi, mısır'da nasır, küba'da castro ve che, çin'de mao... ve daha niceleri.... dünyanın önde gelen bütün 'devrimci ruhları', onun ateşiyle 'kıvılcım' almıştır.' diyor.

'che guevara, 1967 yılında bolivya'da yakalanıp öldürüldüğünde, çantasından; 'atatürk’ün büyük nutuk'u' çıkmıştır.' diyor. bunun cevabını daha önce cemil koçak vermişti. keşke ciddiye almasaydı diyorum ama ondan sonrada sağda solda kemalist zırvalamalarına maruz kalabilirdik.
http://www.stargazete.com/yazar/cemil-kocak/chenin-cantasi-haber-348159.htm

'1997'de habitat toplantısı için istanbul'a gelen castro, yaptığı konuşmada:'mustafa kemal atatürk’ün yaptıklarını ben asla başaramazdım. asıl devrimci atatürk.... bu kadar büyük bir devrim yaptım, ama kemal atatürk'ün yaptıklarını başaramazdım... sakın kendinize başka esin kaynağı aramayın.' demiştir.' diyor. fidel castro atamızı övmüş yani. yoksa diyorum hani her gelen devlet başkanına önce bir anıtkabir tavaf ettirilir ve anıtkabir özel defter'ine zorla bişeyler yazdırtılır ya buda öyle bir yazımı diye ama öyle bir kaynakta ortalarda yok.

'..hugo chavez, venezuella'da 'atatürk'ün sosyal fabrika projesi'ni' uygulamaya koymuştur.' diyor. sanki atatürk'ün her konuda bir projesi varmış gibi birde bunu uluslararası arenaya taşıyor. ülkelerde uzak seçiliyorki kimse olayı çakmasın.

'..mao, 1935'teki 'uzun yürüyüş' öncesinde şangay meydanı'nda toplanan binlerce çinliye: 'ben, çin'in atatürk'üyüm.' diye seslenmiştir.' diyor. utanmasa bütün çin 'atatürk'e şükran borçlu' diyecek.

umarım en kısa zamanda tedavi olur.
iprahim zübükzade iprahim zübükzade
5 temmuz 2011 tarihli yazısında atatürk'e ve cumhuriyet'e saldıranlara giydirmiş olan yazar. der ki ;

bir kanalda cemaatin kadrolu tarihçisi mustafa armağan,

atatürk’e karşı karabekir paşa’yı yüceltiyor!

başka bir kanalda

uslanmaz cumhuriyet tarihi yalancısı kadir mısıroğlu,

atatürk’e hakaret ediyor!

bir kanalda,

pkk’nın meclisteki uzantısı karases altan tan,

şeyh sait’i ve seyit rıza’yı yüceltiyor!

başka bir kanalda

akp yandaşı (vekili), entel-dantel demokrat mehmet metiner,

cumhuriyetin kuruluş felsefesini yerin dibine batırıyor!

bir kanalda, liboşların şahı mehmet altan,

tsk’ya saldıryor!

başka bir kanalda,

türk fobili sevan nişanyan,

dil devrimine saldırıyor!

bir kanalda,

abd beslemesi prof. cemil koçak,

çanakkale savaşı’ndaki atatürk’ü yok sayıyor!

başka bir kanalda,

eğrisini doğrusuna getiremeyen liboş taha akyol,

“ama hangi atatürk” diye sorarak inceden oyuyor kemalizmi!

bir kanalda

onun abd de yetişmiş cemaatçi entel - dantel - liboş oğlu mustafa akyol,

cumhuriyeti faşizanlıkla suçluyor!

başka bir kanalda

ailece akp yandaşı cemaatçi mümtazer türköne,


milli bayramları sulandırmaya çalışıyor!

ve daha niceleri...

her kanalda, bir yobaz,

her kanalda bir liboş,

her kanalda cumhuriyet düşmanlığı,

her kanalda “aydın ihaneti”...

genç kuşaklara;

bağımlılık, cemaatçilik, bölücülük, kürt faşizmi, osmanlı seviciliği, türk, cumhuriyet ve atatürk düşmanlığı “demokratlık”,

bağımsızlık, çağdaşlık, laiklik, milliyetçilik, cumhuriyet ve atatürk’e bağlılık “darbecilik”,

atatürk ise “eli kanlı diktatör”...

diye anlatılıyor, belletiliyor...

oysaki atatürk;

önce yokluk ve yoksulluk içinde, harap ve perşian haldeki bir ülkenin savaş yorgunu bireyleriyle emperyalizmi ve onların işbirlikçisi hain padişahı, hükümeti, istanbuldaki kodamanları, ihanet basınını dize getirmiş; sonra da cehalet, yoksulluk, yobazlık, gerilik, yönetici, uzman ve milli sermaye yetersizliği, büyük bir borç batağı, batı karşısında aşağılık duygusu, arapçılık, türk düşmanlığı, kadın-erkek eşitsizliği, yetersiz eğitim, sağlıksız toplum, çağdışı kanunlar, hurafeler, batıl inançlar, el etek öpülen şeyhler, toprak ağaları, ayrılıkçılar, lozan’ı affetmeyen emperyalist bir dünya ve daha fazlasına kafa tutarak “bağımsız” ve “çağdaş” bir cumhuriyet kurmuştur.

işte bu nedenle, atatürk’e ve cumhuriyete saldırmak;

ahmaklıktır,

aptallıktır,

cahilliktir,

köksüzlüktür,

hafifliktir,

anlayışsızlıktır,

vicdansızlıktır,

hainliktir,

hatta

allah’sızlıktır!...

...

ama gelin görün ki:

ekranlardaki kelli felli, koca göbekli sözde aydınların kin kokan nefesleri arasından atatürk’e ve cumhuriyete yönelik salyalı çirkin sözler akıyor her gün, her gece evlerimize...

bağımsızlığımıza,

çağdaşlığımıza,

cumhuriyetimize

ve

bütün bu değerleri bize kazandıran adama; mustafa kemal atatürk’e kin kusuyor ihanet içindeki “sözde aydınlar”...

tarih sanki başa sarıyor!... ali kemallerin, refi cevatların, refik halitlerin “hain ruhları”, 80 yıl sonra yeniden ete kemiğe bürünüyor!...

ihanet içindeki sözde aydınlar; yalandan beslenen, gerçekleri saklayan, belgeleri çarpıtan, laf oyunları yapan, halkı kandıran... sözde aydınlar!... inanın bana, o kadar “köksüz iddialara” sahipler ki, istedikleri kanalda karşıma çıkmaktan çok ama çok korkuyorlar...

kendileri çalıp kendileri oynuyorlar...

zavallılar... bu devranın hep böyle sürüp gideceğini sanıyorlar...

ali kemalleri, refi cevatları, refik halitleri yazan tarihin, birgün onları da yazacağını unutuyorlar!

zavallılar!...

sinan meydan / 5 temmuz 2011, sinanmeydan.com.tr

sinan meydan 1923 - 1944 arasında kurulan fabrikaların öyküsü : osmanlı devleti, 16. yüzyıldan itibaren bilimsel ve kültürel bakımdan bir hayli geri kalmış, bat... guncelmeydan
bokonon bokonon
beşiktaşa geldiğinde kitaplarımı imzalattığım, sevdiğim yazar. kitapları kaliteli araştırmalarla dolu olduğu gibi yazarı dinlemesi de zevkli. genelde tarih hakkında konuşan tipler sıkıcı olur ama onlardan değil ne mutlu ona.
stand art stand art
inkılap kitabevinden çıkan ve en sevdiğim kitap olan "atatürk ve kayıp kıta mu" nun yazarı. söylediği her sözü, yazdığı her kelimeyi belgelere dayanarak ifade eder. güvenilirliği kanıtlamakta birebirdir. hayatını atatürk ve hediyelerine adamıştır.
ikipirepipimiyedi ikipirepipimiyedi
açık sözlü, esprili, bilgili bir yazardır. kendisi eski tarih öğretmenimdir, bana tarihi sevdiren adamdır. sayesinde makalelerinden, kitaplarından ve tv yayınlarından hala kendime tarihi bir şeyler katabiliyorum.

buyurun kütür kütür bir tartışma programı örneği. zaman ayırın derim.


freud da sollardi freud da sollardi
sağlam bir atatürkçü.
yazdıkları, araştırmaları çok etkileyici. adam her iddiasını belgelerle savunuyor. said nursi hakkında yazdığı makale ise okunması gerekir. süper bir adam ibretle takip ediyoruz.
1 /