sırça köşk

1 /
anosias anosias
perşembe akşamları starda yayınlanan dizi. kadrosuna bakıldığında son derece tecrübeli isimlerle, şimdiye kadar hiçbir yerde görmediğimiz oyunculardan oluştuğunu görüyoruz. dizinin ana kahramanı cahideyi ece uslu canlandırıyor. dizinin jönü ise daha önce başka bir dizide görmediğimiz hakan eratik. birçok diziden tanıdığımız ali ipin ve suzan aksoy dizinin ağır topları. cahidenin kız kardeşini ise çemberimde gül oyadan tanıdığımız seda orsel canlandırıyor.

bugüne kadar 2 bölümü yayınlanan dizinin konusu ise şöyle. cahide ve kocası serdar çocukluklarından beri birbirlerine aşıktır ve 2 çocuklarıyla birlikte izmirde mutlu ve rahat bir hayatları vardır. cahide hala evlenmeden önce doğum esnasında kaybettiği çocuğu için suçluluk duymaktadır. cahidenin ailesi ise istanbulun tanınmış ailelerindendir ve siyasetle uğraşan babası baştan beri cahidenin ilişkisini ve evliliğini onaylamamaktadır. bu yüzden cahide istanbula hiç gitmezken, kocasının ise istanbulda hiç bilmediği bir hayatı vardır.
günün birinde cahiden kocası kim olduğu bilinmeyen kişilerce öldürülür ve cahide hayatlarının hiç de sandığı gibi mükemmel olmadığını öğrenir. bu sırada da onun ve ailesinin en büyük korucuyucu iş adamı mı mafya mı olduğu bilinmeyen aziz derman*tir.

dizi son derece sürüklüyeci bir şekilde devam ediyor. eminim starda değil de, atvde yayınlansaydı ece uslu'nun zerdadaki iyi reytingleri bu diziye de kesin yansırdı. ama bu kanalda başarısı ne kadar olur bilemiyorum.
bambirella bambirella
"niçin hep acı şeyler yazayım? dostlar, yufka yürekli dostlar bundan hoşlanmıyorlar. 'hep kötü, sakat şeyleri mi göreceksin?' diyorlar. 'hep açlardan, çıplaklardan, dertlilerden mi bahsedeceksin? ...bu memlekette yüzü gülen, bahtiyar insan yok mu?"

sabahattin ali, sırça köşk, bahtiyar köpek öyküsü, yky yayınları.
robrob robrob
sırça köşk, sabahattin ali' nin 13 öykü, 4 masaldan -kitap adını masalların birinden alır- oluşan kitabıdır. bu adama olan zaafımdan mı bilmiyorum ama yine kendisine hayran bırakmıştır.
kitaptaki 'çilli' öyküsünde böyle tasvir etmiştir bir bardaki kadın- erkek ilişkisini:

''..okumuş yazmış olanla kara cahili, kibar terbiye görmüş olanla ömrünü ekmek parası ardında ve denizde harcarken terbiyeye vakti kalmamış olanı, iyi ile kötüyü aynı hale, aynı tek biçime sokan sarhoşluğun o ilerlemiş haddi, bütün erkeklerin suratında yılışık, şehvetli, ama tamamen ruhsuz bir maske halinde sırıtıyordu. sarhoş olsun olmasın bütün kadınların yüzlerinde, hareketlerinde ise: 'aman yarabbi, ne zaman bitecek!' diyen bir ifade vardı; ve bununla bu geceyi değil, bu hayatlarını da değil, her şeyi, ama her şeyi kastettikleri besbelli idi..''
red dragon red dragon
sabahattin ali eseri. ilk girinin bir diziye ait olması hayal kırıklığı yaratmış olsa da konu bu değil.

sabahattin ali ye ait olması bile onu yeterince ilginç kılmaya yeter..

"çünkü sanat, yeryüzünde ve insanların içinde olup bitenleri, çöplükle sarayı aynı hakikatten uzak ve güzelleştirici etkiye bürüyen ay ışığı gibi, tatlı bir yalan bulutunun arkasından gostermeye mecburdu, sanat eserinden faydalanabilecek durumda olanlar her şeyden önce avunmak, oyalanmak istiyorlardı. sanatkarın ekmeği de iste bu tatlı rüya meraklılarına bağlıydı, yoksa kömür kayığında yatan yırtık zıpkalı bartın uşağına değil..."

s.18
tam teşekküllü geveze tam teşekküllü geveze
bir sabahattin ali öyküsü, daha doğrusu masalı. çocuklar da okumalı büyükler de, özellikle kaz kafalı büyükler okumalı.

kaz kafa nedir: düşünmeyen, önüne ne gelirse hmm tmm okeyto diyen kafadır. burdan da yazar tanımını yaptı, ohh.
1 /