siyasal islam

1 /
rakiicensusakagazlikedi rakiicensusakagazlikedi
"1970'lerin ortasında amerika birleşik devletlerinde birbirini takip eden çok muhafazakâr üç başkan döneminde soğuk savaşın en önemli unsuru olarak geliştirilip, sonuna kadar, üniversitelereden medyaya, resmi siyasal ilişkilerden gizli operasyonlara kadar her yönden aşırı dozda dinselliği desteklemek ve bunun siyasi hayatta hakim hale gelmesini ayarlamak için gösterilen çaba türkiye gibi çağdaş sanayi toplumu haline gelmenin yarı yolunda olan bir toplumda olumlu - olumsuz büyük yankı buldu.

ilginç olan, 1980'lerin başında değişmez ve evrensel (dogma) olduğu ileri sürülen siyasi islam tezlerinin bu muhafazakâr politikalar yumuşatıldıktan sonra 1990'ların sonunda, ister istemez (zamana ve yerine göre) çeşitlenme gösterdiği, yeniden tefsir edildiği görüldü; giderek islam'da reform yapılması gerektiği ileri sürülür hale geldi. bu tutum değişikliği için onbeş yıl geçmesi, sovyetler birliği'nin dağılması ve siyasal islamın, ittirildiği toplumlarda bölünmüş siyasal islam gruplarının birbiri ile mücadeleye girmesi gerekti. herşeye rağmen sanayileşmiş toplumların formüle ettiği köktendinciliğin yapısal değişmede uzun yol almış toplumlarda hemen kabul edilemeyeceği anlaşılmış oldu. kolayca tahmin edileceği ve bekleneceği gibi, islamın da değiştiği ılımlı islam gibi birtakım ara biçimlerin oluşturulduğu, giderek kişiselleşmiş 'vicdan özgürlüğü' anlamında, siyasetten ayrılmış bir anlam kazanmağa yönelmiş olduğu da görülüyor.

eğer islam toplumda yalnız kendi hayatiyetine bırakılmış olsa idi çok eski bir yapının parçası olan radikal islam hiç söz konusu olmayacağı gibi, "ılımlı islam" da terim olarak bile ortaya çıkmazdı. ileri sanayi toplumlarının farklılaşmış, örgütlenmiş, yeni elektronik iletişim dünyasının yarattığı küreselleşmenin bir parçası haline gelmiş yapısında, siyasal islam' ın onlardan kopuk, otoriter bir düzeni yaşatması olanağı yoktur. bugün soğuk savaşın bitiminden sonra hala devam ediyorsa, biraz da ileri sanayi toplumlarının kendi aralarındaki hiyerarşinin oluşması geciktiğinden, dolayısı ile, hangisi, hangi islamı istiyor, açıkça söylenmediğindendir."

kaynak: www.kongar.org
ayyasprens ayyasprens
işte her şeyin özeti:

hiçbir sey birdenbire olmadı

önce ezanı arapçaya çevirdiler
dinlediniz.

sonra siz isterseniz hilafeti bile getirirsiniz' dendi
demokrasi sandınız

sonra bir cığ gibi kur'an kursları,
imam hatip okulları açıldı
din dersleri anaysal zorunluluk oldu.
kabullendiniz.

tesettur arttı,cami sayısı okulları geçti,
inanç özgürlüğü saydınız.

giyim kuşama müdahale ettiler,
oruc tutmayanı öldürdüler.
şaşırdınız.

daha sonra bilim adamı ve yazarları vurdular.
milletvekili ve gazetecileri parçaladılar.
şairleri ve dansçlıları yaktılar.
kimin yaptığını düşünüp durdunuz.

en sonunda kapınizı çalacaklar,
size kendinizden başka yardım edecek kimse
kalmayacak!
kaynak:edebiyatcilar dernegi,1994
hayatberbat hayatberbat
içimde bütün öldürülmüş cumhuriyet şehirleri...ya da işkence görmüş cumhuriyet şairleri... hani korkup mitingler düzenliyorsunuz ya..korktuğunuz sermayenin kölesi olmuş fino köpekleri... bu coğrafya da siyasal islam dediğiniz lüks arabalarda kırmızı ruj sürmüş zavallı türban şehitleri...
bambirella bambirella
bir kesimin siyasal islamla islam dinini karıştırdığı kavram. siyasal islam, muhafazakar-dinci kökenden çıkan bir hareketin siyasette hakim hale gelmesi. kökeni tarikat yapılanmasından alan bu siyasi hareket dini kuralların siyasette de geçerli olmasını savunur. bizdeki gibi bazıları önce savunur, sonra değişir. bir nevi dönektirler kendi camialarında.
stayer stayer
siyasal islam (şeriat dört halifeden sonra hatta hz.ali`nin bile halifeliğine engel olunarak) emevilerle başlamıştır( ve bencede burdan sonrada islam gerçek kavramından uzaklaşmıştır).islam kavramı artık islamiyet kavramı ile yerdeğiştirmiştir ve artık bir araç olmuştur.muaviye ve yezid dönemlerinde çok kan akmış siayasi islam önüne gelen her engeli kanla temizlemeye çalışmıştır.o dönemlerde peygamberin torunları bile bu uğurda katledilmiştir.bu yüzden islam bireysel kalmalı ve hrkes kendince yaşamalıdır.
ankebaa ankebaa
temelini osmanlı zamanında özellikle 2.abdulhamit'in ülkeyi yönettiği islamcılık fikrinden alan, cumhuriyetin ilk yıllarında tamamen tasfiye olan, necip fazıl ve ekibinin tekrar diriltmeye çalıştığı, 1950 den sonra milli selamet partisi ile siyasi hayatamıza dönen fikir akımı, siyasi oluşum. söylemlerini dini motifler oluşturur.

amaç dininden gittikçe uzaklaşan topluma bi çeki düzen vermektir. sosyal yaşamın ancak dini kurallarla bir düzene erişeceği varsayılır. siyasi iktidar bunun için şarttır. bu sebeple iktidar olabilmek için herşey yapılabilir.

türkiyedeki dört temel siyasi akımdan birisidir. (milliyetçiler, islamcılar, halkçılar ve demokratlar). bu siyasi akımın partilerinden biri olan refah partisi 1995 seçimlerinde %33 oy aldı. iktidar ortağı oldu. 28 şubat sürecinde tekrar tasfiye oldu.

devamında kurulan ak parti demokrat-islamcı bir yapı ile %47 oy alarak iktidar olmuştur. ak parti'nin temelini siyasal islamdan aldığı söylenebilir.
kayıp uçurtma kayıp uçurtma
turkiye'nin tamamen ulusal bir problemine, avrupa ulkelerinin isim koymaya yeltenmesini; birtakim cevrelerin gayet yalakaca kabullenmesi sonucu, kullanimi siklasmis bir tumce. sikindirik bir lakaplandirma. % 97'si musluman olan bir ulkede, ne zamandan beri islam siyasete indirgenecek kadar basit algilanmaya baslanmistir? birileri: 'siz kimsiniz de; bizim sorunlarimiza isim babasi olmaya soyunuyorsunuz?' derken, diger birileri de: 'siyasal islam yasam bicimimizdir!' diye bagiriyor...
bir seyleri savunmaya niyetleniyorsaniz: fikren ve fiilen savunulariniza ev sahipligi yapiniz; zira bu sekilde playbackten farksiz bu durum...
anarşistkedi anarşistkedi
en yetkin ve de başarılı temsilcisi akp olan küresel hareket. neden küresel diyorum ? çünkü öyle ya da böyle dünyada kendine müslümanım diyen 1.6 milyar insan var ve siyasal islam hepsine hitap edebiliyor. türkiye'deki chp seçmenine dahi hitap edebilecek, sosyal demokratların oylarını alabilecek kadar başarılı politika üretebiliyor.

peki neden en başarılı hareket akp ? çünkü iran'daki islamcılar gibi tamamen dini teamüllere endeksli bir sistem yaratmak istemiyorlar. bunun yaramaz çocuk misyonu olduğunu ve dışlanma getirdiğini 1979'daki islam devrimi'nde gördüler. suudi arapların yaptığı gibi suni bir kültürel düzlem yaratarak sömürgeleşmek de istemiyorlar. üretmek istiyor akp. bir şekilde batı'ya karşı meydan okumak ve cazibe yaratmak istiyor. üstelik türkiye'nin tarihsel misyonunun yanında ab müzakereleri nedeniyle de avrupa'yı ve avrupalıları en yakından tanıyan siyasi yapı akp. hatta bir adım ileri gidiyorum. akp, chp'den daha çok avrupa'yı tanıyor. avrupa da onu dikkate alıyor. özellikle avrupa birliği ve neo-liberal politikaların türkiye'ye dayatılması konusunda hem merkez sağın, hem sağın çok büyük etkisi oldu türkiye'de. avrupa birliği ve avrupalılar sol'a bir misyon yüklemedi; çünkü merkez solun chp gibi başarısız politika üreten yapılarla bir kazanım yakalayamayacağını gördüler ve de öyle oldu.

demem o ki bugün sosyalistler siyasal islam'ı ne kadar hafife alırsa yenilgi o kadar büyük olur ve entelektüel anlamda da büyük kayıp yaşanır. sosyalist sol, önce siyasal islam'ı anlayacak ve ardından entelektüel altyapısını hazırlayıp yeni bir teori üretecek. bu sefer dini argümanların dışlanmadığı ve müslüman yoğun coğrafyalarda aktifleştirilebilecek bir teori.
megantraum megantraum
genel olarak tüm dinlerin yönetsel mekanizmalar ürettiğini de düşünürsek, islam'ın bundan farklı davranmasını beklemek saçma olur. dinler daima siyasal egemenlik de kurmak isterler.
wulfgar wulfgar
dini siyaset temeline açarak eleştiriye açık hale getiren, bu açıdan dine en çok zarar veren harekettir. olivier roy diye bi' dayı var, güzel güzel yazmış, kitap kitap analiz etmiş. okumak lazım.
a night of summer a night of summer
21. yüzyıl faşizmine verilen ad.ortadoğu'nun bok çukuru olmasındaki baş sebep,umarım en kısa zamanda allah ortadoğuluların yüzüne güler de bu lanet olası ideolojiden ve destekçilerinden halklar kurtulur.
1 /