siyaset meydanı

1 /
ninca ninca
dün akşam beyaz, cem yılmaz ve yılmaz erdoğan'ın katıldığı, beyaz'ın ortamın lavuğu pozisyonunda can çekiştiği ,'"bir adam 6 kere geldim hep aynı şeyi anlatıyosun" dedi onun için değiştiremem ki oyunumu' lafına cem yılmaz'ın "ben 50. ye ne diyim yav" diyerek kulp taktığı, yılmaz erdoğan'ınsa cem yılmaz'a "aman bari bana laf sokmasın" diyerek yalanıp durduğu, cem yılmazın kişisel şovu haline gelen eski programının yayınlandığı, ali kırca'nın sundğu atv programı.
zeus zeus
geçen geceki (dün sabah) programında giderek vahim bir duruma dönüşen magazin basını konusu üzerinde tartışılmış ve yine; çok genel bir konu olduğu ve üzerinde durulması gereken detaylar dikkatle seçilemediği için belli bir sonuca ulaşılmadan program bitmiştir.."kamu merakı" ve yahut "kamu hakkı" arasında ince çizgi bir ara tartışmanın gidişhattını belirlese de yine de konu apacayip bir boyuta gelmiş, televole kültürü hakettiği gibi yerden yere vurulmuş, bu durum karşısında can tanrıyar pişkin pişkin sırıtmış, okan bayülgen'in üniversite gençliği üzerindeki etkisi bir kez daha gözler önüne serilmiş (bu arada salak saçma çıkışlar yapan magazin basını tartışmacılarını da sinirlenmeden dinlemiş, notlarını almış ve kapak kıvamındaki konuşmalarıyla hem gerekli cevabı vermiş hem de seyirciden baya alkış almıştır), ufak çaplı bir ekşi sözlük reklamı da unutulmamıştır (powered by okan bayülgen)..öte yandan ali atıf bir makro & mikro takıntısını devam ettirmiş, süslü konuşması ile kafaları daha da karıştırmış, karşısında bulunan ve yapılan eleştirilere iki cümleyi bir araya getirip adam akıllı bir cevap veremeyen magazin basınının değerli üyeleri sürekli bir savunma durumunda kaldılar (başaramadılar, karın doyurmadı)..tartışmanın sürekli boyut değiştirmesi, tempoyu düşürmedi ve beni televizyona kitlenmeme neden oldu..ali kırca ise programı ortada sağlam bir şekilde tutmayı başardı..
coughlin yasası coughlin yasası
25 ekim akşamı, tezkere, şehitlerimiz ve içinde bulunduğumuz karışık dönemde medyanın sorumluluğu gibi konulara değinen ve ali kırca sayesinde beni kahreden, ünsal oskay a " nasıl bu kadar rahat konuşabiliyorsunuz sn. kırca?" dedirten program olmuştur. medyanın geçiş dönemlerinde, olaylara yaklaşımındaki duyarlılık beni gerçekten hıçkırıklara boğarak ağlatmıştır...
camel camel
14 aralık itibari ile eve dönüş yasasının tartışılmakta olduğu program. ama bir tane venom kostümlü gırtlaktan konuşan eski terörist getirmişler stüdyoya. kıyafet teröristi tanımayalım diye elbette ki, ama bir de ses değiştirmişler ki pitch ile oynayarak becermişler bu işi yalnızca. halbuki konuğu anons etmeden önce güvenlik sebebiyle yapılan bu uygulama sanki fbi laboratuvarlarında nasa mühendisleri işbirliği ile hazırlanmış bir teknikmiş gibi üzerine basa basa aktarıldı. lan bi baktım bizim venom çocuk oyuncağı ile ses değiştirmiş. ben sesi kaydedip winamp pitch pluginiyle de çözerim. ben yaparsam başkaları da yapar. pabucumun nasaları.
rahip rahip
bu geceki bölümünde 7 tane konuğun 1 tane eski pkk üyesi etmediği tartışma programıdır.

eski pkk üyesi inanılmaz performansı ile çok can alıcı noktalara temas etti fakat diğer katılımcıların bla bla bla diyerek illaki kendi kafalarındakini anlatma isteği yüzünden adamın anlattıklarının çoğu dağıldı gitti.

benim aklıma kazınan önemli tespitlerinden bazıları:

- pkk büyük bir okyanusdaki küçük bir yelkenli gibidir. dünyadaki gelişmelere göre ideoloji değiştirir. (burdan çıkardığım sonuç demokratik açılımlar falan fasa fisodur. siz ne kadar açarsanız açın o dünya düzenine göre değişik şeyler istemeye devam edecektir.)

-aslında pkknın bunca söylediği kişisel hak ve özgürlükler ab uyum yasaları çerçevesinde çıkarılmıştır. kişisel özgürlükler çerçevesinde bakacak olursak pkk amaçsız kalmıştır. (burdan çıkardığım sonuç ise pkknın hakikaten amaçsız kaldığı türkiyenin zaten söylenenleri kendiliğinden yaptığı halde bu adamların bu işlerden vazgeçmediğini gördüğümde aslında pkknın başından beri sıradan bir çıkar örgütünden başka birşey olmadığıdır.)

-pkk nın içinde suriyeli ıraklı ve iranlı kürtler ve hatta başka milletlere mensup yabancı uyruklu insanlar vardır. ( burdan çıkardığım sonuçda terörün bitmesinin türkiyede yaşayan kürtlerin hayat şartlarının dahada iyileştirilmesiyle çözüme kavuşamayacak olmasıdır. neticede türkiye suriyeli iranlı ve ıraklı olan kürtler için kendi memleketlerinde birşey yapamaz. evet bu şekilde türkiyeden olan desteği kesebiliriz ama bu pkk biter manasına gelmemelidir.)
şiirbaz şiirbaz
15. yılını an itibariyle show tv'de kutlamakta olan program.

değişik konukları var ve geçmiş programlardan görüntülerle madara edilmekteler. zekeriya beyaz resmen şebek oldu...
şiirbaz şiirbaz
bu geceki programda başından beridir defalarca "bütün görüşlerin hoşgörü içinde ifade edildiği programdır" denmektedir. ancak ne hikmetse çağrılan konukların etkinliği, yetkinliği ve sayıca karşılıklılığı bakımından dengeden eser yok...
nyksss nyksss
nihat genç nerede? murat belge nerede? ferhat kentel nerede? yalçın küçük nerede? diye sormak istediğim program.15 yıl önce; büyük ihtimalle alın işte türkiye'yi tartıştırıyoruz diye suya sabuna fazla dokunmayan insanların tartışmaya çalıştığı göz boyamaya yönelik kimsecikleri pek fazla rahatsız etmeden yayın yapsın diye ısmarlanan programdı.hala aynı şeyleri yapmaya devam ediyor.
galak galak
tüm konuşmacı katılımcıların konuşmalarının giriş kısmını tamamlamadan sonuca gelmek zorunda olduğu tartışma programı.nasıl iş bilmem...

-bakın bu meselenin kökü 16 yüzyılda meydana gelen --
-evet toparlayalım hocam mümkünse
-evet. yani aslında böyle bişey yoktur.
-teşekkürler.
beybabacan beybabacan
bu gece,15 yılını tamamlamış ve bence en önemlisi 15 yılın onur ödülüne laik gördüğü fatma nine yle beni duygulandırmayı başarmış bir programdır. gerçekten duygulanmamak elde değil şöyleki;
fatma ninemiz çanakkale'de bir köyde mütavazi bir evde oturan , yaşını kendisin de tam olarak bilmediği (tahminler illaki 100'ün üzerinde) nadide bir ninemiz. babası çanakkalede şehit düşmüş bir yetim. kendisi de kurtuluş savaşının ve ulu önderin canlı şahididir. oldukça da aklı fikri yerinde. konuştuğu da anlaşılır durumda çok tatlı bir nine işte. nasıl tarif edeyim daha.
tüm onur ödüllerini bence fazlasıyla hak etmektedir. babasının şehit olması nedeniyle devlet şehit maaşı bağlamak ister bu ninemize. durumu da iyi değildir aslında. buna rağmen "ben vatanı uğruna fedakarlık yapmış ve ölmüş gitmiş babam için para alamam." (tam olarak birebir cümle böyle olmayabilir) bu nasıl anlayışdır. bu nasıl vatan sevgisidir. gurur duydum ninemle. elbette belirtmeden geçemiyeceğim. günümüzde devletimizi dolandıranları, hortumlayanları veya en ufak menfaati uğruna devleti satanları düşününce sen canını sıkma be ninem sıkma be ninem...! o para senin ananın ak sütü kadar helal 'dir. diyorum ve başka da bir şey söylemek istemiyorum.
1 /