skechers

2 /
pyros pyros
1 tane değil 2 tane almak gerekli. ayakkabının ömrü için.

o kadar rahat ki, inanılmaz. "bulutların üzerinde yürüyormuşum hissi" lafı bu ayakkabı ile gerçek oluyor. ancak şu var, ne olursa olsun bu tabanların ve ayakkabıların bir ömrü var. ömrü uzatmak için de her gün giymemek lazım. e ama skechers'ı bir kere giyince başka ayakkabılar, tahta giyiyormuşsunuz gibi geliyor. bu yüzden 2 tane alacaksın, bir gün birini, ertesi gün diğerini giyeceksin. ömrünü 2 katı uzatacaksın...

tamam biraz pahalıya patlayabilir ama indirim vs yakalarsanız ucuza kapatabilirsiniz.
funkymania funkymania
iki yılda 5 çift aldığım ayakkabı markası. bence şekilleri biraz tipsiz olsa da günlük kullanım için koşu modellerini (go run) tercih edin. en rahatı, en hafifi onlar. bir de botu var rahat ama tabanı kayıyor.
uramibushi uramibushi
gun itibariyle ayagindayken bulutlarin uzerinde yurudugunu iddia eden bir arkadasi dikkate alarak resmi internet sitesinden yuzde 50 indirimle go step modelini siparis verdigim ayakkabi markasi oluyolar kendileri. yalniz ic astarinin kalitesizligi herkesin malumuymus. keske siparis vermeden once tuketici yorumlarini da okusaydim dedirten hede.
evrenden torpilli genc evrenden torpilli genc
bugün sportsdirect te under armour bakiyordum almak icin ama numarası kalmamisti. ben de siyah bir suet skechers go walk city gordum. alanlar cok ovmustu bir deneyeyim dedim. yok boyle bir sey. cok fazla ayakkabi markasi denemiş kullanmisimdir ama sanirim bundan sonra yola sadece skecherslarla devam edeceğim.
jackofalltrades jackofalltrades
taban konusunda uzerine yok diyebilecegim ayakkabi markasi. spor ayakkabi tipi tasarimda biraz fukara olsalar da rahatligi icin alinir. oysa casual modelleri oldukca basarili diger yandan. casual ayakkabi ile spor taban rahatligini yasiyorsunuz. yastiklama muthis.
kumanda altında bulunmayan tekne kumanda altında bulunmayan tekne
rahat diye aldığım bi ayakkabıyla gemiye gittim. günde 16-18 ayakta çalışınca dedim;

"bana rahat ayakkabı lazım gebericem taban ağrısından"

indim ecnebi illerinden birinde biraz gezeyim bulursam da ayakkabı alayım diye,

tr'deki piyasasından baya ucuza fileli mileli rahat modellerden aldım geldim.

hayat kurtardı.
orlov orlov
"çok rahat" dışında olumlu bir olayı yok. tenezzül edeceğim bir marka değildi ama ayağıma uyan tek ayakkabı bu markada denk geldiği ve çok fazla övüldüğü için birkaç ay önce 400 liraya aldım. malzeme kalitesi oldukça kötü. ayakkabının önünde, burun ve yan kısımlarda tabanı yapıştırdıkları tutkal bariz biçimde görülüyor. ayakkabıcılarla konuşurken skechers konusunda onlar bile "birkaç aya ayakkabı patlayıp pert oluyor" diyor. bana da pek güven vermiyor. zaten biraz araştırırsanız ayakkabıların çok da dayanmadığını göreceksiniz şikayetlerden. bu şekilde devam etsek iyiydi tabi... aldıktan bir hafta sonra iki ayakkabının tabanından da köpük patlaması, gacırt gucurt ses gelmeye başladı. bayağı yüksek ses çıkartıyor. yürüdüğün zeminden de bağımsız. skechers'ın bu ses problemiyle ilgili internette de çok şikayet var. fabrika incelemelerinde bir hata bulunamamış tabi. yurtdışında ise "kargo ücreti karşılığında değişim" önermişler.

tek reklamları olan "çok rahat" ise başka ayakkabı görmesek oldukça inandırıcı. bir şeyi de abartmayın arkadaş ya...

ibb.co
www.sikayetvar.com
skechers.pissedconsumer.com
evk evk
fiyat konusunda kendini aşan ayakkabı şirketi. 500 liraya ayakkabı mı olur yahu?

çok pahalılar, insana türkiyeye fabrika falan kuramazlar mı diye sordurur.
kızıl kurt kızıl kurt
şu ana kadar kullandığım ayakkabılar arasında istisnasız en rahat olan model.

o nasıl bir taban, nasıl bir yumuşaklık, ayağı nasıl bir kavrayış. tarifi olmayan bir ayakkabı. özellikle benim gibi içe basarak yürüyen, çok uzun süre ayakta kalınca taban ağrısı yaşayanlara birebir.
a sami bayraklı a sami bayraklı
kendisine bağlayan, müptezel eden torbacı marka.

2 adet ayakkabı aldım bu markadan. ilk aldığım şu anda şantiyede ofise giderken kullanıma uygun halde, eskidi. ikinci 1 yıllık falan zaten, cillop gibi duruyor, özellikle ayakta duracağım, yürüyeceğim, yola gideceğimde kullanmayı çok seviyorum.

ilk aldığımın şeklini çok fazla koruduğunu benzer kalıpta kaldığını söyleyemem. ayağıma giydiğim anda bu ne çirkin ayakkabı lan dedim. yayıldı gitti. dönemin gaz veren arkadaşları, olm bunlar böyle önemli olan sağlık, bak çok rahat diye saldılar, iyi baba öyle diyorsanız diyip aldım. ayaklarımı olduğundan büyük gösterdi. rahattı ama bence çok fazla ayakta durmaya yönelik değildi çünkü tabanı o kadar yumuşaktı ki asfaltı hissediyordum ayağımın altında. uzun ömürlü ama çok da beğenerek giymeden, günlük hayatta kullanarak devam etti hayatına 3 sene falan. dediğim gibi ömrünü şu an güneşli günlerde işe giderken sürdürmekte. rüzgarlı günlerde içine tüm tozu toprağı alması dışında bi problem yok.

ikinciyi baya beğenerek almıştım çünkü ayakkabıda tek renk seven birisiyim. adidasın amk o yıllardır yaptığı beyaz taban yüzünden. simsiyah gece gibi duruyordu. ilkine göre daha yüksek, bir miktar daha topuklu, tabanı biraz daha farklı. kalıbı daha kendine hakim, ayakta yayılıp gitmiyor en azından ama ayağımı da zorlamıyor bi şekle girsin diye. diğerinden de daha rahat bence çünkü asfaltı hissetmiyorum. fileli ama en nihayetinde. yağmurda, toz toprakta giyilmiyor. soğukta giysen alttan soğuğu alırsın çocuğun olmaz.

yakın zamanda günlük kullandığım 2 farklı ayakkabım yırtılınca başka renk başka tip başka marka ayakkabı bakıyım dedim şu fileden de bi kurtulalım artık. ı ıh. olmadı arkadaş. bir giydim iki giydim. yok. 2 ayakkabı da ayağımı sıkıyor. kendi kalıpları olan ayakkabılar bunlar. ne emmeye geliyorlar ne gömmeye. benim ayak alışmış ayakkabıya şekil vermeye. 1 aydır inatlaşıyorlar ayakkabılar ve ayaklarım. ikisi de dik duruyor ve dikleniyor sen benim şeklime gireceksin diye. amk skechersı bağlamış ayaklarımı, müptezel etmiş. benim takıntım yok ama ayağımla inatlaşıyoruz şu an. onu giydireceksin hayır bunu giy diye. şu meretten kurtarıyım ayaklarımı daha adım atmam yanına.
2 /