skrik

sir da ros floyd sir da ros floyd
çığlık. orjinal ismi ''skrik'' dir. edvard munch anlık ruh halini basitçe dile getirmiştir. bu tablo yalnızlıktır, kırmızıdır, korkudur, yorgunluktur ama kesinlikle daşşak malzemesi değildir! nietzsche den etkilenerek yaptığı söylenir.
normalşartlaraltındaveodasıcaklığında normalşartlaraltındaveodasıcaklığında
edvard munch değiliz maalesef öyle bir köprü üzerinde durup haykırmayı resmedelim. bahanelerin ardına sığınmak yüreksizliğin örtüsü mü oluyor? ya da vaktinden önce öten yüreği çizik çizik mi yapar hayat? tecrübeyle sabit ne çok bilgimiz var işe yaramayan. bellek çöp kutusu, hayat artık asri zamanlarda işlevini yitirmiş, boyası çoktan dökülmüş yer yer paslı kısımları vücut bulmuş bir posta kutusu sanki.

bilemem doğum sancısını. ama içimde çok ölü çocuk var benim de yetişemediğim infazlarına. yetişsem mani olabileceğim -belki- görgü tanığı mıyız, cinayet faali mi? ''bazan durmak ve sessizliğin aslında bir boka yaramadığını'' ben de düşünüyorum! güzel için yükselmek astral çıkıştan daha bir gerçek olmalı ama bunu hissedebiliyorum. ne çok 'ama'lar ve 'çünkü'ler yüklenmiş fil kervanlarına. 'ama' ve 'çünkü' ! saklanmayı, kaçmayı, kaybetmeyi, reddetmeyi, reddedilmeyi meşru kılıyorlar hayatın içinde. 'çünkü' posta kutusu eski, unutulmuş. bakma ihtiyacı bile duyulmuyor artık içine. çık sa çıksa bilmem ne marketinin h.sonu indirim broşürü çıkar önyargısı kuşatmış dört bir yanı. o halde yaşasın 'ama' ve 'çünkü'!

munch'un tablosundaki kadar olmasa da bir köprü inşa edilebilir oysa düşlerimden düşlerine direkt geçiş yapmaya yarayan. düşten düşe atlamak çaba gerektiriyor biliyorum hele ki bu üşengeçlik, bu bezginlikle! aslolan köprü değil çığlık aslında biliyor musun?

şefkatlisin- yorgunum
yorgunsun-şefkatliyim

milyonlarca sigara, litrelerce alkol, keşfedilmemiş nice şarkı var. bir çığlığın içinde saklı olabilir tamamı. olasılık işte. denemeden kim, nasıl bilebilmiş ki?

ama, 'ama' lar ve çünkü 'çünkü'ler. sirk kaosunda filler de var maalesef! dün bilerek es geçtim, kıyamadım güzelim hortumlarına, kocaman kulaklarına.

bazan ürkütücü kıvamda cesur oluyorum, anlamış olmalısın.

çığlık: seni seviyorumun tavandan geceye sarkan uzantısı.
uti watanabe uti watanabe
bugün new york'ta 120 milyon dolara (215 milyon tl) satılmıştır.
40 milyon dolardan açılan müzayede sadece 12 dakika sürmüş, telefonla katılan, ismini vermeyen bir deli, verdiği 119,922,500 dolarlık teklifle olayı bitirmiştir.
dobedobedo dobedobedo
norveçli iş adamı petter olsen'in elinde bulunan pastel versiyonu bugün sotheby s tarafından açık arttırmaya çıkacarılacak olan tablo serisi. şimdiye kadar bir açık arttırmada en yüksek fiyata satılan sanat eseri olan, picasso'nun `"nü, yeşil yapraklar ve büst":nude, green leaves and bust` tablosunun 106,5 milyon dolarlık rekorunu kırması bekleniyormuş.
don quixote rosinantee don quixote rosinantee



norveçli dışavurumcu edvard munch (1863-1944) imzalı çığlık (1893), varoluşsal kaygının modern ikonu oldu.


munch, çığlık resmini yaşam frizleri ("yaşamın, aşkın ve ölümün şiiri) başlıklı daha büyük bir seri projesi için yaptı. eser, sineztezinin (ışık ve renk vuruşlarının sesin izlenimini üreteceği veya tersinin olacağı fikri) çağdaş kuramlarını göstermek niyetindeydi. munch'un resminin ilk versiyonu, aslında ürkütücü görüntüsüne esin vermiş olan bir tecrübenin unutulmaz bir anısını barındırıyordu: "iki arkadaşla dışarıda yürüyordum – güneş âniden batmaya başladı – gökyüzü kan kırmızısına döndü – aşırı derecede yorgun hissederek durdum ve çitlere yaslandım – mavi-siyah fiyordun ve şehrin yukarısında ateşin dilleri ve kanı vardı – arkadaşlarım yürümeye devam ettiler ve ben kaygıyla titreyerek orada donakaldım – ve doğadan geçip gelen sonsuz bir çığlığı sezdim."



bu nedenle merkez figür, munch'un kendisidir. resimdeki adam çığlık atmıyor ama kulaklarını gürültüden koruyor. onun arkasında, ekeberg tepesinden görüldüğü gibi oslo fiyortları vardır. çarpıtılmış perspektif ve donuk, dönüp duran hatlar, çığlığın kaçınılmaz sesine görsel bir şekil kazandırır.


munch resmin elliden fazla versiyonunu yapmasına rağmen, ikisi kısmen daha kayda değerdir. karton üzerine guaj boyayla yapılan ilki, 2004 yılında oslo'da munch müzesi'nden çalındı. yağlıboya, suluboya ve pastel ile yapılan ikincisi, oslo'da ulusal müze'dedir. munch, 1895'te resmin bir taşbaskısını da yaptı.


ek bilgi:


1. 2003 yılında yürütülen bir meteoroloji çalışması, munch'un ilham kaynağının 1883'te krakatoa'nın patlamasıyla oluşan, alışılmışın dışında yoğun bir günbatımı olduğunu ileri sürdü.

2.wes craven'ın 1996 yapımı scream filmine ilham kaynağı olmuştur.