some kind of monster

1 /
marooned marooned
metallica elemanlarının toplu terapi seanslarını gösteren ve temmuz-ağustos gibi piyasaya çıkacak olan belgeselimsi.aynı zamanda ticarileşmenin zirvesi.
easy company easy company
dave mustaine'in 'sen hep ikinci olmak ne demektir bilir misin?' diye salya sümük ağladığı, james'in artık dede olma yaşına geldiği açıkça görülen, civciv sarısı saçlarını görünce lars'ı sevmemekte haklı olduğuma karar verdiğim (imaj herşeydir, susuzluk hikaye) metalika belgeseli...
dedi ki normal dedi ki normal
divx formatına sahip olduğum hiçbir altyazı sitesinde türkçe altyazısını bulamayarak, 15 inch'lik monitörde izlerken ingilizce altyazıyı mı anlamaya yoksa elemanları mı izlemeye karar veremediğim belgesel. istanbul film festivali'inde türkçe altyazılı olarak gösterilmesini dört gözle bekliyoruz.
excalibur excalibur
küçükken (!) hastası olduğumuz, liriklerini ezbere bildiğimiz, tablatürlerine kastığımız, gurur duyduğumuz, büyüyünce sırt çevirdiğimiz (şahsen re load'tan sonra takip etmeyi bıraktım) efsane grup metallica'nın way anasını sayın seyirciler dedirten filmi (belgeseli de denebilir). bir sürü şok edici sahneye sahip olan bu yapıttan anlıyoruz ki: abiler hakkaten para içinde yüzüyor ve yeni basçılarına "al kardeşim sana 1 milyon dolar avans" diyebiliyor (bkz: oha), toplam 500-600 civarı gitarları var (bkz: ohannes), dave mustaine'i (terapiye) çağırıp maymun edebiliyorlar (bkz: ohannesburg), kirk'ün çiftliği larsın milyon dolarlık tabloları ve gandalf modeli çılgın sakalı olan bir babası var (bkz: ohannesburger) ve son olarak lars cidden şerefsiz bi abimiz (bkz: ohannesburgerking)
gxix gxix
- lars ulrich'e günde 3 öğün kızılcık sopasıyla muamele edilmesi gerektiğini kanıtlamıştır.

- james hetfield'ın ne kadar "cool" olduğunu anlamamızı sağlamıştır.

- dave mustaine lars ulrich'in suratına küfür etmiş, ulrich ise duymazdan gelmiştir.

- dave mustaine bundan yıllar önce bir konserde sırf lars ulrich'i iterek canını yaktı diye bir elemanın bacağını kırdığını söylemiş, lars ulrich ise böylesine bir olayı hatırlamakta dahi güçlük çekmiştir.

- dave mustaine'in ağlamamıştır.
trouble everyday trouble everyday
izledikten sonra metallica artık yeni albüm yapamaz gibime geliyor. adamlar birbirine girmiş, ortalık oldukça karışmış fakat herşeyin üstesinden gelip albüm yapmayı başarmışlar. (bkz: st anger)

lars ulrich james hetfield in suratının dibine gelerek james' e küfür ettiği ve james in karşılık vermediği sahne oldukça dikkat çekicidir.
kirk de tam anlamıyla kafasına vur ağzındaki lokmayı al şeklinde bir görüntü içindedir, (efendi çocuk yanlış anlaşılmasın.)
lars tan nefret etmeye sebep olmuştur. (bkz: tiz kellesi vurula)
james tedaviden sonra sanki 10 yıl yaşlanmış gibi görünüyor çökmüş adam.
kör kuyu kör kuyu
biraz geç de olsa izleyebildiğim belgeseldir.

izledikten sonra aklımda kalan en belirgin şey film boyunca söylenenlerin, konuşulanların, tartışılanların, bunalımların temelini oluşturduğunu düşündüğüm ve bu adamların bir şekilde oluşturmayı başardıkları çekim alanı. ortada çok önemli ve kıymetli bir şey var. bu metallica'nın kendisi ve geçmişi de olabilir ama sanki daha çok bu çekim alanı. içine giren bir türlü çıkmak istemiyor. kopan koptuğuna bin pişman oluyor. hem james hem de lars kendi yarattıkları bu "canavarı" kendilerinin yarattıklarını bir noktadan sonra unutmuş ve bu çekim alanın içine yuvarlanmış ve ona daha yakın olmak için kapışıyorlar gibi.

şunu da belirtmek gerek tüm bu hava aslında çoğunlukla james'den kaynaklanmakta, bu açıkça görülüyor. lars bir şekilde çırpınıyor ama james olmayınca hepsi anlamsızlaşıyor. james ise son derece ilginç bir adammış. sibiryalarda ayı kovalıyor, votkaları deviyor; sonra gidiyor terapiye katılıyor. sürekli olarak orada değilmiş gibi, nasıl desem saydammış gibi duruyor ama herkes üstünde baskısını hissettiriyor. ve dikkat edilirse sonunda her şey onun dediği gibi oluyor. mıknatıs gibi bir adam çok güçlü bir çekimi var.

kirk'ün, fikirlerine değer verilmeyen, ciddiye alınmayan ve kolay ikna edilebilen bir arkadaş olduğu anlaşılıyor.

bob rock'ın boş herifin teki olduğu her halinde belli, neyse sonunda metalica onunla da yolları ayırdı.

terapist phil amca ise terapiyi merapiyi unutmuş daha önce bahsettiğim çekim alanına kendini kaptırmış gruptan kopmamak için cırmalayıp duruyor. tabi james durumu çakıp "adamın kendini grubun elemanıymış gibi görmesinden" dem vurup yol veriyor kendisine. lars'ta buna katılıyor ama daha çok ayda aldığı 40.000 dolara takmış kafayı.

dave mustaine ise hayranlarını kızdıracak davranışlar sergiliyor ama bence gayet içten ve samimi şekilde pişmanlıklarını paylaşmış. tabi yanlış adamla paylaşmış. lars onunla konuşurken yalandan bir iki "offfff" çekip duruyor.

sonuçta belgesel st.anger albümünün neden boktan bir albüm olduğunu çok güzel ortaya koyuyor. bundan önceki tüm albümlerde, james hem sözlerde hem bestelerde belirli bir altyapıyı oluşturup şarkıları grubun önüne öyle koyduktan sonra üzerinde çalışırlarken ( bu şekilde yaptıklarından bir yerde bahsediyorlar) bu albümde kameraların önünde yamalı bohça gibi " sen buraya bir söz yaz" " sen bir riff at bakayım" şekilde ortak üretme süreci gibi bir saçmalığın peşinde koşuyorlar. dünyanın bütün gruplarında (beatles gibi elemanlarının hepsinin ayrı ayrı şarkı yaratabilme yeteneği olan grupları dahil) biri gider evinde, orada burada bir şarkının kaba hatlarıyla çerçevesini çizer, sonra grup o taslağı alır evirir çevirir bir boka benzer hale getirir. daha önce metallica'nın bir çok şarkısı için " ya bu james'e ilham değil, resmen vahiy gelmiş" yorumunu bize yaptıran da bu yanlız yaratım değil midir? beş tane adamın on tane kameranın önünde adama vahiy gelir mi? gelmez, gelmeyince de o kadar kasmaya anca sıça sıça st. anger'ı sıçarsın.

metallica'nın mahremine giren bu belgeselle insan ister istemez kendini o çekim alanına kaptırıyor ve grubun yanından ayrılmak istemiyor. belgesel bitince de bir boşluk oluşuyor ve anca metallica şarkılarını dinleyerek o boşluğu doldurmaya çabalıyor insan, yoksa uyku tutmaz vallahi.
absent absent
billboard dergisinin verdiği film.filmin konusu metallica'nın bunalımı.ama genelde film izleyenler "i.ne jason,i.ne lars yediniz grubu" serzenişlerinde bulunabilir.
muddlehead muddlehead
metallica'nın st anger albümünde yer alan ve bu albümün oluşum sürecinde grubun başından geçenleri konu alan belgeselle aynı adı taşıyan şarkı...

sözleri de şöyledir:

these are the eyes that can't see me
these are the hands that drop your trust
these are the boots that kick you around
this is the tongue that speaks on the inside
these are the ears that ring with hate
this is the face that'll never change
this is the fist that grinds you down
this is the voice of silence no more

these are the legs in circles run
this is the beating you'll never know
these are the lips that taste no freedom
this is the feel that's no so safe
this is the face you'll never change
this is the god that ain't so pure
this is the god that is not pure
this is the voice of silence no more

we the people
are we the people?

some kind of monster
the monster lives

this is the face that stones you cold
this is the moment that needs to breathe
these are the claws that scratch these wounds
this is the pain that never leaves
this is the tongue that whips you down
this is the burden of every man
these are the screams that pierce your skin
this is the voice of silence no more

this is the test of flesh and soul
this is the trap that smells so good
this is the flood that drains these eyes
these are the looks that chill to the bone
these are the fears that swing over head
these are the weights that hold you down
this is the end that will never end
this is the voice of silence no more

we the people
are we the people?

some kind of monster
the monster lives

this is the cloud that swallows trust
this is the black that uncolors us
this is the face that you hide from
this is the mask that comes undone

ominous
ı'm in us
robertdeclaux robertdeclaux
metallica'nın 2003 yılında yayınlanan st. anger albümünün dökümantasyonu şekilinde çekilen kayıtlar zamanla belgesele çevrilmiştir (2004), dağılma aşamasına gelen metallica'nın toplanma sürecini anlatır...
1 /