sosyal demokrasi

1 /
finarod finarod
köken olarak sol görüşe dayanan fakat devrim olmadan da refahın sağlanabileceğini düşünenlerin savunduğu burjuvazi demokrasisi. sosyal devlet anlayışıyla eğitim ve sağlık gibi insanın temel ihtiyaçlarının olabildiğince devlet tarafından karşılandığı yönetim şekli.
stocky2001 stocky2001
kuzey avrupa ülkelerinde başarılı bir şekilde uygulanan, sosyal devlet ve hukuk'un üstünlüğü ilkelerini baz alan sistem.
başka ülkelerde neden uygulanamadığı tartışma konusudur, zira uygulanamamasının sebepleri ülkeden ülkeye değişmektedir.
baruch baruch
sol söylemin serbest piyasa ekonomisiyle barışık biçimde varolduğu; devletin halkın temel ihtiyaçlarının karşılanacağı kurumlara özel ilgi gösterdiği,sosyal-hukuk devletinin kurulmasını amaçlayan ideoloji.iskandinav ülkelerinde genel olarak rayına oturmuş işleyen bir yapılanma iken ülkemizde rağbet görmemesinin nedenini birazda kendini sosyal-demokrat ilan eden kesimin militarizmden ve sınırlardan kurtulamamasında aramak gerekir.
mellanko mellanko
emekçilerle öteki sınıfların çıkarları arasında,demokratik özgürlükler ortamında, siyasal ve ekonomik yapıyı değiştirerek hakkaniyet dengesi kurmayı amaçlayan, siyasal ve ideolojik bir kitle hareketidir.
tazmanya canavarı tazmanya canavarı
asosoyal fakat demokrat olduğunu iddia eden sözde sosyalistler tarafından yurdumda uygulanmaya çalışılan, rağbet görmediklerinde de darbe dönemlerinde sarım sarım sarıldıkları demokrasiyi işlerine geldiği gibi yorumlayıp "bu halka demokrasi yaramaz" demeyi kendierine ezber edinmişlerin yurdumda kendilerine yakıştırdıkları fakat asıl sosyal demokrasiyle -malesef- ülkemde alakası olmayan görüş.
plastiklahana plastiklahana
çoğunluk demokrasisi. vücudunda azınlık, çoğunluk gibi ikilemler yaratabilen tahakküm düzeni de denebilir. her türlü baskının olduğu ve çoğunluğu oluşturanın aslında para olduğu genel demokrasi akımı. örnek olarak ise dünyadaki tüm demokrasiler verilebilir.
stay away stay away
siyasal demokrasi içinde emekçi sınıfların sosyal ve ekonomik haklarının genişletirilmesi amacına yönelik tüm savaşımları kapsayan bir öğretidir.
sosyal demokrasi, sosyalizim ile libarelizmin bir sentezidir. günümüzde sosoyal demokrasi, demokratik sol ile demokratik sosyaszm arasında ayrım kalmamıştır. sosyal demokrasi, her ülkenin kendi iç durumu ve yapıları içinde değişik nitelikler kazanmakta ve biçimlenmektedir.
earendill earendill
gereksiz bir tamlamadır. aslında insanın demokratım demesi yeterlidir, eğer halkın oylarıyla gelen hükümet birinin cebinden alıp ötekine doldurma politikası izleyecekse bunu zaten yapacaktır, ama nedense ille de insanlar sosyal demokrasi demekte ısrar ederler, hani sanki demokrasi ayrı, biz aynı zamanda da sosyaliz dercesine, yani demokrasi o sonucu vermese de biz gene de sosyal politikalarla ilgili ayrı bir ajandaya sahibiz mi demektir bu bilemiyorum. bildiğim şey herkesin sosyal politikalardan yana olmadığı ve bu sosyal demokratların toplum ne istiyorsa onu vermek yerine sosyal politikaları isteyen kişilerin grup çıkarları doğrultusunda davranmayı seçecekleri. ne kadar demokrasi olduğu tartışmalı bunun da. neden ille "sosyal demokrat", demokrat kelimesi yetmiyor mu?
earendill earendill
demokrasinin tek başına ne çok şey ifade edeceğini bilmeyen insanların tanımıdır. oysa türkiye'de yaşamak bunun böyle olduğunu laboratuvar düzeyinde görmemizi sağlayan bir ders. insanların çıkabilecek farklı seçenekler (ifade özgürlüğü) arasında çoğunluk oyuyla (sandık) verdiği karara saygı duyulmasını istemek ne kadar basit ve temel bir şey gibi görünüyor değil mi? oysa hiç de öyle olmadığını nice darbelerle nica muhtıralarla, meclise "sert çıkan", "had bildiren" nice bürokratlarla gördük, izledik. peki "halk ne istiyorsa o olsun" demek tek başına hiç bir şey ifade etmez diye kim der bu ülkede, hangi ideolojinin mensupları onyıllardır bize "parmak hesabını" küçümser durur. evet, bildiniz.

"demokrat" herkese yeter. gerisi halk istiyorsa pragmatist partilerce kendiğilinden uygulanır, istemiyorsa da toplumun iktisadi sisteminin nasıl olması gerektiğine ilişkin toplumdan habersiz şemalar çizmek bir demokrasi türü değildir.
tembel tembel
karşısında muhafazakar demokrasi veya liberal demokrasi bulunur. sosyal demokrasi tamlaması oluşturulurken demokrasinin başına sosyal ön eki getirilmesinden ziyade, sosyalin sonuna demokrasi son eki getirildiğini söylemek belki daha doğru olur. zira çıkış noktası sosyalizmdir. demokrasi son ekini kendini sosyalizmden ayrı yerde konumlandırmak için kullanır.

sosyal demokrasi aslında büyük ölçüde liberal bir siyasi paradigmadır. liberal siyasetin serbest piyasaya izin veren ve mülkiyet hakkını tanıyan yapısına sosyalizmin sınıf bilincini ve sermayeden çok toplum odaklı politikalarını belli bir ölçüde eklemleyerek kendince orta yol bulmaya çalışır. sosyal demokrasinin ekonomi anlayışı dizginlenmiş bir serbest piyasa, tırnakları ve boynuzları törpülenmiş bir kapitalizmdir.

devletin her yurttaşa barınma, parasız sağlık ve eğitim hizmeti sunma sorumluluğu, daha kontrollü ticaret ve vergilendirme anlayışı, genişletilmiş sosyal güvenlik gibi ögeleriyle liberal demokrasiden, çok kültürlü, farklı etnik ya da dinsel kimliklere, kadın ve genelde insan haklarına saygılı yapısıyla da muhafazakar demokrasiden ayrılır. bir ara formdur.
earendill earendill
ilk dönem marxist'lerin kendileri için kullandıkları deyimdir. sözkonusu dönemde demokrasi zaten "halk iktidarı" anlamında ve sosyalizm ile eş anlamlıydı sosyalistler için. bugünün alman spd'si de (sozialdemokratische partei deutschlands) o gün marxistlerce ve marxist düşünceler doğrultusunda kurulmuştu.

2. dünya savaşından sonra terim anlam değiştirdi. demokrasi kelimesinin varsayılan anlamı artık sosyal demokrasi değil liberal demokrasi olarak kaymaya uğradı, eski liberaller demokrasiden "endişe duyarken" (çünkü o zamanlar demokrasi sosyalizm anlamına gelirken) yeni dönemde demokrasi "sovyetlerin karşısındaki hür dünya" anlamına gelmeye başladı. bu arada kendilerini kapitalist sistemde tanımlayan ve dolayısıyla en azından devrimci anlamıyla "sosyalist" denemeyecek gruplar da kendilerini tanımlamaya ihtiyaç duyuyordu, burada "sosyal demokrasi" kelimesi tekrar gündeme geldi. eski dönemde devrimci ve demokratik eğilimli sosyalistleri birbirinden ayırmak için kullanılan bu deyim şimdi daha geniş fakat nitelikçe hayli farklı bir düşüncenin tanımlanması için kullanılmaya başladı. saf bir formken, içerik değişimi yoluyla bir "ara forma" dönüştü.
walking away walking away
marksizm'in aşırı revizyona uğramış halidir. çıkış olarak marksizm'i temel alan bu görüş, devrimci teori ve pratik yerine parlamentarist bir kalıba bürünmüş, proletarya diktatörlüğünden vazgeçerek bir nevi çıkış noktası olan marksizm'in temellerine dinamitler bırakmıştır. sosyal demokrasi radikal devrimciler tarafından kaypaklık olarak nitelendirilir, sebebi ise devrimci mücadeleden kaçarak parlamentarist bir çizgiye kayması, git gide de revizyonizm'in sancılı kucağına düşüp sağ sapmaya uğramasıdır.
1 /