sosyal medyada linç kültürü

theokoles theokoles
hayatımızın merkezindeki sosyal medyanın sağladığı kontrolsüz gücün zararlarından biri.

artık her şey anlık yaşanıyor. bu ortamda hele ki ünlü insanlar için hayat daha zor. herhangi bir olayda görüş bildirdiği için binlerce olumsuz eleştiri yazılan isimler olduğu gibi görüş bildirmediği için de yerden yere vurulanlar da oluyor. espri olarak yazdığı bir yazı anında milyonlarca kez paylaşılıp özür bekleniyor. canlı yayında yapılan bir gaf günlerce irdelenebiliyor.

düşününce sayısız örneği gelecektir aklımıza, "vurun kahpeye" denilen sürüyle olaya şahit olmuşuzdur.

bu linç kültürü öyle bir hale geldi ki artık kullanıcılar arasında popülerleşmenin bir yolu olarak görülüyor. sevmediği kişiyi incitmek için bulunmaz bir fırsat olarak görebiliyor ve bunu yaparken yüz yüze olmamak, fazlaca beğeni alıyor almak daha da cesaretlendiriyor.
paradoksyasayanadam paradoksyasayanadam
toplumun önüne çıkanların, toplumun eleştirileri karşısında dumur olduğu ve bundan serzenişte bulundukları durumdur.

kanuna aykırılık teşkil edenleri mahkemeye taşı, yoksa zevk almaya çalış.

bu durumdan şikayet edenler, 'abartılı' övgülerle karşılaştıklarında adeta mutluluk orgazmı yaşadıklarını asla belli etmezler, ancak söz konusu 'abartılı' yergi olduğunda adeta toplumu topluma şikayet edercesine mağduru oynarlar. ağlama amigo!

teknoloji gelişiyor ve demokrasinin özüne katkı sağlıyor, toplam nüfusün dörtte üçünden belki daha fazla insanın söz hakkı olduğu platformlar yaratıyor.

toplumun dilini beğenmiyor, argodan hoşlanmıyorsan toplumun önüne çıkmayı nerden akıl ediyorsun?
sanma ki tiwitter yoktan önce insanlar sana kızmıyor, küfretmiyor, yahut beğenmiyordu.
ancak hep beğenildiğini düşündüğün için mi fazlaca eleştiri sana ağır geliyor amigo.
toplum bu işte, sen kendi toplumunu beğenmiyorsan eleştirini topluma değil, milli eğitim bakanına yada merkez müftüsüne yan.

fazlaca eleştiriyi sözde trollük, ahlaksızlık, haksızlık olarak algılayan ve hatta küfür etkisi yaratan ancak küfür olmayan sözlerle eleştiren şahıs;
beğensende beğenmesen de bu gerçekten kaçamazsın, insanların hakkındaki fikirlerini gizlemesini bekleme, eğer değiştirecek birşey arıyorsan aynaya bak. seni eleştirenleri hakir gördükçe, klavye dekilanlısı filan gibi laflarla hedef aldıkça, sanma ki insanlar susar.

bu 'linç' gün gelir seni işinden eder ki örnekleri vardır.

önce bi yaşadığın topluma dön bak, ne kadarı geçim sıkıntısı yaşıyor, ne kadarı işssiz, ne kadarı 'adamlık satan' türk dizisi izliyor, ne kadarı umutsuz!

ondan sonra kendine bak, toplumun önüne çıkıp ahkam keserken yaptığın yanlışları düşün, bu insanlar sana neden eleştiride merhamet göstersin?
insanlar tanrıyı eleştiriyor hatta küfrediyor, sen tanrının zavallı bir kulu olarak kendine nerden dokunulmazlık atfediyorsun?
yoltengri yoltengri
doğu kültürü çoğulcudur, aykırılık istemez, özgür düşünce karşıtıdır, eleştiri istemez, baskın biri diğer herkesi kolayca yönetebilir. bu yüzden zaten doğu toplumları binlerce yıl mutlak monarşi ile yönetilmiş, günümüzde ise çoğu demokratik gözükse de içindeki monarşist tarafı söküp atamamışlardır. neyse yine bu nedenlerle kendi gibi düşünmeyeni istemezler, güçleri varsa ezerler, güçleri yoksa gizlice karşısındakini yıldırma planları yapar ve/ veya onları ezebilmek için gücü ele geçireceği günü bekler.

sosyal medyadaki bu linçlerin kökenini yukarda açıkladığım doğu kültürüne bağlıyorum.
lö şuhane lö şuhane
sürüden ayrışmayayım, zayıf gözükmeyeyim, yerimi/haddimi bileyim, kendi düşüncelerim farkli olsa bile yönetilir olmaya gayret göstereyim'cilerin kalabalıklaştırdığı grubun "farklı ve güçlenebilme potansiyeli yüksek" her aykırılığa uyguladığı mobbingtir.

aykırılik olduğunu kim söylüyor peki?
yazılı yazisız tüm ahlak kuralları, kutsal kitapların çağın toplumundan alakasiz çözümlemeleri, uyduruk kaynaği belirsiz yüzlerce hadis, kadını dizginleyen terbiye normları, erkek çocuğu daha rahat edebilsin diye kız çocuğuna yüklenen binlerce hassas çizgi vs vs.

birey olmanın veya aidiyetin uyum sağlamak değil de kendini kabul ettirerek yerine geleceginin farkına varabildiğimiz gün, katıldiğımiz linçlerde yüklendigimiz vasıflara objektif bakabiliriz.

asla toplumun değnekle oraya buraya ittiği bir insan olmadım, yalnızlıksa evet. sikik tribüne sikik roller çekecegime çıkarır masaya koyarım. oh masa mutlu ben mutlu.