sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası yasası

1 /
roxanne roxanne
01.01.2007 tarihinde yürürlüğe girecek olan toplumun tamamını sağlık sigortası kapsamına almayı amaçlayan bir sağlık reformudur. amaç tüm toplumun eşit ve kaliteli hizmet almasını sağlamaktır. gss sağlık hizmet sunucularından hizmet satın alıp finanse edecektir. primlerin toplanması ve kaynakların uygun aktarımı önceden tedbirler alınarak uygulanmalıdır. gss'nin karşılamadığı hemen hemen hiç bir hizmet olmadığından özel sağlık sigortalarına olan talep azalacaktır. bu durumda özel sağlık sigortaları özel hastanelerle işbirliği içine girerek tamamlayıcı sigorta paketleri hazırlayacaklardır. a grubu özel hastaneler gss ile anlaşmayı büyük ölçüde red edecektir. fakat daha küçük ölçekli özel hastaneler gss ile anlaşmayı kabul edebilirler. genel sağlık sigortam olsa anlaşmasız hastaneye gidip dünyanın parasını verirmiyim? hayır vermem. anlaşmalı bir özel hastaneye gider mis gibi hizmetimi alır sadece katılım payımı(bazı durumlarda) verir, cebimin boşalmadığının farkında olarak huzurla evime dönerim.
don draper don draper
"sosyal devlet" olgusuna tamamen tezat teşkil eden bir anlayışın yaşamımızda at koşturduğunun önemli bir kanıtı olan yasadır. bizleri bile "oh lan beni yaştan çok vurmadı bu emeklilik, yırttım ben" edalarıyla sevinerek, hayvani dürtülerle bencilleşmeye iten temel güç; insanları "insan olmak" kavramından uzaklaştırarak "yaşamak için öldür" düsturuyla hayatta kalma mücadelesi veren yaratıklara dönüştüren bu zihniyettir ve bu zihniyetin her türlü uygulamasıdır.
jassmine jassmine
işsizlik sorununun tavan yaptığı ve genç nüfusun çoğunlukta olduğu bir ülke için sonuçlarının tam bir fiyasko olacağı açıkça ortada olan yasa tasarısıdır. şöyle ki emeklilik yaşı 65e çekilmeye çalışılıyor ama hali hazırda çalışan ve emekliliği geldiği halde emekli olmayan kişilerde zorunlu emekliliğe tabii tutuluyorlar ki yaşları henüz 65 olmadığı halde. zorunlu emekliliğe tabii tutulmalarının nedeni; işsizlik ve istihdam sorunu. 'kendi içimizde tezata düşmüyor muyuz beyler' diye sorası geliyor insanın.

emekli olmalılar mı peki bu kişiler gerçekten? eğer 'ben emekliliğimi doldurdum bundan sonra ineceğim derece ve kademe kalmadı, kimse bana dokunamaz, iş isteyen olursa ceketimi alır giderim' diyen mantıkla bir gün mesaiye geliyor üç gün gelmiyor, gelse bile hiçbir işe el sürmüyorlarsa evet.

peki emeklilik yaşını 65e çektiğinizde kişideki bu mantığı nasıl engelleyeceksiniz ve kurumlarda koşturacak, işi yapacak genç nüfusu hangi kadroya alacaksınız soruları geliyor ister istemez akla.

ama devlet büyüktür, sanırım benden önce bunları düşünüp önlemini almıştır diyerek avutuyorum kendimi.
sandra dee sandra dee
haziran 2008'de yeniden gündeme gelecek ve tahminimce fenerbahçe'nin çeyrek finale çıkması kadar konuşulmayacak olan yasa tasarısı...

kabul edildiği takdirde başımıza gelecek olanları gösteren küçük skeçler...





eleanor eleanor
"sosyal sigortalar ve genel sağlik sigortasi yasa tasarisi hakkinda emek platformu ortak açiklamasi

tbmm genel kurulu'nda görüşülecek oları sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası yasasında değişiklik öngören tasarı, çalışanlar, emekliler, hak sahibi durumundaki aile fertleri ile dul ve yetimler için sosyal sigortalar ve sağlık alanında ağır hak kayıplarına neden olacaktır.

emeklilik ve sağlık alanında köklü değişiklikler yapan ve kazanılmış hakları geriye götüren tasarı, sosyal devlet ilkesine de aykırıdır.

tasarı ile yapılan düzenlemeler, ülkede yaşayan herkesi olumsuz etkileyecek; sosyal sigorta ve sağlık haklarına erişimlerini güçleştirecek ve giderek daha da olanaksız kılacaktır.

oluşturulmak istenen sistemle, mevcut sistemdeki hakların korunduğu iddia edilmektedir. ancak bu iddia, tüm çalışanlar için gerçeği yansıtmamaktadır, çünkü, bu tasarının yasalaştığı tarihten itibaren herkes bu yasa kapsamında çalıştığı süre oranında yeni düzenlemelerden etkilenecektir. ayrıca, tasarı yine iddia edildiği gibi, çalışanlar arasında norm ve standart birliği sağlamamakta, aksine var olan farklılıkları derinleştirmektedir.

tasarıyla yapılan düzenlemeyle;

1- bugün, emeklilik için kadınlarda 58, erkeklerde 60 olan yaş sınırı kademeli olarak kadın ve erkeklerde 65'e; prim gün sayısı 7 binden 9 bin'e yükseltilmektedir.

2- halen fiili hizmet zammından yararlanan çalışanların bu haklan bazı sektörlerde ellerinden alınmaktadır.

3- malûllük ve ölüm aylığı hak etmek için aranan 5 yıllık hizmet süresi 10 yıla; 900 günlük prim gün sayısı ise 1800 güne yükseltilmektedir.

4- aylık bağlama oranı her 360 prim gün sayısı için yüzde 2'ye indirilmektedir.

5- emekli aylıklarının hesaplanmasına ilişkin kazançların güncel erimesinde kullanılacak katsayının belirlenmesinde gelişme hızının (refah payının) yüzde 100'ü yerine, yüzde 30'u dikkate alınacaktır.

6- iş kazacı ve meslek hastalığı sonucu yüzde 25 ve daha yüksek oranda sakat kalan çalışanlara bağlanan sürekli iş göremezlik gelirinin alt sınırı kaldırılmaktadır.

7- alt sınır aylığı düşürüldüğünden, özellikle mevsimlik, geçici süreli ve yarı zamanlı çalışanlar, daha az aylık almakla karşı karşıya kalabilecektir.

8- çalışan ve ölüm geliri-aylığı alan çocuksuz dul eş aylığı, yüzde 75'den, yüzde 50'ye düşürülmektedir.

9- emekli aylıklarının yükseltilmesinde yalnızca enflasyon oranındaki artış dikkate alınacağından, emekli, dul ve yetimlere refahtan pay verilmemektedir.

10- asgari ücretin üçte biri tutarında, altı ay süreyle verilmesi kabul edilen süt emzirme yardımı, bir defaya mahsus olarak düzenlenmektedir.

11- asgari ücretin üç katı tutarında verilmesi kabul edilen cenaze yardımı bir asgari ücret tutarına indirilmektedir.

12- yetim kız çocuklan için ödenmekte olan evlenme yardımı (çeyiz parası) yetim aylığının 24 katı tutarından, 12 katına düşürülmektedir.

13- çalışanlar ile emekli, dul ve yetimlerin yararlanacakları sağlık hizmetlerine ilişkin tedavi yöntemleri, ilaç ve tıbbi malzemelerin miktar ve sürelerinin belirlenme yetkisi kurum yönetimine bırakılarak belirsizlik yaratılmaktadır.

14- diş protezlerine yaş sınırı getirilerek 18 yaşını doldurmamış veya 45 yaşından gün almamış kişiler protez bedelinin yüzde 50'sini cepten ödeyecektir.

15- çalışanlar ile emekli dul ve yetimler, özel hastanelerden yararlanmak için sağlık hizmeti bedelinin yüzde 20'sini cepten ödeyecektir.

16- sosyal güvenlik kurumu'nun oluşturacağı bir komisyonun belirleyeceği tedavi yöntemleri dışındakilere, üç katına kadar fark ücreti ödenmesi öngörülmektedir.

17- muayene ve tedaviler için şimdilik 2 ytl; protez, ortez ve ilaç bedelleri için yüzde 10 ve yüzde 20 oranında değişen oranlarda katılım payı ödenecektir.

18- çalışması sona eren sigortalılardan, önceki yıl içinde 90 gün prim ödeyenlerin kendileri, 120 gün prim ödeyenlerin ise kendileri ile birlikte bakmakla yükümlü olduğu kişilerin, 6 ay süreyle sağlık yardımlarından yararlanma hakkı kaldırılmaktadır.

19- genel sağlık sigortası primlerini devletin ödeyeceği kişiler için asgari ücretin üçte biri olarak belirlenen yoksulluk sınırı, nasıl elde edildiğine bakılmaksızın hanenin tüm gelirlerini dikkate alacağından, toplumun büyük bir bölümü sağlık sigortası primi ödemekle yükümlü tutulacaktır.

sosyal güvenlik haklari açisindan yarinlari tamamiyle güvencesiz birakan ve amaçlanan norm ve standart birliğini çalişanlarin aleyhine daha da bozan bu düzenlemeyi kabul etmemiz mümkün değildir.


emek platformu
türk-iş, hak-iş, disk, kesk, türkiye kamu-sen, memur-sen, bask türkiye işçi emeklileri derneği, tüm işçi emeklileri derneği, tüm bağ-kur emeklileri derneği, tmmob, türkiye barolar birliği, türk tabipleri birliği, türk diş hekimleri birliği, türk eczacıları birliği, türk veteriner hekimleri birliği, türmob"
eleanor eleanor
bugün 14 mart 2008 de yani tıp bayramında istanbul cerrahpaşa tıp fakültesi önünden saraçhane parkına kadar süren bir yürüyüş, miting yapıldı bu emekçi ,halk düşmanı tasarıya karşı. uzun zamandan beridir belki de ilk defa bu kadar katılımı yüksek ve neredeyse tüm sendikaların tüm emekçi birliklerinin yer aldığı bir birlik oluşturuldu, amaç bu tasarının, tasarı olarak kalmasını ve yasalaşmamasını sağlamaktır.artık en azından çalışanlar -emekçiler- akp nin halk düşmanı sermaye köpeği bir parti olduğunun farkına varmıştır. çıkarılmaya çalışılan bu tasarıyla artık sağlık tam anlamıyla özleştirilmeye çalışılmakta ve resmen parası olmayan ölsün denmektedir, çünkü hastaneye attığınız adımla beraber "katkı payı" adı altında soyulmaya başlanmaktasınız. zaten bunun temelleri atılmaya ve varolan sistemin altı oyulmaya başlanmıştı bir süre öncesinden. bir örnek ,araştırma hastaneleri yani tıp fakültelerine giden memurlar için devlet tarafından ödenmesi gereken pay kasıtlı olarak ödenmemektedir, nasıl mı? önce özel hastanelere giden memurlar adına ödenmesi gereken devlet payı ödenmekte, sonra eczanelere ilaç payları ödenmekte , ödenekte para kalırsa araştırma hastanelerine ödeme yapılmaktaydı. yani devlet hastaneleri kasıtlı ödeneksiz bırakılmaktaydı . amaç bu tasarının geçmesi için destek alabilmekti tabii.ama bugün sendikalar için "yalan söylüyorlar" diyen başbakan, cevabını aldı diye düşünüyorum.

sanki veteran toplummuşuz ya da yaşama süresi ortalaması 70-80 e dayanmışmış gibi 65 yaşında emekli olmanın dayatılmasına karşı bugün alanlardaydı milyonlar ve olacaklar da. çünkü bu tasarı halk düşmanıdır, işçi- emekçi, öğrenci düşmanıdır. çünkü bu tasarı geleceğimizi ipotek altına almaktadır. çünkü kimse mezarda emekli olmak istememektedir . çünkü bu tasarının ucu herkese dokunmaktadır. artık uyanma vakti gelmiştir.iş bırakmayla, mitinglerle basın açıklamarıyla başlayan süreç genel greve kadar gitmektedir. bugün uyarıyı vermiştir çalışanlar gidişat genel grevi göstermektedir. zannedersem uyuyan dev uyanmaya başlamıştır.işbirlikçi akp nin ve kasımpaşa imamının bilmesi gereken bir şey var ki , bu tasarının yasalaşmaması için herkes elinden geleni yapacaktır. artık insanların kaybedecek bir şeyi kalmadı çünkü ,kömür dağıtmalarla kazanılan oylar bir yere kadar getirir sizi, zafer sarhoşluğu içinde ben yaptım oldu mantığı halka rağmen olamaz . o dev bir uyanırsa işte karşısında hiçbir güç tanımaz.siz de er geç öğreneceksiniz bunu

gün gelecek, devran dönecek
akp halka hesap verecek
zeushera zeushera
sözlük yazarlarının eğer yasa çıkarsa ne olacağına dair gerçekten yararlı bilgiler sundukları , ki çok faydalı olmuştur kanımca, sosyal devletin nasıl olmayacağını gösteren yasamsı şeydir.ben sadece, yasayı çıkartanların zihniyetinin, duruşunun, isteklerinin net ortaya çıkması bakımından, niyetlerinin anlaşılması bakımından da bu yasanın bize bir sürü şey söylediğini düşünüyorum..

devletin iflası denilen şey budur..ya da şöyle söylemeliyim, iflas ettirilen, iflastaymış gibi davranmak budur.:sen vergini ver, benim için çalış, devletine zeval gelmesin, sus konuşma, la kime diyom bak atarım seni, ne yapıcan emekli olup da çalış biraz daha, e zaten o yaşta ikramiyeyi ne yapıcan biz senin yerine birine veririz, e hasta olma bak kendine ben mi dedim hasta ol diye, bak bir de param yok diyo, ödeyeceksin sigortanı,ne, zaten vergi mi veriyon?! la olm bölücümüsün sen vergini veriyon da biz arab'a, dubailiye amerikalıya mı satıyoz sanki fabrikaları, hem verdiysek biz verdik sanane özgürlük var memlekette sen mi ödedin yolun-köprünün parasını, la olm bak hala evet ben ödedim diyo ya alın la bunu içeri sık gözüne gözüne biberi suyu sık, sık da unutmak neymiş görsün en büyük bayrağın bizde olduğunu ,çalışmak insanı özgürleştir hiç mi okumadın allahsız seni, hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için çalış, biz sana ibadeti öğretiyoz sen anlamıyon hala, istediğin acil serviste ölebilirsin özgürlük getirdik biz daha ne istiyon, üniversiteler paralı mı, ya var ya valla asıcam bak seni, parasız olsun da çiftçinin köylünün işçinin oğlu-kızı da mı okusun, onlardan adam çıkmaz ayak takımı yönetemez bilmiyon mu bunu sen...

yasanın çıkma nedenlerinini tamamı haksızdır, tamamı devletin emeği kapitale sunmasından ibaret bir geçiş sürecidir, mahkemelerden dönecektir kanımca yasa..ya da yasayı çıkaran amcaları öğreten adama havale etmek gerekecek ki bu duruma sevinir öğreten adam..
bab the kenk bab the kenk
eveeeet! 25 yıldır yürürlükte olan ve maddi imkansızlıklar içerisinde olan öğrencilere "çalışma bursu" adı altında üniversitelerin sağladığı, öğrencilerin ayda 32- 80 saat çalışmaları suretiyle aldıkları 80 - 200 ytl civarındaki parayı bu yeni yasa ile baltaladılar. istanbul'da en az 20.000 öğrenci bu çalışma bursundan yararlanıyordu. ankara'da da bir o kadar olduğunu varsayarsak ve diğer şehirleri de düşündüğümüzde çok yüksek rakamlara ulaşacağı kanaatindeyim mağdur olan insan sayısını.

25 yıllık bu güzel sistemde, hem üniversite kütüphane, bilgisayar salonları, spor salonları, yemekhane vs. gibi çalışanlarına ve öğrencilerine hizmet sağladığı bölümlerinde çalıştıracak öğrenci bulamayacak, bulsa öğrencilerine eskisi gibi çalışma bursu adı altında verdiği bu -kimilerine göre cüzzi- parayı ödeyemeyecek. maddi sıkıntılar içerisinde olan öğrenciler ise ya devlet, üniversite, vakıf vb. yerlerden yeni burslar bulmaya çalışacaklar ya da bütün günlerini makarna yiyerek geçirecekler.

bu yasa ile birlikte:
-üniversitelerde çalışan öğrenciler, ailelerinden yararlandıkları sağlık karnesi kapsamından çıkartılıp kendilerine yeni ssk kaydı yapılacak.

-30 günü doldurmadan ssk primleri başlamayacak, primleri başladığında ise hakları olan paranın %100 ü prim olarak ssk ya ödenecek

-zaten haftada 2 günden ayda 6 gün çalışan öğrenciler, 5 ay boyunca çalışıp bir bok alamayacaklar, 5 ayın sonunda ise hak ettikleri 80 ytl ssk primi olarak devlete gidecek.

-hükümet, kendi seçmeninin olduğu yerlerde 50kg lık kömür paketleri dağıtmaya devam edicek ve öğrencilere dağıtılan bu paralar yıllar boyu içine ettikleri sosyal sigorta sistemini telafi etmek için diğer emekçilerden kırpıldığı gibi öğrencilerden de kırpılacak ve...

durmak yok, yola devam!

ümüğünü sıktırmıyordun imf ye, değil mi? c.başkanı'nın, kabine üyelerinin, milletvekillerinin maaşları artıyor, negzel.

iş sahibi kesimin ümüğünü sıkıyosun, oldu. ailelerimiz yaptığın kıyaklar sayesinde okuttuğu çocuklarına gönderdikleri harçlıkları arttıramıyorlar, sikindirik tostlar 1.5 ytl, 2 ytl. karın doyurmak bile zorlaştı.

hadi burs da çıkmıyor, herkes kendi akrabasını, tanıdığını, partilisini destekliyor. kalanlar ise cidden çok zor durumda olanlara gidiyor. hepsine helal olsun.

ya, 3 kuruş burs niteliğinde parayı da üniversitenin bölümlerinde emek harcayarak, gece 01.00-06.00 saatleri arası bilgisayar salonunu organize eden, kullanıcılarla ilgilenen öğrencilerin ayda aldığı 80 ytl yi niye kırparsın be adam! 25 yıldır üniversitelerde işleyen ve hiç aksamayan bir sistemdi bu. 800 ytl ye tam zamanlı 2-3 kişi çalıştıracağına 10 tane öğrenciyi ayda 32 saat çalıştırıyordu ve onlara destek babında bir para veriyordu. helal olsun ona da sulandınız.

sözün bittiği yerdeyiz. bakalım sonu nereye gidiyor.


(bkz: ananı da al git burdan)
(bkz: demiştin de şaka sanmıştım)
(bkz: türban ve terör ile uyutulan halk)
(bkz: her halk hakettiği şekilde yönetilir).
cant do a thing with ashes cant do a thing with ashes
1 ekim tarihinden itibaren, işsiz olanlar eğer sgk'ya gidip istenen gss belgesini doldurmazlarsa, çatır çatır her ay 182 lira borçlu olacaklar devlete.

yukarıdaki paragrafı anlatan kavram. "sağlık reformu" yani... (5510 sayılı sosyal sigortalar ve genel sağlık sigortası kanunu)
1 /