sounds of the universe

noscho noscho
albümün kesinleşen son şarkı listesi şu şekilde:

1. in chains
2. hole to feed
3. wrong
4. fragile tension
5. little soul
6. in sympathy
7. peace
8. come back
9. spacewalker
10. perfect
11. miles away/the truth is
12. jezebel
13. corrupt

2, 8 ve 11.şarkılar dave gahan / christian eigner / andrew phillpott üçlüsüne ait. diğer şarkıları ise her zaman olduğu gibi martin l gore yazmış. 12.şarkı jezebel'da vokaller ona ait.

fletch albüm için daha başka şarkılar da kaydettiklerini ve olası bir "deluxe edition"da bu şarkıların piyasaya sürüleceğini de belirtmiş.
noscho noscho
paylaşım ağlarına yeni düşmüş, taptaze depeche mode albümü. ilk dinleyişten sonra acımadan şunu söyleyebilirim: "dave, fletch ve martin! abilerim ne bu minimalistlik?! nerede o detaylarıyla insanı büyüleyen, dolu dolu ses çıkartan albümleriniz, nerede sounds of the universe?! bokunu çıkartmışsınız vintıc synthesizer kullanacağım diye. olmamış lan! hayal kırıklığına uğradım!"

böyle diyorum ama bir kaç dinlemeden sonra severim albümü sanırım. sonuçta dm işi. ama hakikaten ilk dinlemede bu kadar hayal kırıklığı yaratan başka bir depeche mode albümü hatırlamıyorum.

edit:
- belki de düşen versiyon tamamlanmamış versiyondur noşo, nerden biliyosun?
+ doğru söylüyosun tabi. olabilir. kesin kanıt da yok ortada. bekleyelim biraz daha yorum yapmak için o zaman.
masses masses
2000'li yıllardaki en iyi depeche mode albümüdür efenim. boşuna tapmıyoruz bu adamlara. öne çıkan şarkılar in chains, peace, tabiki wrong, jezebel ve hole to feed. tabi ilk dinleyişte karar verilen bunlar. 20 nisan geldiği gün orijinali alınacaktır tabi.
kraken kraken
heyecanıma yenik düşüp ne yazık ki korsana başvuracağım albümdür.. daha sonra orjinali alınıp arşivin baş köşesine konulacaktır o ayrı.
konser biletinin de bende kalan kısmını çerçeveletip saklayacağım zaten, ilkokul diploması gibi.
evet çok görgüsüzüm.
lovestarved lovestarved
beni hayal kırıklığına uğratan albümdür. birkaç şarkıya ısınabildim ancak, come back, in chains ve jezebel örneğin. ama ben eski albümlerinde olduğu gibi tüm şarkıları zevkle dinlemek ve dinleye dinleye ezberleyip konserde bağıra çağıra söylemeyi hayal ediyordum. belki beklentim çok fazla olduğundan beğenmek de zor oldu benim için. ama çok daha iyisini yapabilirlerdi bence.

(bkz: #2797831)

sanırım bu listeye ekleyebileceğim bir parça yok, ne yazık.

dua ediyorum ayrıca, internete düşen versiyonunda yanlış bir şeyler olsun diye. ne bileyim, ilk kayıtlar falan. bir şeyler eksik ya, nasıl yemekte tuz eksikse tat alamazsınız ya bunda da öyle. şarkılar güzel özünde ama eksik kalan bir şeyler var gibi.

20 nisan'da gelen ekleme: tam versiyonu bu değilmiş lan, sevindim yahu. demiştim bir şeyler eksik diye, orijinali çok daha kaliteli.
noscho noscho
bir kere bir kaç hafta önce internete düşen hali full versiyonu değilmiş, onu anladım. nereden anladım? adamlar resmi olarak stream ediyor albümü de ondan. ahan da adres: (bkz:http://www.dhnet.be/dm/ yiyin gari.

peki, sonuç? albümün sadri yıldız'ıyım artık. "allllllllllllllllaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaah!" diyorum. mük-kem-mel olmuş diyemem ama "yine yapmış götoşlar" diyebilirim gönül rahatlığıyla. aferin lan. bi kere de hayal kırıklığına uğratsanız şaşardım zaten.
prozzac prozzac
12. depeche mode albümü köklere dönüşü müjdelemiş fanlarına. ultra’dan beri en başarılı çalışmaları bence. martin gore’un beste yükünü 3 şarkıya ismini katarak dave gahan tekrar hafifletmiş. bu aslında son bi kaç albümdür gahan ve gore’un arasının soğumasına neden olan süreç. daha önceki albümlerde tüm kontrolü elinde tutan gore bunu kısmen de olsa gahan’la payşalırken rahatsızlık duymakta ve gahan ise ikinci solo albümünde gore olmadan da dm soundu yakalarımı kanıtlama hevesindeydi. ortaya çıkan sonuca gelecek olursak bu albüm ilk dinleyişte kafamda bir blade runner atmosferi yarattı. karanlık, sentetik, depresif bir albüm. yer yer new age, gitarlar daha çok ise minimal ve syth tonlarının hakim olduğu albüme dave gahan eşsiz sesi ile baharatı katmış her zamanki gibi. her şarkının kendi güzelliği olsa da ilk single wrong klibi, sözleri vb ile şimdiden efsane statüsüne ulaştı bile. in chains, in symphaty gibi sımsıkı şarkılar barındıran albüm çeşitli formatlarda müzik marketlerdeki yerini aldı. 14 mayıs’taki 3. randevumuzu dave gahan’ın ani rahatsızlığı ile bi süreliğine ertelemek zorunda kalan depeche mode ileride iptal olan konserleri telafi edecektir.
prozzac prozzac
12. depeche mode albümü köklere dönüşü müjdelemiş fanlarına. ultra'dan beri en başarılı çalışmaları bence. martin gore'un beste yükünü 3 şarkıya ismini katarak dave gahan tekrar hafifletmiş. bu aslında son bi kaç albümdür gahan ve gore'un arasının soğumasına neden olan bir süreç. daha önceki albümlerde tüm kontrolü elinde tutan gore bunu kısmen de olsa gahan'la paylaşırken rahatsızlık duymakta, gahan ise ikinci solo albümünde gore olmadan dm soundu yakalama hevesindeydi. ortaya çıkan sonuca gelecek olursak; bu albüm ilk dinleyişte kafamda bir blade runner atmosferi yarattı. karanlık, sentetik, depresif bir albüm. yer yer new age, ama daha çok minimal ve syth tonlarının hakim olduğu albüme dave gahan eşsiz sesi ile yine lezzetli baharat katmış. her şarkının kendi güzelliği olsa da ilk single wrong klibi ve sözleri ile şimdiden efsane statüsüne ulaştı bile.