söyleyemedim

yazar gibi yazar gibi
söz müziği cevdet bağça' ya ait, hüseyin turan' ın seslendirdiği enfes şarkı, sözleri;

düşlerde sevdim seni söyleyemedim
sessiz öptüm nefesini söyleyemedim

sana ben şiirler sözler büyüttüm
sana ben baharlar yazlar büyüttüm
sana ben hummalı gizler büyüttüm
söyleyemedim

şarkılar yazdım sana okuyamadım
hep yanımdaydın oysa dokunamadım

sana ben hayaller düşler büyüttüm
sana ben gözümde yaşlar büyüttüm
sana ben hummalı aşklar büyüttüm
söyleyemedim

şarkının enfesliği kimden dinlenildiğine göre değişiklik de gösteriyor, haliyle...
kaleydoskop kaleydoskop
nilüfer'in de ayten alpman'ın da duygu dolu yorumladıkları, eskilerden, güzel bir şarkı. sözleri de şöyle:

nasıl da çabuk geçti o günler
koştum peşinden yetişemedim
güzel bir söz vardı dilimde
çok istedim söyleyemedim..
seninle şöyle bir gün baş başa
konuşmak isterdim sevgimizden
umutlarla dolu toz pembe
o güzel günlerimizden

sevgi miydi ne bitmek bilmeyen
bir günü bile ayrı geçmeyen
ne sen o eski sen, ne ben o eski ben..
biz miydik yoksa zaman mı değişen
ne sen o eski sen, ne ben o eski ben..
hani o gözler aşkla gülen

çözülmeyen bir bilmece gibi
öyle zor ki anlamak seni
bilinmeyen şarkılar gıbi
öyle zor ki söylemek seni
kararmayan bir günün sonunda
son bulmayan bir aşkın yolunda
kaybolmak isterdim seninle
mutluluğun kollarında

sevgi miydi ne bitmek bilmeyen
bir günü bile ayrı geçmeyen
ne sen o eski sen, ne ben o eski ben..
biz miydik yoksa zaman mı değişen
ne sen o eski sen, ne ben o eski ben..
hani o gözler aşkla gülen
safsata safsata
varlığımda yokluğumu haykırmak istedim yapamadım
haykıramadım sensizliği vede içimdeki sessizliği
oysa ne çok çığlıklarım vardı özlemlere ve de hasretlere
neydi beni durduran,böylesi zor anımda susmamı sağlayan
ve de dudaklarıma mühür vurdurtan?
sevgin mi?

hayır...hayır...sen beni hiç sevmedinki susturayım içimdekileri...
yoksa hep içimde varoluşunmuydu beni susmaya zorlayan?
bilmiyorum;bilemiyorum...
ve bu bilinmezlikler içindeki sessizliğim beni daha çok kahrediyor
kahrolmak ise hiç yakışmıyor bana...

çığlıklarım vardı sevdalara
isyanlarım vardı sevda yüklü bulutlara
yapamadım,haykıramadım içimdekileri kimselere...
işte yine susup kaldım,tek söz edemedim,söyleyemedim...

söyleyemedim içimdeki gizli kalmışları;
seni sevdiğimi,her anımda seninle olmak istediğimi
kısacası yüreğimin karanlığına bıraktığın izleri...

yine sessizce kendime,yüreğime fısıldıyorum:
"sus artık konuşma!söyleme kimseye sevdiğini;
söyleyipte değerini kaybetme içindeki sevginin...
kırmızıkar kırmızıkar
nilüferin eski bir şarkısı...

nasıl da çabuk geçti o günler
koştum peşinden yetişemedim
güzel bir söz vardı dilimde
çok istedim
söyleyemedim
seninle şöyle bir gün başbaşa
konuşmak isterdim sevgimizden
umutlarla dolu tozpembe
o güzel günlerimizden

sevgi miydi ne bitmek bilmeyen
bir günü bile ayrı geçmeyen
ne sen o eski sen
ne ben o eski ben
biz miydik yoksa zaman mı değişen
ne sen o eski sen
ne ben o eski ben
hani o gözler aşkla gülen

çözülmeyen bir bilmece gibi
öyle zor ki anlamak seni
bilinmeyen şarkılar gibi
öyle zor ki söylemek seni
kararmayan bir günün sonunda
son bulmayan bir aşkın yolunda
kaybolmak isterdim seninle
mutluluğun kollarında

sevgi miydi
ne bitmek bilmeyen...
equilibriumm equilibriumm
söylemek istediklerimizi düşünmekle yetinip karşı tarafın duymamasını sağlamaktır.

bir gün herhangi bir yerden geçerken seni neyin hatırlattığın farkına varmadan aramak iki ya da üç kez çaldıktan sonra şaşıran sesinle efendimi duymak ve hal hatır kısmına girmeden direk onca zamana ve onca yaşananlara rağmen seni seviyorum evet seni seviyorum diyerek devam edip ; esen rüzgar sallanan yapraklar birinin bakışı ya da bazen bir koku bazen hatıralar ya da tarihler geçen sene bugün dediğim günler ya da bir cümle seninkilere benzeyen her şey ama her şey seni hatırlatıyor evet özlüyorum hem de tahmin edemeyeceğin kadar ve çok istiyorum seninle kaldığımız yerden devam etmeyi ..herkesi her şeyi bir kenara bırakıp sorgulamadan yargılamadan hayatıma seninle devam etmek istiyorum bak bugün belki yarın ne belim ne zaman öleceğimiz ne olacağımız belli bile değil hadi gel bırakalım hayallerin peşinden gitmeyi de mutlu olalım dedikten sonra cevabını beklemek ..

bunları söyleyemedim sana ..

ne ben bunları söyleyecek kadar cesaretliydim ne de sen bana inanacak kadar .. ama bak hayatımızın ellerimizin arasında kayıp gitmesine izin verecek kadar cesuruz.

sen aşksız yaşamayı göze alacak kadar yüreklisin de ben sensiz ve senin aşkın olmadan yaşayacak kadar göze alamadım bu hayatı ..

bir gün elimde bir baston bir deniz kenarında oturup torunuma bir defter vereceğim ( hani senin sevdiğin o erkek ismi var ya işte o oğlumun adı bir de onun bir kızı var ve onun ismi de ikimizin hayalindeki isim ) artık kendini tanıttığında anlarsın nereden ne geldiğini sana..
okumadan önce torunuma iyi bak sana söyleyecekleri var ve benim söyleyemediklerime gelirsek hepsi o defterde yazıyor artık ebedi hayatımda söyleyemediklerim kalmayacak ..