sözlük yazarları

1 /
adhamdeva adhamdeva
itü sözlük yazarlığı konusunda çok uzun bir zamana yayılan tecrübem olmadığı için, yazar olduğum ve izleyebildiğim son dönem için yorum yapabilirim sadece.
dünya emekçi kadınlar günü sonrası ısrarla gözlerim bu konuda ortaya konmuş giri başlıkları, yazılar vs.. bekledi. bu sabah sözlüğü açtığımda dün açılmış başlıkları gördüğümde cidden hayal kırıklığına uğradım. bu konuda yazılmış herhangi bir şey olmaması değildi aslında şaşırtan beni.
kadınlar üzerine açılmış ''kevaşe'' temalı başlıkları görmek gerçekten şaşırdığım birşey oldu.
sözlükte ki erkek yazarları, hepsinin annelerinin, karılarının, kızkardeşlerinin, sevgililerinin, kızlarının, teyze ve halaların da birer kadın olduğunu anımsamaya ve daha duyarlı davranmaya davet ediyorum haddim olmayarak.
yazarak vakit geçirmenin, eğlenmenin yada adı her ne ise yaptığımız şeyin bokunu bu kadar çıkarmadan, kendimizden bu kadar geçmeden de yapabiliriz herhalde.
kirli beyaz kedi kirli beyaz kedi
sık sık sözlük yazarlarının hedesi, sözlük yazarları çok rerörerö gibi başlıklara konu olan canlılardır.
kimisi çok içten yazar...
kimisi komik...
kimisi eski bir dosttur...
kimisi çok sevilen...
kimi kmlerce uzaktan hayal kırıklığınızı onarmaya uğraşır...
kiminin çok kral müzik zevki vardır...
kimi tam muhabbet edilecek adamdır...
herşeyden önce hepsi 'insan'dır.
eleanor eleanor
bu aralar, dinledikleri şarkılardan , an itibariyle dinledikleri şarkıların dahi merak saracağı basamağına geçmiş insanlardır. yok şarkıları, yok itirafları, yok özlü sözleri, yok şiirleri, zartına zurtuna kadar gidecek belli. eski sevgili ile ilgili bilumum başlık sayısını aşacağını düşünüyorum ben. hepimiz de bir kendini önemli sanma hali var ki sorma, ünlücülük oynuyoruz burada.

sokaktaki ahmet , mehmet, süreyyayız en fazla. kim napsın bizim dinlediğimiz şarkıları ya da itiraflarımızı, bir silkinip kendimize gelmemiz lazım sanırım. bu kadar da fasulyeden nimet olmayalım canlar. iki bir şeyler karaladık diye, gündemi belirliyor falan değiliz. yapmayın, etmeyin.
lapeurdanslecauchemar lapeurdanslecauchemar
bir kısmını medya papağanlarının oluşturduğu klavye silahşörleridir efendim.

insanoğlu öğrenen, öğrendiğine koşullanan ve önce taklit edip sonra içselleştirme yöntemiyle öğrendiğinin kalıbına giren bir varlıktır. meselâ, arkadaşlarla oturup muhabbet ederken "abi, bomba gibi bir haberim var!" diye koşup gelen birine, gruptan biri "dadandandadan!" efekti verir mesela, hani şu yıllardır televizyon kanallarında duymaya alışkın olduğumuz "sevgili izleyiciler, şimdi size öyle bir haber iletiyoruz ki haber bülteninin başından beri uçuklamış olan götünüz başınızın yerine geçecek, o denli bir haber geliyor" tarzından... haber bültenlerinden doğru düzgün haberleri öğrenemeyen izleyici 'göt uçuklatan haber' efektini artık ezbere biliyordur ve günlük hayata uygulamakta saniye sektirmez.

hah işte, sözlük yazarlarının bir kısmı da böyledir, çindeki en yaşlı panda ölür, "göt kılları ağarmış pandanın gebermiş olduğu gerçeği" diye başlık açar; internet sansürlerine karşı eylem yapılır, "x was here" tadında giriler sunar; deprem olur bir yerlerde "an itibariyle hissettmiş olduğum", "çok pis sallayan" lezzetinde önemli gelişmeleri paylaşırlar sevgili sözlükleriyle. yaratıcı olmakla zaman kaybetmek yersizdir, önemli olan ilk önce kimin söylediğidir, söylenilenin ne olduğu fark etmez zira gündelik kullandığı medya kaynaklarından böyle öğrenmiştir.

ne yazık ki bu haliyle sanal sözlüklerin en başta var oluş gayesinin içini boşaltırlar... "televizyonlarda, gazetelerde yalan yanlış, eksik gedik verilen haberlerden bıktık; belirli ideolojileri paylaşan medyanın bize sunduklarına inat kendi bilgimizi kendimiz sunacağız" diyen sanal stratejiyi medyanın aracı haline getirirler.

velhasıl kelâm bir şey olmaz. hiçbir şey olmaz hem de. telâşa mahal yok anlayacağınız.
benbirtekahmetisevdim benbirtekahmetisevdim
çoğunlukla depresif, her şeyi eleştiren, eski sevgililerini unutamamış, genelde yabancı rock dinler ama içinde arabeski hep yaşatır türden insanlardır. ayrıca siyasi fikirleri yaşadıkları toplumla asla örtüşmez ve seçimlerden sonra hep hayal kırıklığı yaşarlar. yaşadıkları birçok "an"ı sözlükte tespit olarak yazmak için gün boyu heycan yaşarlar. ve kalabalığın içinde yalnız oldukları hissine kapılırlar sıkça.
1 /