sözlük yazarlarının aldığı saçma hediyeler

turkuaz gömlekli turkuaz gömlekli
kullanılmış fular.
bir keresinde doğum günümde bir arkadaşım 2 sene kadar kullandığı fularını vermişti bana. hani "benden bi hatıra olsun" niyetiyle kullandığın bi şey hediye edilebilir ama keşkeben de benim de kullanabileceğim "çürümemiş" bir hediye olsaydı.
elma sekeri elma sekeri
çiçek .

sevgimin başladığı zamanlar doğum gününe denk gelmişti ve bende daha pek tanımadığım için " çiçek alıp gideyim ne olacak sanki , hem çiçekten daha güzel hediye mi olur ? " düşüncesiyle çiçek alıp gittim . tek çiçek alanda bendim ortamda . neyse mumlar üflendi pasta kesildi falan herkes hediyesini veriyor derken " acaba çok mu basit oldu bu - fakir olduğumu anlar mı " kafamda deli deli sorular oluştu . sıra bana geldi " doğum günün kutlu olsun " deyip uzattım çiçeği , " sağol ama bunlar solacak zamanla , bense senden gelen bir şeyin asla solmasını istemiyorum " demesin mi ...

işte o zamandan beri çiçeğin çok saçma bir hediye olduğunu düşünürüm . hem çiçek dalında güzel değil midir ?
biradetbeyfendi biradetbeyfendi
10 sene kadar önce masa tenisi sporcusu olduğum kulüpte yılbaşı sebebiyle çekiliş yaptık. herkes birisine hediye alacaktı. velhasıl hediyeleri verme günü geldi herkes birinin yanına gitti sarılmalar öpüşmeler derken ben de verdim bir arkadaşıma hediyeyi. acaba ben kime çıkmıştım çekilişte, kim bana hediye alacaktı bilmiyordum.

ortada bir hediye paketi de kalmamıştı zaten. heralde o gün antrenmana gelmeyenlerden biriydi diye düşünürken benden yaşça 7-8 yaş büyük arzu abla yanıma yanaşıp cebinden bir bere çıkarıp elime tutuşturuverdi. paket yaptıramadım kusura bakma dedi. resmen her gün kafasına taktığı bereydi bu. iç sesten gelen vay mk nidalarıyla ufak bir tebessüm teşekkürün ardından herkes odayı terketti en son ben çıktım çıkarken de çöp kutusuna muhteşem hediyemi bırakıverdim.

yeni yıla böyle mi girilir be. vijdansızlar bari takmadığın bi bereyi verseydin.
ah arzu abla ah, beddua etmiştim o gün sana. çok sonra duydum ki evde kalmış zaten. yine dozu fazla kaçırmışım sözlük.
querido querido
penis şeklinde makarna.
hayır gayet ciddiyim, amsterdam'da seminer veren bi arkadaşım almış, çok okuyan tipler gerçekten ucuyor, buna inanıyorum.
öyle bir iki tanede değil, 20 paket almış, dostlarına dağıtmak için, birde tek renk değil paketin içinde rengarenkler.
herkes bu durumu kahkahalarla karşıladı, yahu ben ailemle yaşıyorum be adam nasıl haşlayayım onu, eve'de götüremiyorum. üzerini yoğurtla kapatıp görmeden yerim diyorum, salça kekik süslerim diyorum yok olacak gibi değil. öyle kaldı paketin içinde bana bakıyorlar.
2
querido querido
bir akşam teyzem ile atışıyoruz, ikimiz de en inatcı kişiliklere sahibiz sanırsam.
"sende o g.. yok yapamazsın diyor"
başka bişey demiyor, evet yapamadım, teyzemin benden daha çılgın olduğu kesin o yaptı çünkü.
neyse akşama işten geldiğimde masamın üzerinde duran bu takma g.. ile karşılaştım. sende o g.. yoktu aldım dedi :))
2.aldığım en saçma hediyeydi, 1. sini biliyorsunuz zaten :)

4
badass badass
iki tane yavşak arkadaşıma karşı kimin başlattığını unuttuğumuz derecede önceye giden bir savaşımız var: çük savaşı.

taraflardan birisi diğerine yurt dışı seyahatlerinden birinden çük fazında bir hediyelik eşya getiriyor, ve bu savaş yıllardır devam ediyor.

-dildo olarak da kullanılabilecek bir açacak
-çük temalı iskambil kartları
-michaelangelo'nun david'inin belirli bir kısmı
-çük şeklinde buzdolabı süsü

gibisinden liste uzuyor gidiyor. savaşı kaybetmemek için iki taraf da hediyeleri atamıyor. evde çüklerle oturuyorum.
sweet child o mine sweet child o mine
1 damacana su...
bi de kutuya koyup süslemişler, paketlemişler. masaya çıkarmışlar. o şekilde bir şeyle karşılaşınca beklentim tavan oldu tabi. hevesle açtım kutuyu.
...
neyse ki damacana boş değildi. ve neyse ki içinde gerçekten su vardı (yani galiba) arkadaşlarım sağolsun o kadar saçma sapan şeyler yaşattılar ki bana, bazen hiçbir şeyden emin olamazdım, hala olamıyorum. ama %90 suydu bence. tadı yoktu yani, su gibiydi. sudur umarım. neyse içtim gitti.