sözlük yazarlarının salaklıkları

1 /
düttürü dünya düttürü dünya
sabahın sekizinde ankara'dan eve yeni gelinmiştir. bünye sadece kahvaltı edip uyumak istiyordur deli gibi. kapı çalar, evde yalnız olunduğu için sizin açmanız gerekir. otomatın düğmesine basılır, kapı açılır.bir an ses duyamayınca o uykusuzluğun verdiği şaşkınlıkla iç ses olması gereken dış ses olur ve " bu ne mnk sabahın köründe bile rahat yok!" denir boru gibi sesle. sonra kapıyı çalanın apartman görevlisi olduğu anlaşılır adamın şaşkın bakışları eşliğinde.
hiçlik makamı hiçlik makamı
ingilizce okunuşu bilmediğim bir kelimenin yazılışını söylemek. hemde bunu çok iyi derecede ingilizce bilen birinin yanında yapmış olmak. hala aklıma geldikçe utanıyorum kendimden.
krikiri krikiri
kız arkadaşımla bindiğimiz otobüste tek kişilik koltuklardan birinde yer vardı sadece ve doğal olarak onu oturtup kendim ayakta hemen yanında ki boruya yaslandım.biz konuşmaya daldığımızda her durakta durmamız dikkatimi çekti ama üstünde durmadım.bizim bulunduğumuz arka tarafa doğru bağıra bağıra gelen şöförü görünce nolduğunu anlayamadım "kardeşim her durakta düğmeye basılıyo inen yok yeter artık" diye bağırıyodu,adamla gözgöze geldik ben basmıyorum bak nereye tutunuyorum dedim.şöför homurdanarak yerine dönerken bir çocuk yerinden kalktı ve konuşmadan benim belimi işaret edince hemen arkadamda ki boruda duracak düğmesine yaslandığımı gördüm.en az 5-6 durak boyunca oraya yaslanmışım.otobüsün arka tarafında oturan herkes ifadesiz bir suratla bana bakıyordu,inene kadar ne gülebilmiş nede konuşabilmiştim.
fikir yüce fikir yüce
tıraş kremi yerine, diş macunu kullanmışım az önce. köpürmemesinden ve kokusundan anladım ama, erindim yüzümü temizleyip yeniden sabunlamaya. diş macunuyla tıraş oldum gitti.
pemphredo pemphredo
ihtiyacım olmayan şeylere bir anlık gözümün dönmesiyle tam olarak 1518.9 lira vermiş bulunmaktayım.
artık evde de iki monitörüm, iki mouse'um, iki hoparlör sistemim var.
hadi iki monitör aldın, al! allah gözünü doyursun ama masanda sanki koyacak yerin var e be gerizekalı!
ikinci hoparlör sistemi hakkında zaten diyecek hiçbir şey bulamıyorum. diğerini alalı daha 2-3 ay olmuştur.
mouseların da artık birini bir elime, diğerini bi elime...
ne diyim ya.

ilave: ihtiyacım olan şey ise, notebook çantasıydı.
onu alamadım.
fiski fiski
kalabalık bir grupça bir bar kavgasında ağzım burnum dağıldı.
hep beraber aynı evde kaldık.
sabah uyanınca (sağ gözümü açamıyorum, sol da acıyor, kısık bakıyorum dünyaya);
"lan amma içmişiz amk dayak yemiş gibiyim mih mih mih" dedimdi. amk biraz cool ol lan.
altınbass altınbass
geçen sene bir yat firmasında dış ilişkiler uzmanı olarak çalışıyordum, italyadan bir broker'a bir tekneyle ilgili bilgi almak için mail attım. 1-2 saat geçmeden mailime cevap geldi teknenin son motor saati potansiyel minimum fiyatı ve bayrağını yazdı en altına da

- cordiali saluti yazdı.

maili aldıktan 5 dk sonra cevap yazdım

-dear cordiali saluti,

many thanks for all information of the boat. ı'd be appreciate if you can send me photos and full specs of the boat.

kindest regards

5 dakika sonra cevap geldi,


dear kindest regards,

my name is nico, you can find all photos attached,

cordiali saluti.

hayatımda kimse böyle laf sokmamıştı lan...
1 /