sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

394 /
estetika estetika
"kıtlık zamanlarında insanları öldüren açlık değil fazlaca alıştıkları tokluktur "der ibn-i haldun

neye alıştığımıza dikkat etmeliyiz.
birfincancay birfincancay
arkadaşlar sakin kalmaya çalışıyorum :) karantina koşulları altındayım :) stres bastırıyor :) sıkıntı bastırıyor :) yine de sakin kalıyorum, bir şey demiyorum :) hepinizi öpüyorum :)) canımsınız :))))))

yasemin çayı için.


madafakamanki madafakamanki
umarım şu ana kadar tüm ertelediklerinizle mutlusunuzdur çünkü dünyanın olmasa da bizim sonumuz geldi. gururlu bir şekilde ölebilirsiniz. hayırlı işler.
the red queen the red queen
benim 20 yıldır değişik versiyonlarıyla gördüğüm bir rüyam var. babamın aslında ölmediğini, ya da bir şekilde ölümden döndüğünü görürüm. evimiz çocukluğumdaki halindedir, hala ağaçlarla dolu olan hali. neyse, özlem buymuş demek ki.
gidenlerden gidenlerden
baslangicta "evren bize bi mesaj vermeye calisiyor. insanligin kendine ceki duzen vermesi lazim" vs.vs. mesajlar cikarmistim yasananlardan. simdi mesajlar cok karisti, evren sanirim bizi topluca....

ortalama ustu bi hayat yasadim bence. ustu de sana kalsin evren.
eyvallah.
anlayacak çok şey var anlayacak çok şey var
söyledim ondan istediklerimi,
ben ne kadar açık ve net olduysam, o, o kadar uzaklaştı benden, daha doğrusu bir aşk aradı hep başka bedende başka bir kimlik.

hep aşk, sevgi olmadan yapamam, dedi, oysa kendinden büyük ve evli olanlar ile yaptığı ise benim açık ve net söylediğimdi. aşık "mış" gibi hissedip, bedenlerini paylaşmak. anladım ki ben ona olan aşkımı içimde öldürüp yaklaşabilirim ona, bazı kadınlar küçümsenmeyi seviyor kendi içinde, sevginin açıklığı fazla, aşk ise pek umarsız bir duygu, içinde sakladığı gerçeği sevemediği sürece, hep arayacak o bunu.

" aşık oldum " deyip, kendi kendine bir dünya içinde, ay gibi kaldım hep, med cezir misali kumsalda kalan yontulmamış taşlar gibi.
birgecevaktikoynumagel birgecevaktikoynumagel
hayatımda bu zamana kadar sosyal medya hesaplarında yapılan çekilişlere toplam 3 kez katıldım. ilk ikisi pek istediğim şey değildi, aslında istediğim ama alabilecek imkanım olan türdendi, çıkmadı da. geçenlerde sabahtan akşama kadar çalışırken kulaklıkla müzik dinlemekten kulağımın ağrıdığını hissettim. kulak üstü kulak çekilişine katıldım. bir heycanlandım bir heycanlandım sorma. neyse bugün bi bakıyım dedim çekilişin sonucuna, tamam zaten bana çıkacağını hiç düşünmedim ama afedersiniz en sikimsonik müzik dinleyen birine denk gelmiş. üzülmedim değil. keşke bana çıkmasa bile müzik zevki olan birine çıksaydı sözlük.
renfri renfri
üzerime kaçıncı kez kilitlendiğini saymadığım bir kaç kapı daha,
uğuru kaçıyor aklımda kalmayan tekrarların. oysa bir evimolsa ümit ederdim. daha fazla ateş yakıp, daha az odun kullanırdım belki de.
belki ben de yatak için beden biriktirip, uyku için içki damıtan bir mekanizmayı sonradan keşfeder, caka satabilrdim.
olmuyor şimdi.

artık kapıma çiçekle gelebilirsin, yoruldum kadın olmaktan.

oysa bazı geceler görünmez olup, duvarların arasından hiç olmayacak dualara sızabilirdim,
kabiliyetli bir çingenenin ellerine sürülürdüm başka bir yaz, ekseriyetle unutulurdum annem tarafından pazar yerinde.
iksirim ince fikirli olmaktan ileri gelirdi.
evveliyatımdandı hastalığım; sessizdim.
gözlerini üzerimde araladığın kısa bir boşlukta, uzun uzun nefessiz kalabilirdim örneğin.
küçük bir illüzyonda büyük bir tavşan aramak kepazeliğindeydi fikrim, rezildim.

üstelik sevmiştim de.
patlak proje insanı patlak proje insanı
kadehlerce rakıyla olsam vergi rekortmeni
acaba devlet benim borcumu da siler mi?
cebimde sahte rakı; bire beştir vergisi
bu ne biçim perhizdir ne lahana turşusu

aforizma dediğin bizde suphi'nin işi
benden garip olmasın acayiptir kendisi
bir cepte das kapital, birinde cıgarası
misal bir el kuran'da cepte rüşvet parası
delininyildizi delininyildizi
dün çocukluk kahramanımın ölüm yıldönümüydü sözlük. işten eve geldim, bomboş. soğuk. sessiz. siktiğimin salgını yüzünden ailemi de göremiyorum. yapayalnız.

insan en çok böyle günlerde arıyor sığınacak bir liman, ağlayacak bir omuz, sarılıp geçti hadi diyecek ve geçene kadar tutacak birini.

hayatımda kendimi hiç bu kadar yalnız hissettiğim bir dönem hatırlamıyorum sözlük. ev boş, ev bomboş. belki o sıcaklığı bir kez daha hissederim diye o'na bile yazdım ama o da yok artık, yokmuş.

akşamdan beri tavanı izliyorum, kendimi bu denli bir yalnızlığa mahkum edecek hatalar silsilelerimi düşünüyorum. kendimi bildim bileli olmaktan korktuğum yerdeyim, kabullenip pes ediyorum.


seniburdakimseduyamazbebek seniburdakimseduyamazbebek
bir sağa dönüyorum bir sola. bu boşluk bu hiç bişeysizlik bazen canımı sıkıyor ama henüz kendim bunun farkında değilim sanırım. uykumun ortasından uyanıp öyle mal gibi oturmaya başladım geceleri. ne anlamı var bu hareketmin hiç bilmiyorum.
aylakbakkall aylakbakkall
dünya garip bir yere doğru gidiyor.içinde bulunduğumuz süreç tüm insanların hayatlarını sorgulamasına vesile oldu. memnuniyetsiz olarak yaşadığımız hayatımızın aslında bizim için ne kadar büyük lütuflar barındırdığını kafamıza vura vura gösterdi.hayatı planlamaya çalışmanın da keza ne kadar anlamsız olduğunu gösterdi tabii. yarınlarımızın planlarıyla kafamızı meşgul etmek yerine bugünün tadını çıkaralım dostlar.gün bugündür yarına yarın bakarız.
394 /