sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

419 /
ljiljani ljiljani
yaklaşık bir saat önce ömrüm boyunca düşünsem asla yaşayacağımı ummayacağım bir olay başımdan geçti. filmlerde olur ya hani biri birini çok sever; sevdiğinin evinin önünde, penceresine doğru ismiyle haykırır veya "seviyorum uleyynn" der. ben de buna benzer bir şey yaşadım. tam uykuya dalmışım uyuyorum. biri dışarıda "ljiljaniiiiii" diye haykırıyor. rüyadayım sandım uykuma devam ettim. telefonum çaldı. ki normalde benim telefonum geceleri hep sessizdedir, ilk kez bu gece sesli moda almıştım öylesine. kim bu ya uğraşmam şimdi, diyip telefona bakmadan sessize aldım. sonra tekrar biri "ljilllljjaanniii" diye haykırdı ve aynı anda telefonum çalıyordu. bir baktım telefona arkadaşım. açtım. nolur bana sokakta ismimle haykıranın sen olmadığını söyle, dedim. maalesef o benim, dedi. anahtarımı evde unutmuşum kapıyı açar mısın o yüzden bağırınıyorum, dedi. sayesinde tüm sokak adımı öğrendi. ben ona cevap verene kadar kim bu deli bağrınıp duruyor diye millet camlara çıkmış. en işlek sokaklardan birinde oturmam dışında hiçbir sorun yok.

aşağı inip kapıyı açtım. hala uyku sersemiyim. sonra yalnız ben daire anahtarımı da unuttum ve sanırım kapıda unuttum ne yapacağız, diyor. yedek anahtarların olduğu kutuyu buldum belki bir ihtimal açabiliriz diye cıks açılmadı. kartla açmayı denedik açılmıyor. pet şişeyle açmayı denedik açılmıyor. apart sahibini arıyor adam yarın çilingirle açarız, diyor. e bu gece kız ne yapacak?? yürü benim eve yan oda boş, dedim eve getirdim kızı. yatağını hazırlayıp pijama verdim. şu an ikimiz de sigara yaktık hayatı sorguluyoruz. özellikle ben. rabbim ne günah işledim de beni sınıyorsun diye yukarıdakiyle hasbihal yapıyoruz.
revoluce revoluce
birini daha hiçbir şey yapmadan tehditle aşırı derecede korkutursanız, sanki her şeyini kaybetmiş simülasyonunu ona yaşatırsanız, artık eyleme geçseniz de s*kinde olmaz.
o büyük büyük laflardan, asıp kesmelerden sonra değişiminizle hayat gibisiniz, ruha kattıklarıyla şaşırtan!
zarar veren insanları güzelce hayatından eleyen biri olarak hala bazı mecburiyetler yaşamak, sınırlarımın içinde pis pis sırıtan, kötü niyetli tipleri tutmak sinirimi bozuyor. yeter, sabrın sınırını geçeli aylar oluyor. bu konuyla ilgili sınavın çoktan tamamlanması gerekiyordu.
arabada besk evde on besk arabada besk evde on besk
hayatınızı hassas dengeler üzerine kurmayın. bazen bir gece uyumak istemeniz gibi .çok insani bir isteğiniz bile hayatınızın amına koyabilir. tabi bu hassas dengeler her zaman elinizde değildir, bazenmecbur kalabilirsiniz. ama en azından elinizde olanları hassas dengelere bağlamayın...
gidenlerden gidenlerden
işyerinde yaşanan bir olay sonrasında "ben sadece hangi şerefsiz evladı bunu yaptı bilmek istiyorum" dediğim insanın tam olarak da o aradığım insan çıkmış olması...

kimseye güvenmeyin. birilerinin size yamuk yapması için onlara herhangi bir şey yapmanız gerekmeyen bir dünyadayız.
ljiljani ljiljani
güzel konuşmak,
ince düşünmek,
halden anlamak,
sevmek,
düşeni kaldırmak,
ağlayanı güldürmek,
sarılmak,
hep bedava biliyor musunuz?

-farid farjad
gayfe gayfe
kendini olduğundan büyük gören herkesle hunharca dalga geçmek istiyorum. mesela bunu berlin usulu yemelisiniz diyen birine, ççoohhh biliyon sen her şeyleri diyesim geliyor. ben evde youtube dan baktım yaptım mis gibi oldu, berlin gödümü yesin diyesim geliyor. norveç usulu yaptım, youtube dan baktım da yabdım, çoksel oldu. bağcılarda yiyom.ingilizce bildiğim için bağcılar anadolu çıkışlıyım, youtube videolarını yedi dilde anlayıp norveç usulu yababiliyom demek istiyom. kendi kendime eğlenmek istiyom. .
geyikligece geyikligece
cok sevdigim sairin en sevdigim siirini okurken vapurda biri arkadan onu rontgenlemek istiyorum. bir siiri bölüşmek gibi kabiz bir romantizm degil, belki okuyan kisi icinden "yarrak gibi bir siirmis lan" diyecek ne belli. benimki sadece tesadüfün igne deligi sevinci.
harmonai harmonai
sosyal ve iş hayatım diğer insanlara nazaran oldukça stresli diyebilirim. genelde tonla sorun ve son üç senedir tonla dava ile uğraştım. hepsinden zaferle çıksam da beni yordular diye düşünüyordum. düşünüyordum diyorum çünkü ben stres nedir aslında bilmiyormuşum. ne zaman bir siteye yönetici oldum o zaman gerçek stres nedir tanıştım. insanlarla uğraşmak nedir, mental anlamda yorulmak nedir, sinirden kolların tutmaması nedir tam olarak bu şekilde öğrendim. kendi hayatımın gözünü seveyim meğer ne kadar sakin, mutlu ve huzurluymuş da ben değerini bilememişim.
419 /