sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

439 /
vlad vlad
kişisel zamanı kenara attığım şu dönem yaptıklarımın, üzerine kararsızlık ve dışarıdan müdahale sinmiş, tırtlıkla yoğrulmuş şeyler olduğunu görüyorum ve tadım kaçıyor. sonucun sebebi ben değilim çünkü. kendi işime her zaman acımasız davranmam meşhurken, istisnai bir şekilde içime sinerek yaptığım şeylerin el birliğiyle bozulması can sıkıcı.
nattevagten nattevagten
sığırları otlatmaya götürdüğümde; evimizin kedileri peşime takılırdı. onları severdim, ineklerden elime sağdığım sütü onlara içirirdim. duydukları minneti göstermek için bana sürtünerek teşekkür ederlerdi. küçükken..

şimdi sokak kedileri beni görünce kaçıyorlar. sevmek bi yana yakından bile göremiyorum. diyorum kendi kendime: "hayvanlar bile anlıyorlar büyüdükçe saflığımızın, samimiyetimizin yavaş yavaş duman olup gittiğini."

evet bizler büyüdükçe, saflığımız ve samimiyetimiz de zamanla siktir edip gidiyor. ve geriye sadece, siktir edilmiş bir beden ve ruh kalıyor.

derdimi sikin.
3
odd future odd future
sosyal medyanın olmadığı zamanları özlüyorum. en azından bu kadar sımsıkı sarılmadığımız zamanları. çünkü işler çok değişti ve geriye dönüş yok gibi. üstelik insanları bir profilden tanımayı öğrendik. her şeyin büyüsü bozuldu sonra. heyecan duymak zorlaştı. herkes kendini o profilde kanıtlama derdine düştü. ''ah eski günler'' insanı değilim sadece her şeyin bu denli ortada olması sıkıyor beni. muhafazakar bir sıkılma değil bu bir nevi gizem arayışı. sürpriz beklentisi. insanları onların özlerini bilmiyorken sevmek daha kolay çünkü. bilmediğimiz kısımları kafamızda tamamlıyorduk. idealize ettiğimiz biçimde. şimdi ise her şey ortada. tahmin etmemize gerek yok. hayal kurmaya da öyle. neyse o çünkü karşımızdaki. hayatın büyüsü kalmamış gibi geliyor bu yüzden. keşif hissi yok olmuş. sürekli aynı caddede yürümek gibi.

zaten artık o profilde göstermiyorsan yaptığın şeyi aslında yapmamış sayılıyorsun. eşsiz bir müzik zevkine sahipsin diyelim. profilinde bunu ortaya koyamıyorsan müzik zevkin yok insanlığın geri kalanı için. antik tarih ve felsefeye ilgin mi var? profilinde bu yoksa bilgin yok gibi. hoş bunu yansıtsan da sıkıcı biri olduğun düşünülür. çok iyi resim mi çiziyorsun? bunu insanlara göstermiyorsan çizmiyorsundur. sinema konusunda yürüyen arşiv olsan ne fayda, bunu insanlara kanıtlamıyorsan sosyal medyada bu senin meziyetin değildir insanlığın kalanı için.

her türlü özgürlüğü savunan biriyim ben. tutucu biri gibi görünmek istemem. pek çok kişinin ahlaksızlık saydığı şeyler benim için su içmek gibidir. sosyal medya kakadır, kötüdür değil derdim. sadece çok kuşatılmadı mı hayatımız? bilmiyorum, bana öyle geliyor. neredeyse hiç kullanmıyor olmama rağmen bana böyle geliyor. sanki yaşadığımız hayatın ruhunu çekip almışlar, geriye sadece iskeleti kalmış gibi. o iskelete tutunup zevk almaya çalışıyoruz. ne acınası.
4
kucukkadın kucukkadın
artık daha az hatırlıyorum seni.
hiç gitmez dediğim günler, sözler, görüntüler bir bir flulaşıyor.
o kadar gerçek yaşıyorum ki artık, yalanlarım bir bir siliniyor.

teşekkürler hayat'
dersaadette yalınayak dersaadette yalınayak
öyle bir noktaya geldim, geçmişle olan bağımı öyle bir kopardım ki dönüp geriye bakmak istediğimde silik imgelerden, gölgelerden başka bir şey kalmamış. nerede o insanlar, tanıdığım, konuştuğum, eğlendiğim, güldüğüm? her anı kör kuyuda kapana kısılmış gibi. sessiz, cansız, silik.

kendimi her şeyden dışladım. içinde bulunduğum zamana da uyamadım. boşlukta bir ileri bir geri dolanıyorum. heyecan yok, beklenti yok, daha fazlasını istemek yok. tam olarak durmuş saat gibiyim. varım ama gösterdiğim zaman yanlış.

kendimle dahi konuşamaz oldum. ben bile kendime kalabalığım. ne oldu, neden oldu bu? en ufak bir sonuca varamadım.
purge me purge me
yıllar yılı, kadınların sevgililerinden ayrılınca ya da hayatlarında büyük bir değişiklik yapmadan önce saçını farklı bir renge boyatmasını ya da pat diye kestirmesini eleştirdim. çok aciz bi davranış dedim. vay arkadaş yaaa.

benim eski bi arkadaş, whatsapp'tan kanka nasıl diye before-after foto atmış bugün. bu adamı da 20 senedir tanırım saçları belinde metalhead bir adamdı. kazıtmış kafayı 3 numaraya.

birden çok özendim. tam da hayatımda değişiklikler yapcam dediğim zamanlardayım. kendimi sürtük gibi hissediyorum ldksfjk. iki dakikada anılarımı ve geçmişimi harcayabilecek ve çöpe gönderebilecek güçsüzlükte biri gibi olurum sanki. aşırı acizce geliyor bu bana ama gazlanıyor insan saniyelik. aniden kazıtsam şöyle full. kenarlara kesik attırsak psikopat gibi. küpe falan. biz istersek hayatta her şey mümkün türkiyem.
ten letters ten letters
bugün patron şirketin demirbaşı proje müdürünü gözlerimin önünde iki dakikada harcadı, öyle bir haşladı ki adam doğduğuna pişman oldu. beni de arada unutmadı tabi, her seferinde biraz daha alıştığımı hissediyorum, yıllardır çözülemeyen sikko bir problem yine karşıma çıkınca e ebe s.. şart oldu tabi, adamın odasına gir çık gir çık, azar azar azar, bir sakin konuşur bir başka gün sayar söver, manyağa döndük iyice, e tabii bütün bunların amacı ego tatmini tamamen. tıpkı öğrenci bırakmaya meraklı eski bölüm başkanım gibi, zaman geçer başka bir üniversitedeki bölüm başkanımla arkadaş gibi olmuşuzdur; hayat işte.. kötüysen kötü davranırlar, iyiysen iyi davranırlar, sonuçta mühendislerin çok azı gerçekten mühendis, o azınlıktan da bazıları hak ettiği yerdeler bazıları da senelerce aynı mekanda aynı pozisyonda pineklemekteler. pinekleyenler bazen takdir görenlerdir, pinekleyenlerin amirleri de bazen hor görülenlerdir ya da tam tersi..

show must go on sonuçta ama şova yönelik soyut etkinlikler içinde sanal başarılarla makamını korumaya çalışanlar şov yetenekleri sayesinde korkaklıklarını saklayabildiklerini düşünseler de, beyni bilgi dolu olanların yanında oldukça tabansız ve biatçı olduklarını gördükçe iğreniyorum onlardan. isterse önüme dünyayı sersinler, hiç içmediğim şarapları içeyim, hiç birlikte olmadığım insanlarla birlikte olayım, hiç gitmediğim yerleri bedava gezeyim ama onursuzca korumaya çalışacaksam sikeyim öyle makamı, mevkiyi!..
dişi zamiri dişi zamiri
daha yeni sözlük yazarlarının en sevdiği sözlük yazarları başlığını gördüm. ben de en sevdiğim yazarı söylemek istedim ama sonra bana küstüğünü hatırladım.
purge me purge me
ellerimin içi ve ayak tabanlarım yanıyor. covid ne garip şey anne yaşamak isterken delice. (üzgün surat)

beyler leydiler o değil de, kapanmayı önceden demedikleri için olmaz bugün lak diye. haftasonu falan kapattık deyip herkese 1000 lira dağıtabilirler yine dicem de para da yok artık pek. şu 60 bine giden vaka sayısının baskısını almak için bi saçmalık yapacaklar ya, hayırlısı bakalım. kapattık deyip her haneye 10 kilo patates soğan bile diyebilir reis amk. usandım bu saçmalıklar silsilesi arasında kendi hayallerimi ertelemekten.
onlar sokak lambası yıldız değil onlar sokak lambası yıldız değil
ansızın gelen böyle sanki bizle taşşak geçiyorlarmış hissine kapılıyorum arada. bütün insanlık yer yer bu hissi uyandırıyor. gün ortasında duruyorum, etrafıma bakıyorum. yok yok kesin şu an taşşak geçiyorlar diyorum. gidip soramıyorsun da evet taşşak geçiyoruz derlerse felaketim olur lan, ağlarım.
ozzz2110 ozzz2110
bu aralar kimi çok özlesem rüyama gelir oldu. 2 gün önce ablam geldi rüyama. ne zamandır bu kadar net görmemiştim. yüzüne baktım ve dokundum alarmım çaldı uyandım. neden en iyi sahne uyanmama saniyeler kala oynamıştı ki. neyse ki yanına gidebildim ziyaretine toprağını sevdim geldim.

diğer özlenen ise ne zamandır uğramıyordu. onu daha çok özlemişim. en ilginci ise evlenmişiz. evliymişiz. nasıl olurdusunu çok hayal ettiğim bir andı. ama ablam gibi dur ben geldim diyemiyorum. onun da geleceği yok zaten. uzaktan görsem bile yeterdi.
439 /