sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

442 /
kucukkadın kucukkadın
hakkımı helal etmediğim insanlar var. buna hakkım var mı bilmesem de yaptıklarını unutamıyorum. affetmedikçe de hep benimle kalıyorlar. hatırlamak istemedikçe karşıma çıkıyorlar. geçmişten kaçmak nafile bir çaba olsa da affetsem rahatlayacak olsam da ben bırakmadıkça onlar da sanki rahat nefes alamıyor gibi geliyor. insanlara acı çektirmekten zevk alan biri değilim ama bana hissettirdiğinizi unutmuyorum. umarım bir gün sizden kurtulurum.
üç hürellerin dördüncüsü üç hürellerin dördüncüsü
1 yıla yakındır süren iş arayışımı bugün itibariyle sonlandırdım. işkur'un sisteminden özgeçmişimi kapattım, kariyer.net'teki aktif iş başvurularımı, önyazılarımı sildim. linkedin hesabımı komple sildim. hatta ibb'nin kariyer portallarındaki iş başvurularını bile geri çekip cv'yi kapattım. olmuyor abi, olmadı. koca türkiye'de mühendislik mesleğimi yapacağım tek bir tane allahın belası bir firma bulamadım, yuh olsun böyle hayata be. sinir hastası olacağım lan artık şirketlerin keyfini beklemekten, siktiriboktan mazeretlerini dinlemekten, yeter be. yapacağım hepi topu cebime girecek siktiriboktan üç kuruş için, hayatımızın günde 10 saatini ayırmak, onu bile çok gördünüz lan.

benim yaşımdaki adamlar işini gücünü kurmuş, evlenmiş çocuğu okula başlayacak, kısım/atölye/ofis amiri oldular, yakında müdürlüğe yükselecek, ben halen 22 yaşında yeni mezunlar gibi iş arıyorum. arıyordum. böyle iş hayatının dıbırına vurayım. veriyorsunuz umudu, veriyorsunuz gazı, başvuruyoruz işe, ne isterseniz yapıyoruz, mülakata hazırlanıyoruz binbir umutla, en fazla iki hafta sonra kayıplardasınız, güç bela bi ararız sizi, cevaplar hep aynı "ya başka bir adayda karar kıldık, y ayeni mezun havuzumuzu doldurduk, ya 1 yıl bile olsa deneyiminiz yok, yok tipinizi beğenmedik, yok am, yok göt, yok sik... yok yok yok yok!! yok amk bize iş miş yok. devlette de yok, özelde de!

allah sebep olan kim varsa hepsinin belasını versin, kan kusarak geberirsiniz inşallah.
23
812 superfast 812 superfast
ne yersem yiyim midem bozlumaz ve zehirlenmem. bu tarz sıkıntılar çektiğimi hatırlamam yani, çekmişsem de 3 kere falandır tops.

tiranlık spor salonarını kapattığı için evde sporu tamamlayıp yemeğimi de kendim yapıyorum. bugun de bu rutinde kendime peynirli, mantarlı, yeşillikli yumurta yapmak istedim. evde dolanıp durdum ama tereyağ bulamadım. ya da tereyağı bulamadım.

daha sonra yine aradım ve dolapta cam kavonozda buldum. 4te 3ü dolu idi ve çok güzel kokuyordu. oh lan dedim içimden bir de ev yapımı tereyağ(ı), çünkü kavanozda falan.

koydum tavaya yağı köpürmedi, eridi ama su gibi bana bkaıyor. neyse amk çok doğal ondandır dedim ve devam ettim yaptım yemeği tabii ki mükemmel oldu. yedim ayı gibi.

hiçbir sıkıntı hissetmiyordum taa ki onun kuyruk yağı oldugunu öğrenene kadar. ya amk kim kuyruk yağını kavanozda saklar ya?!? bir de taa geçen seneki yardım yemeğinden kalmış ya da 2 sene önceki. tadı mükemmeldi ama şu an bir bulantı hissediyorum. bir de çok olsun diye hayvan gibi koydum yağdan.
2
katre0709 katre0709
selektör tacizi, yakın mesafe tacizi derken bilmem kaç km arkamdan sağımdan solumdan rahatsız eden zibidinin son olarak önüme direksiyonu kırmasıyla e biraz şalterlerim atmış olabilir. ne gerek vardı? noldu yani? depiği kafana yiyivercektin yolun göbeğinde rezil olduğunla kalcaktın dangalak.
sevgili arkadaşlar,
yolunda, "normal" şekilde seyir halinde bulunan kadın sürücüleri rahatsız etmeyin. cinsiyetçi yaklaşımdan lütfen uzak durun ve o kopası eril dilinizi de bir zahmet içeri alın.
nerden geldiği belli olmayan depiklerle karşılaşma ihtimalinizi düşürün.

sevgiler.
siyahbeyaz aşkı paylaşamadık siyahbeyaz aşkı paylaşamadık
pandemiyle koskoca bir yılı arkamıza bıraktık. ama bazı devletlerin hala ve hala insanları eve kapatmaktan başka bir çare bulamaması çok komik. sabrımın son damlasını da şu mübarek ayda tükettim. iftar oluyor 20:30 da, sokağa çıkma yasağı geliyor 21 de. spor salonları kapalı, eyvallah, biraz evde biraz temiz havada güzel bir spor rutini oluşturmuşken bu sokağa çıkma muhabbeti cidden bardağı taşıran son damla oldu. ulan akşama kadar millet çalışıyor zaten. bir akşamımız kalmıştı ya. o da yattı. kafayı sıyırmak üzereyim. bu nasıl bir dünya düzeni. ne kadar aptal siyasiler var yarabbim. bir senedir yasaklar dönem dönem geliyor. afedersiniz ama hiç bir boka yaramadığını neden kimse görmüyor.

ve neden kimse sesini çıkarmıyor. herkes şikayetçi ama kimse bir şey yapmıyor. allah belamı versin ama saat 00da protesto başlatıp en ön safhalarda yer almak istiyorum. yeter artık geleceğimizle oynadığınız ulan yeter yeter.
somnia somnia
hayatın bir matematiği var. görmezden gelmeyin.
sizi çoğaltan, eksilten, bölen her şey, tek bir sonuca hizmet ediyor. neye mi?
sıfırdan fazlası olma çabanıza.
sizi eksilten her şeyden / herkesten uzak durun. (buna düşünceleriniz de dahil)
442 /