sözlük yazarlarının yapmaktan zevk aldığı şeyler

5 /
olokliroma olokliroma
kışın yorganin altından sol ayak baş parmağımla sağ ayağımdaki çorabı çıkarmak, sağ ayak baş parmağımla sol ayağımdaki çorabi çıkarmak ve ertesi gün yorganın içindeki çorabı aramak
sychtianarch sychtianarch
bisiklet sürmek. bir çok hobi denedim - çay demlemek de dahil - içlerinde bir kaçından gerçekten zevk aldım. masraflı veya yamaç paraşütü ayarında şeyler değiller. bakıyorum, açıkara bisiklet sürmek yollar, kalabalık veya öküzlerin yarattığı tehlikeler dışında en zevk aldığım faaliyet. çocukluk ergenlik dönemleri için sıradan geliyordu. şu bir kaç senedir ihtiyaç haline geldi.

mecburiyetten yılda bir ay kadar kullanabiliyordum. geçen sene bahçeye koymak mecburiyetinde olduğum için ayağımı yerden kesecek ucuz bir 26" bisiklet aldım. gönül ister ki hafif, albenili tasarım harikası bir tane olsun ama türkiye gibi bir ülkede fazla mükemmeliyetçi olmayacaksın, kanaatkar olacaksın. çalınma, vücut bütünlüğüne ve malına muhalif zombi sürüsüne rağmen hiç yoktan iyidir. uzun yol sürerim, haftanın belli günleri de kardio / hiit yaparım. her sürüş sonunda atletlerin koşucu sarhoşluğu dediği şeyi yaşıyorum ya, her şeye değer. kimya bu,
akışa yön veriyorum. varoluş sıkıntısı, stres, dertler vs aklımdan uçup gidiyor. tartıya çıkyorum, 1kg mı almışım, basıyorum 50km tüm glikojen deposunu harcıyorum.

gerçek anlamda zevk aldığın bir şeyi keşfettiğinde daha öncesini düşünüp üzülüyorsun. arayışta olmak iyi bir şey elbette, bir şeye şartlanmadan, maymun iştahlılık yapmadan, gösterişe kaçmadan ve şartlara da uyarak huzurlu aktiviteler bulmak mümkün. geçici heves ise geçici hevestir. kalıcı ise ne mutlu.
mevsimbaharı mevsimbaharı
yeşil alanlarda bulunmak, etrafı izlemek.
ailemle parka gidip çay çekirdek yapmak.
bisiklet sürmek
denizde yüzmek
ailemle sessizce evde oturmak ve herkesin kendi halinde bir şeyler yapması
beybiligirl beybiligirl
yalnız kalıp bir kaç saat boş beleş yaşamak.

bu bir psikolojik sorun mu bilmiyorum bilen varsa beni aydınlatsın ve fakat yalnız olmayı çok seviyorum.
aslında çok seviyorum herkesi, bir çok şeyi ama tahammülüm çok kısa olabiliyor.

tabi yalnız yaşamaktan bahsetmiyorum; kaliteli bir kaç saat kendime dönmeyi, benim isteğim dışında kimsenin bu büyülü saatleri bozmamasini istiyorum.
ve benim alanima daldüz girenlere de kaba davranıyorum. bir kaç saatlik zevkim bu benim .
la bocca della verita la bocca della verita
bisiklet sürmekten delicesine zevk alıyorum.

zamanında böyle bir ağustos günü çok hızlı gittiğim ve frenlerim tutmadığı için bir kaldırımdan başka bir kaldırıma firlasam da seviyorum. hala vazgecmedim, hala bikmadim.

araba bana çarptığında birkaç dakika kadar uzun bir müddet havada ucmus, o esnada nasıl ettiysem kollarımı kafama siper etmiştim. yere düştüğünde ise ilk aklıma gelen ne oldu biliyor musunuz: "bisikletiiim!!!"

kırmızı bisikletim o kazadan sağ çıkmadı arkadaşlar. kollarımı kafama siper etmesem ben de çıkmayabilir dim.

ama ne oldu biliyor musunuz ?


o araba kazası olduktan ve hastaneden çıktıktan 2 gün sonra başka bir bisiklet bulup tekrar bindim! evet! 2 gün sonra bisiklete karşı içimde bir soğukluk oluşmasın diye tekrar bindim. ve hala biniyorum. benim bir türlü vazgecmedigim sevgilim!

şu aralar tekrar günde 1 saat kadar binebilecegim bir şehir içi bisiklet almayı düşünüyorum.
ama bu sefer kırmızı değil mavi olacaksin bisikletcik!
umarım uguruyla gelir.
hem belki bu sefer daglarla, bayirlarla, yollarla yetinmez bisiklet turnuvalarina da katılırım!
3
tekil kişilik tekil kişilik
beğendim melodik ya da ritmik bir şarkıyı, adı ve türü ne olursa olsun iyi bulduğum müzik eserini, güzel bir sesi ya da icrayı yüzlerce kez ve bıkana dek dinlemek.
5 /