sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

hurrianes hurrianes
çocukken annemle babam sürekli kavga ederdi. seslerini duymamak için en arka odaya kaçar kulaklarımı kapatırdım. en ufak sesten bile korkar haldeyim şuan. az önce yan komşu oğluna bağırmaya başladı uykumdan uyandım. yine aynı korku, kalbim boğazımda atıyor sanki. sakinleşemedim bir süre.
bağırarak hiç birşeyi çözemezsiniz. sesiniz yükselince karşınızdaki sizi daha iyi anlamayacak hiç bir zaman.
bağırmayın özellikle de çocuklara.
bağırmayın, kimseye bağırmayın.
hak etti demeyin, bağırmayın.

sempiternal

everybody leaves everybody leaves
geçen gün durup dururken mesaj kutum yandı. allah allah dedim kim yakar benim kutumu. pek hayra alamet değil. baş parmağımı yavaş yavaş mesaj kutusunun üzerine götürürken titrediğimi fark ettim. mesaj kutusuna dokunduğum sırada gözlerimi yumdum. henüz mesajı görmemiştim. hazır olup olmadığımı son kez düşündükten sonra gözlerimi açtım.

sempiternal
kahve iç falına bakayım.

okur okumaz zihnimde cezvenin bulunduğu yer canlandı. mutfak tezgahının altındaki dolap dedim kendi kendime. gece yarısı karanlığında yatağımdan doğruldum ayaklarımı yere koyduğum an mutfaktaydım. aradaki terlik giyme holü geçme vs kısımlarını hatırlamıyorum. insan mutlu olduğunda vakit hızlı geçermiş ya hani. zaman kavramının göreceli olduğunu ilk kez o gece deneyimledim. 27 yıldır o geceye kadar mutlu bile olmamışım ben.

mutfaktaydım. kahveyi yaptım fincana koydum içmeden cezveye geri boşalttım. sabırsızdım. bir an önce kahve falıma bakılsın istiyordum. hemen fotoğrafını çekip ilgili yazara gönderdim. o ara bi sigara yaktım. kahveyi cezveden fincana geri aldım. kahvemi içerek kahve falımı bekliyorken durmadan mesaj kutuma dokunuyordum. parmağımla ekran arasındaki temastan çıkan pıtı. pıtı. pıtı. sesine odaklanıp kalp ritmimi düşürmeye çalışıyordum çünkü aşırı heyecanlıydım.

derken yeni bir mesaj.

sempiternal
sen erkekmişsin.

evet dedim ben erkektim. ama artık senin kadının olmak istiyorum sempiternal. bir kahve falı vaadinin insanı bu derece kul köle yapacağını bilmiyordum. bu nasıl bir incelik. sen nasıl bir adamsın. erkekliğin kitabı mı bu yazdığın.

bir daha cevap vermedi bana. meğer o ara sizlerle meşgulmüş. olsun.

o hala buraların en hızlısı.

twitter orospusu

wendera wendera
bir ara açık foto koyup "eve geldin beni bu şekil buldun n'apardın" yazan kızlar vardı.
altına s.kerdim yazanlara gülüyordum.
ne bekliyorsun bacım? kaç ton ilgiyle doyacaksın ?

anca yaşlı asgari ücretli evli amcaları ya da ergenleri eğlendirir basit pozların. amatör eğlendirir yani o kitleye mezesin bu kadar net.

gerizekalılar... ya ben bunlara aciyorum.

edit: yarası olan gocunur.

instelayı bitiren olay

breakthrough breakthrough
hiç birşey sonsuza kadar sürmez. eskiden internette iletişim icq ile yapılıyordu (liseliler bilmez) sonra mirc'e kaydı bu esna da yahoo ve msn inin anlık mesajlaşma uygulamaları çıktı zaman ilerledikçe sözlükler ve forumlar türemeye başladı, ardından arkadaşlık siteleri çıkmaya başladı, ardından sosyal platformlar çıkmaya başladı friendster, hi5 gibi (liseliler yine bilmez) örneğin friendster aslında facebookun neredeyse aynısıydı özellik olarak. ardından değişen ihtiyaçlarla ve artan beklentilerle facebook, instagram, twitter gibi uygulamalar çıktı bu esna da whatsapp da çıktı sms devri bitti :) örneğin şuan facebookta anlamını yitirdi eskiden herkes daha aktifti şimdi insanlar birşeyler bile paylaşmıyorlar. instagramda bir noktadan sonra benzer durumu yaşayacak.şuan geçmişte deli gibi icq, mirc, msn kullanan kişiler hiç düşünüyor mu nerede icq, nerede mirc, nerede msn diye? neden çünkü bu ihtiyacı karşılayacak farklı olanaklar türedi ileride de türemeye devam edecek. şuan eskisi gibi ne twitter gözde, ne facebook, ne instagram artık tik tok, musical.ly gibi uygulamalar daha çok gençlerce kullanılıyor ve genelde yeni çıkan uygulamaların hedef kitlesi daha çok gençler oluyor. çok spesifik bir uygulama olmadıkça hedef hep gençler.

sözlük yaş ortalaması istatistiği yaparsak da aramızda genelde genç arkadaşların oldukça az olduğu gerçeğiyle yüzleşebiliriz. neden? çünkü bilgi paylaşmak önemini yitirdi, artık insanlarca popüler olmak ve dikkat çekmek, beğenilmek, ilgi odağı olmak daha önem arz ediyor. sözlükleri ayakta tutan yine geçmişe sadık vefalı yazarlar, onlarda zaten artık yaşlanmanın da etkisiyle ya da hayatta daha farklı önceliklere zaman ayırdıklarından farklı alanlara kayıyorlar. hayat kısa ve her an kıymetliyken neden birisi kimsenin okumayacağını, kimsenin üzerine yorum yapmayacağını, ve de kimsenin faydalanmayacağını bildiği birşeyler sözlüğe yazıp paylaşsın ki? eskiden insanlar yazılanları okurdu ve de fikir paylaşırdı olumlu olumsuz şimdi öyle bir durumda yok. sözlüğe yazan kişilerin yazdıklarına bakılınca sanki kendi içini dökmek için yazmış gibi yazanlar ve yazılanlar. açılan başlıklar ve yazılanlara bakınca da yazarların çoğunun psikolojik ve psikiyatrik açıdan iyi durumda olmadıklarını görmek çok zor olmuyor. kadın yazarların çoğunun mesajlarında mutsuz oldukları ve yalnız oldukları vurgusu var, erkek yazarlarında mesajlarının çoğunda yine yalnızlık ve mutsuzluk var. bir çok kişi aşırı melankolik ve depresif ve de kanımca boş ve anlamsız bir hayat sürüyor bir çok kişi ve de hayatlarını anlamlandıracak birşeylerin arayışı içerisindeler, ama aradıklarını ya bulamıyorlar ya da tam ne aradıklarını bilmiyorlar. bence bu tarz kişilerin toplanma noktası olması da burası için bir dezavantaj olabilir.

bir de şu var her yazar hissediyordur eminim ki sevilen ya da sevilmeyen biri gittiğinde insan üzülüyor çünkü sözlük daha da sessizleşiyor.
1

ceren özdemir

meramise meramise
"silah alabilseydim katliam yapacaktım."
"gücümün yetebileceği birini arıyordum. önce annesinin yanındaki bir çocuk dikkatimi çekti. sonra ceren'i gördüm, onu öldürmeye karar verdim."

hani hep diyorsunuz ya her kadın katlinden sonra "o da sağlam pabuç değilmiş ama bak sevgilisi varmiş o yaşta.", "iki çocuğu olan dul kadınsın. elalemin adamiyla işin ne? oh olmus.", "allah bilir ne yaptı da delirtti adamı?","kesin aldatıyordu kocasını. yoksa adam o kadar niye delirsin?.", "erkeğe şiddeti, ağır tahrikleri de mi konuşsak bir?"... diyin abi diyin. daha yüksek sesle, bağırarak söyleyin hatta. çünkü siz sokağa çıkmıyorsunuz. çünkü sizin sokağınızdan böyle ağır manyaklar, böyle ruh hastaları geçmiyor. siz en pak en temiz en ahlaklı en muhteşem en namuslu insanlarsınız. eminim bu sapık da sizi seçmezdi zaten o sokakta görmüş olsaydı da. niye seçsin abi bir kere o ahlakla o namusla sizi. ben de komik oluyorum bazen.

içimde öyle bir isyan, öyle bir küfür etme arzusu, öyle bir anlatamadığım bir şey var ki... annesini düşünüyorum, ablasını, babasını... of ki ne of. ben bile kafayı yemek üzereyim. allah'im sen sabir ver onlara.
1

keşke seni o gece öldürüp gömseydim

written and directed by written and directed by
bursa'da tecavüz ettiği kadın kendisini şikayet ettiği için "keşke seni o gece öldürüp gömseydim, hayatımı kararttın" diye mesajlarla tehdit eden orospu çocuğunun haberi.

ulan şerefsizin evladı kadın ne yapsın lan, ne yapsın! amk yerinde tecavüz edeni şikayet de mi etmesin. kadın "sesimi duyurana kadar her yerde bağırıcam" diyor. bu kansız piç "o günkü gibi mi" diye dalga geçiyor. bakın tecavüz ettiği kadınla tecavüzü üzerine dalga geçiyor.

hala bir bok yapmayan adaletinizi sikeyim. bunun kızın kalbine bıçak sokmaktan ne farkı var. bir de evliymiş ruh hastası. inşallah bugünden sonra gerçekten hayatın kararır, gelmişini geçmişini siktiğim, beş paralık yaratık.

www.gercekgundem.com


edit: geç de olsa aile bakanlığı ve kadın meclisleri'ne sesini duyurmayı başarmış.

erdoğan döneminin sonunu getirecek olay

dumrul dumrul
- fethullah gülen'in affedilmesi değildir. 2006'da fethullah'a özel yasal değişiklik yaptırdı, böylece müebbet hapis cezasından kurtardı ve sonu gelmedi.

- ordunun çökertilmesi değildir. 2007 - 2012 arasında bunu başarıyla yaptı ve sonu gelmedi.

- pkk ile doğrudan masaya oturmak değildir. 2009'da tamamı bugün kırmızı bültenle aranan pkk'lı yöneticilerle oslo'da masaya oturdu. sonu gelmedi.

- fetö'ye bakanlıklar vermek, milletvekilliği kontenjanları oluşturmak, neredeyse tüm vali ve emniyet müdürlerini (74 il) fetöden seçip atamak değildir. 2002 - 2014 arası bunu yaptı ama sonu gelmedi.

- ırak ve suriye'yi bölmeye çalışmak değildir. 2003'te ırak'ı, 2011'den itibaren suriye'yi bölmeye çalışan abd, ingiltere ve israil'le birlikte kendini paraladı. sonu gelmedi.

- yargıyı terör örgütlerine peşkeş çekmek değil. 2010 referandumu ile yargıyı olduğu gibi terör örgütüne bağladı, sonu gelmedi.

- türkiye'ye 3 tane şam'ı dolduracak kadar suriyeli sokmak değil. bunu yaptı, sonu gelmedi.

- kıbrıs'ı vermek değil. 2004'te kıbrıs'ı vermeye kalkıştı, rumlar almadı. sonu gelmedi.

- ülkeyi boylu boyunca yolsuzluğa ve hırsızlığa batırması değil, eğitimi bitirmesi değil, parlamentoyu fiilen askıya alıp ülkeyi kararnamelerle yönetmesi değil, siyasal partilere komplolar kurdurması değil, büyük şirketlere el koyması değil, tüm kamu kurumlarını ona buna peşkeş çekmesi, mesela telekomu lübnanlılara verip içini boşalttırması değil, ota boka kayyum ataması değil...

- ulan seçim kaybetmesi bile değil. 2015'te meclis çoğunluğunu kaybedince seçimi yeniletti, istanbul'u kaybedince seçimi yeniletti... yine kaybettiğinde belediyenin yetkilerini ve görev alanını sınırlayıp duruyor.

inanın ölünce de bitmeyecek. erdoğan dönemi, biz kafaları değiştirip bu bataklığı nasıl kurutacağımız ve geleceğimiz üstüne ciddi ciddi düşünmeye başlayınca bitecek.

yürüyen adam

frijit bardot frijit bardot
(bkz: meriç)
vileda erdal adlı kayıp kahramanın remakei gibime geliyor. cümlelerinin sonunu "bu arada anal denedin mi hiç" diye bitireceği günü merakla bekliyoruz.

edit: bir de gerizekalı. ilkokuldan sonra hücrelerde mitoz gerçekleşmemiş. amsalak olmak adamı böyle maymuna çevirir işte. wondi bu aptallara her şeyi öğretti de @ 2 olayına güldüğümüzü öğretemedi.

edit2: zavallılığıyla gittikçe kendi adına daha da utandırıyor. mesaj yalanını ortaya atmış bir de. tipik zavallı bir amsalak hareketi. kedi- ciğer mevzusu tam. utanır insan böyle rezil olunur mu bakıp bakıp halimize şükretmelik tam.

kadınları çekici yapan detaylar

thomas shelby thomas shelby
seneleeerce buraya yazdınız durdunuz, şunu yapsın, bunu yapsın, şöyle giyinsin, böyle gülsün... sizin yüzünüzden kendime yabancı oldum. kültür çatışması, kavram karmaşası, kişilik bölünmesi... ne varsa hepsini yaşıyorum. dümdüz insan olmaya karar verdim, çekici bulan bulur, bulmayan aramaya devam etsin. yeter be.

ceren özdemir in katilinin cezaevi firarisi olması

written and directed by written and directed by
1984 doğumlu olan amasya nüfusuna kayıtlı özgür arduç 2005'ten beri cinayet suçundan cezaevindeydi. infaz yasası'na göre geçtiğimiz yıl rize'deki açık cezaevine alındı ancak firar etti. yakalanınca ordu kapalı cezaevi'ne konuldu. iyi halli görülerek 28 ekim'de yine açık cezaevine alındı ancak 1 aralık'ta ikinci kez firar etti. hakkında yakalama kararı çıkartıldı. arandığı süre boyunca inşaatlarda ya da metruk binalarda kaldı. ceren özdemir'i öldürdükten sonra verdiği ifadede "başka avlar da aradım" dedi.

geçen ay izmir buca'da cezaevinden izinli çıkan şehmuz selçuk sevgilisi melisa kalem'i pompalı tüfekle öldürüp intihar etti.

eylül ayında cezaevinden izinli çıkan emrah yaşar, taksim'de üniversite öğrencisi halit ayar'ı kendisine para vermediği için bıçaklayarak öldürdü.

eylül ayında cezaevinden izinle çıkan ersin ü. istanbul'da eski eşi kübra t.'yi önce bıçakladı ardından kızgın yağ ile yaktı.

temmuz ayında bafra'da cezaevinden izinli çıkan mevlüt t. tartıştığı eşi ayla t.'yi sokak ortasında tüfekle vurup ağır yaraladı.

haziran ayında izmir'de cezaevinden izinli çıkan göksel sağlam, iki çocuğunun annesi eski eşi habibe çevik ve baldızı fatma akdağ'ı öldürdü.

temmuz ayında denizli d tipi cezaevi'nden izinli olarak çıkan m.ö., aralarında husumet bulunan ahmet alkan ile amcası süleyman alkan'ı tüfekle vurarak öldürdü.

eylül ayından ankara'da cezaevinden izinli çıkan a.k., bir çocuğa tecavüz etti.

2018 yılında ankara'da cezaevinden izinli çıkan fevzi çelik eşi ilknur çelik'i 15 yerinden bıçaklayarak öldürdü.

2017 yılında cezaevinden izinli çıkan murat özkara eşini boğazından bıçaklayarak öldürdü.

şu tablonun üzerine daha konuşmaya gerek var mı? bu amk köpeklerini insanların ocağını söndürsün diye mi salıyorsunuz. hiçbir bilimsel dayanağı olmadan suçluların geçeceği cezaevini belirleyen, böyle rahat hareket etmesini sağlayarak vahşetlere sebep olan, en ufak ihmali olan tüm sorumlular da yargılanmadıkça bir bok düzelmez. sıcak koltuklarından verdikleri kararların yol açtığı faciaları sanık sandalyelerinde dinlemedikleri sürece anlamayacaklar.
2

instelayı bitiren olay

birfincancay birfincancay
benim yazar olmam. ben. aynı zamanda senin yazar olman. sen. kankanın yazar olması. kankan. onun yazar olması. o. hepimiz. hepiniz. daha açık yazılabilir mi bilmiyorum.

çürümüşlük, kalite düşüşü, eksiklik her yerde var değerli yazarlar. okullarda mevcut. sokakta güncel hayatın içinde mevcut. piyasada mevcut. tekstilde mevcut. taksim'de mevcut. kadıköy'de mevcut. burada da mevcut. çünkü eldeki ürün sıkıntılı. daha da açık oldu mu? tamam.

kendimi de dahil ederek konuşuyorum: lütfen üst düzey über kullanıcılar veya minik orhan pamuklar, pınar kürler; kafka'ya teğet geçmiş, stendhal'a beş kalmış muhteşem yazarlar üzerine alınmasın... yazamıyoruz arkadaşlar. bundan on sene önceki adamlar gibi yazamıyoruz. çünkü onlar kadar kaliteli değiliz. muhabbetimiz öyle nitelikli değil. iq o kadar yüksek değil. araştırmıyoruz, okumuyoruz etmiyoruz. söylediğimiz hiçbir şeyde orijinallik yok. yeni bir içerik üretmekten aciziz. esprilerimiz leş. kafamızın içi saçma sapan şeylerle dolu. instagram fenomenlerine, yeni meşhurlara öykünüyoruz. bizim gibi yetersizler bizi takdir ettikçe de kendimizi bişey sanıyoruz. bu.

yani üç beş yazı önce "eski sevgilim evlenmiş, inşallah damat anal seviyordur. irıspı!" minvalinde muhabbet yapan eleman gelmiş başlıkta kalite tartışıyor. öbürü yorumlarda "oooo kardeş çok sokmuşsun çıkar, ciğeri soküldü eheheheh" demiş, beriki bu yoruma gülmekten sandalyeden düşmüş. bir başka hanım efendi "bence moda dediğin insanın kendine yakışanı giymesidir" tekdüzeliğinde, hiçbir ekstra fikir barındırmayan iki satır yazı yazmış elli artı almış... ne diyeyim güzeller ya... dönüp bi aynaya baksak mı?

kendimi de dahil etmiyorsam namerdim, dediğim gibi. boşuna gelip de bana sen kimsin ki la muhabbeti yapmayın. işlemez.

buralarda kayser sozer, ördeklerindomatestabanfiyatlarınaetkisi, yerçekimli karanfil, recai pengül, 773 gibi sürüsüne bereket insanları görmüş biri olarak "neden bitti burası yeaaaa" demeyi kendim için haddim dışında görüyorum. sınırı çiziyorum. özeleştiri yapıyorum. tavsiye ederim.
16

hiv statümü paylaşmak zorunda değilim

safranlı pilav safranlı pilav
sike sike paylaşmak zorundasınız.

sadece partner için de değil, sağlık desteği aldığınız kurum çalışanları için nasıl bir tehlike olabileceğinizi (hiv +li) size örneklerle anlatmak isterdim ama bunu sizin gibi yarim akillilarla paylaşmak zorunda değilim.

otoimmun sistemin çöktüğünde de paylaşma bakalım.

ha bu arada kesinlikle tehlike yaratmayabilirsin ama insanların önlem almalarını sağlamak senin insani görevin.

boggibi slogan ayrıca.