şule çet

mortissaa mortissaa
#suleceticinadalet konusuna uzak ve sessiz kalan, şiddet cinayet ve tecavüz haberleri yakınında olmadığından bunları yok sayanlara ben de başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. belki bu ihtimallerin ne kadar yakınımızda olduğunu biraz olsun görürler diye. üniversiteyi yeni kazanmış, 18 yaşındaydım ve bulunduğum şehre taşınalı daha sadece birkaç hafta olmuştu. yeni üniversiteli heyecanı malum, garsonluk yapmaya başladım. çalıştığım kafede beni gözüne kestiren biri tarafından uzun süre rahatsız edildim. gizli numaradan aramalar, her seferinde farklı numaralardan gelen ege hanım sadece tanışmak istiyorum bir beklentim yok mesajları zamanla yerini eeh ne nazlandın be tarzı mesajlara bıraktı. reddedip engellemelerim "naz" olarak algılandı. bir süre sonra telefon, sosyal medya, arama ve mesajlar araba ile takip edilmem şeklinde değişti. burnumu çıkardığım an arkamda bitiyordu. yurttan çıktığım, yurda girdigim saatlere hakimdi. her seferinde farklı numaradan mesaj atıyordu. şuan şu kafedesin geç kalma. yurda erken git. bugün yalnızsın dikkat et. nerdesin odanın ışığı yanmıyor tarzında onlarca mesaj. defalarca engellemem, reddetmem asla caydırıcı olmadı. hep naz yapıyor peşinden koşturuyor gibi algılandı. şikayetçi olacağımı söylediğimde kuzenlerini ve dayısını saldı üzerime. birden birken beş oldular. cehalet, korktum ve bunun onu durduracağını düşündüm. 1 aya yakın asla sesi çıkmadı. 1 ay sonra telefonuma gelen mesaj şuydu. "ege hanım sen beni hafife aldın ama bil ki ben istersem bi kadını elde ederim. senin de yalnız yürüdüğün karanlık bi sokak, bi kuytu olur elbet, ben rahatım." yani diyor ki tecavüz etmek için uygun koşulları bekliyorum. bana bi şey olmaz ama sana yapacağım belli. bu mesajdan sonra bir süre yalnız dışarı çıkamadım. hatta zamanında başıma bir şey gelirse diye olayı kağıda döktüm ve kuzenime anlattım. sonra ne mi oldu, araya insan sokup tehdit etmek suretiyle çözdük olayı. şikayetçi olamadım çünkü yalnızdım. ve korkmuş. çünkü birken beş olan, beşken kaç olur diye korkutuldum. belki kıl payı "yalnız yürüdüğüm karanlık bir sokakta, bir kuytuda" bir sapığa istediğini zorla vermekten kurtuldum. belki vücut bütünlüğümü kıl payı korudum. biraz uzun oldu kusura bakmayın. ben bir şekilde belki şanslıydım. ama şule değildi. acı şekilde can verdi. şule yalnız öldü, başındaki leş kargalarını insandan saymazsak. 7. kattan atıldı ayakkabının çıkması normal değil mi dedi katilleri. kızınıza sahip çıksaydınız, zaten alkolluydu, ne işi var adamlarla orda dendi şule için. daha fazla uzatmak istemiyorum. bu yalnızca şulenin, kadınların değil bizim insanligimizin davasıdır. istediğimiz #şuleçetiçinadalet . insanlık için adalet. ibret için, katillerin pişkinliği için adalet.

lisede yapılan mallıklar

the bridge of khazad dum the bridge of khazad dum
ters harç takıp, insanları küçümsemektir. o kadar yalnız ve saçma bir tip idim ki... simsiyah bir canlı tepeden tırnağa. yahu bebek pudrasıyla suratımı bembeyaz yapardım. (o zamanlar fondöten ne bilmiyorum. gerçi hala bilmem. hahaha.) yahu sen boludasın, kime bu gotiklik?! caddede yürürdüm arkamdan ölü derlerdi. bir sürü haç almıştım. hepsini ters bağlardım. anti-christ'ım ya çünkü. hayır sırf dinlediğim metal gruplarından özentilik. jajdjsksks. ee tabi böyle isyankar birinin gidip de dost canlısı olması beklenmezdi. yanıma yaklaşanı terslerdim ve bundan çok keyif alırdım. neyin kafasıydı bilmem. bildiğim tek bir şey vardı; tam bir mal idim.
4

lisede yapılan mallıklar

thomas shelby thomas shelby
4 yıl boyunca üst üste onur köşesinde, örnek öğrenci olarak yer almak. örnek öğrencilik sıfatımı koruyayım diye, bir kez olsun gömleğimin yaka düğmesini açmadan, okul armasını dar ağacı gibi boynuma takmak. saçlarımı binbir gece dizisindeki şehrazat gibi gerdirerek at kuyruğu yapıp akşama kadar baş ağrısı çekmek. offf şu salaklığa bak, bir boka yaradı sanki kendini o kadar sıkman. firdevs yöreoğlu sesiyle; aptal!
10

ekrem imamoğlu destanı

galatadanuçtum galatadanuçtum
imamoğluna bir sey diyemiyorum.
milleti nasıl bir hale getirdilerse artık, kırk yıllık istanbulluyum, adını 3 ay önce duyduğum belediye başkan adayı, birşey yapmasına gerek kalmadan insanlığın kurtarıcısı gibi görülüyor.
siyaset mi değişti, biz mi değiştik ? atatürk yapmalar , destanlar falan. bir şeyin de bokunu çıkarmadan durun yahu. ölür müsünüz ?
2

sevgilisine mini etek giydirmeyen erkek

en azından bence öyle en azından bence öyle
"bunu giyebilir miyim aşkım hihihi" diye sorup olumsuz cevap alınca "çok tatlasaan" cevabı veren ve kız arkadaşlarına bunun havasını atan kızın sevgilisidir. değilse de ancak fikrini söyler zaten. giydirmemek ne oğlum 6 yaşından beri giyeceğim kıyafeti kendim seçebiliyorum çok şükür.
bir iki ay önce bir arkadaşı sevgilisi terk etti etek giyiyor diye. sonra barıştılar kız diyor ki ortada anlaştık sadece onunlayken etek giycem artık. birkaç gün sonra etekli gördüm sordum dedi ki "yanında değilken etek giydiğimi nereden bilecek ki" kız işin bugunu buldu ya lan.

beşiktaş taraftarı

clitor eastwood clitor eastwood
bir tanesi (bkz: ben) balkonda taşaklarını yaymış, soğuk limonatasını içmektedir.
bu kadar şeyapmayın olm, tebrik ederiz, nedir yani, oyun bu amk.
gönlünüzce sevinin, eğlenin, bu gece sizin geceniz.

seneye tekrar yarışırız. köpeeniz olsun lan kupa.
hile midir, hurda mıdır, çirkefe yatmış mısınızdır, helal midir, alın teri midir bilmem, sikimde bile değil. kupayı kime verdiklerine bakarım, tebriğimi ederim.
öpüyorum hepinizi, güzel eğlenin.

şule çet

clementine ın turuncusacları clementine ın turuncusacları
bugün ikinci davası görüldü ankara'da. ve yine karar çıkmadı!
10 temmuz'da 3. duruşması görülecek. bugün aklımızda kalan ise "siz de kızınıza sahip çıksaydınız." oldu.
gencecik kızımız katledildi, sahip bile çıkamıyoruz davasına. ülkede adalet adına ne kaldı. bir gün bir yerde ölümüzü bulduklarında zaten bakire değildi, zaten alkollü idi, zaten gülüyordu, sosyal medyasına bakın intihar eğilimli idi diye katilleri aklamak için ellerinden geleni yapacakları bir adalet var artık. yazıklar olsun. eğer bir allah var ise de belanızı versin.

küçükken heves edilen saçmalıklar

sweet child o mine sweet child o mine
büyükler masasında yemek yemek.

ne zaman kalabalık bir ortamda yemek yenecek olsa evin reyizleri ve hanımları masaya kurulur, biz çocuklar ise kenarda bir yerde kurulan sofraya atılırdık. ben nasıl özenirdim o masada yemek yemeye anlatamam. yaşıtlarımı reddeder büyüklerle takılmak isterdim. arada da başarılı olurdum, yer kapardım bir şekilde.

şimdi ise büyükler masasına mahkumum ve burası çok sıkıcı, kurtarın beni.

kendi kendine konuşmak

antreneur antreneur
daha kötü versiyonu için bakınız ben...
elbiselerimle konuşuyorum.
"seni henüz giyemem, hava soğuk."
"hiç bana bakma öyle, yarın rahat değil şık görünmek istiyorum, sen olmazsın."
"biliyorsun seninle ilişkimiz uzun süreli değildi, zaten hiç bir zaman çok sevemedim seni, bir hevesti bitti, anlıyor musun?"
" aaa sen burada mıydın? gel hadi gel."
"ayyy ben de seni çok özledim, 20 yıllık gri şortum, evet yine yaz geldi, ben de seni seviyorum..."

sözlük yazarlarının söylemek istedikleri

badass badass
şu genel bir mesaj olarak şurada dursun.

sevgili yazarlar, babalar, cinsiyetim yazdıklarımdan anlaşılıyordur-anlaşılamıyordur bilemiyorum fakat ben erkeğim. bunu hiç gizlemeye ya da aksi yönde bir durum iddia etmeye yönelik bir şey yazdığımı da düşünmüyorum. allah aşkına kadın sanıp mesaj kutuma kayızlamayın, yürümeye vakit ayırmayın. boşuna vakit kaybediyorsunuz yemin ediyorum, daha verimli harcayın vaktinizi. şu giriyi de gördükten sonra da kadın sanıp yürüyen olursa ne diyeyim bilmiyorum.