sosyal soğuma

azureel azureel
bugün hacker news'te socialcooling diye bir siteye denk geldim. adresi şu;

www.socialcooling.com

başta sosyal medya olmak üzere, spordan sağlığa, ekonomiden gıdaya her sektörün hatta devletlerin yoğun veri analizi yaptığı, tabir caizse "veri ile dönen" günümüz dünyasında insanlığın davranışlarının nasıl etkilendiğini felsefi açıdan incelemişler. argümanlarını da tamamen kaynaklara dayandırarak, delillendirerek açıklamışlar.

sitedeki metinleri türkçeye çevirdim, "çn" ile de çevirmenin notu kısmında kendi görüşlerimi ve ara bilgilerimi ilettim. farkındalık yaratması dileği ile burada da paylaşmak istiyorum.

"
- nasıl ki petrol küresel ısınmaya yol açıyor ise veri de sosyal soğumaya yol açıyor.

- eğer izlendiğinizi düşünüyorsanız, davranışlarınızı değiştirirsiniz. büyük veri, bu süreci aşırı hızlandırıyor.

- bu durum, sizin risk alma isteğinizi limitleyebilir veya ifade özgürlüğünüzü kullanmanızı engelleyebilir. uzun vadede, bu "soğuma etkileri" tüm toplumu sakinleştiren bir hale gelebilir.

- sistem şöyle çalışıyor;
1. veriniz, binlerce farklı skora dönüştürülüyor.
(çn: yapılan kredi kartı harcaması, sosyal medya paylaşımı, harita konumu tarihçesi, beğenilen tivit veya feysbuk gönderisi, sağlık uygulaması, sesli mesajlarınız, e postalarınız, anlık mesajlaşma yazışmalarınız ve daha birçok şey.)
veri simsarları, sizin verinizi, haklarında daha fazla şey bildikleri insanlar ile kıyaslar. örüntüleri kıyaslayarak, sizin kendi hakkınızda açık etmediğiniz binlerce detayın olasılıklarını tahmin etmeye çalışırlar. aşağıdakiler gerçek örneklerdir;
- din
- tecavüz kurbanı
- diyete hevesli
- bahçıvanlığa meraklı
- çevrim içi arkadaş sayısı
- gerçek arkadaş sayısı
- iq
- siyasi görüş
- kürtaj oldu mu?
- avanaklık
- dışarı yansıttığı cinsel kimliği
- gerçek cinsel kimliği
- seyahat ederken mecmua okuyor mu
- seyahat ederken kitap mı okuyor
- bebek yapmayı planlıyor
- iletişim cihazı tercihi
- ev alma planı mı var
- nevrotik mi
- açıklık
- doğum tarihi
- modayı takip ediyor mu
- ebeveynleri 21 yaşından önce boşanmış
- ekonomik istikrar
- potansiyel mirasçı
- dışa dönük
- anlayışlı
- evini hangi yıl inşa etti
- evde sigara içiyor
- yaşlı bakımına ihtiyacı var
- şeker hastası
- bağımlılığa yatkın
- fiziksel zaafiyet
- silah sahibi
- çocukları evden göndermiş aile
- eğitim durumu
- maraton koşabiliyor
- elvis hayranı

2. insanlar bu dijital itibarlarının, imkanlarını kısıtlayabileceklerini fark etmeye başladılar. üstelik bu algoritmalar genellikle taraflıdır ve kötü veri ile (çn: sadece kötü veri seti ile değil, ayrıca kötü analist eliyle de) hazırlanmıştır. haberlerden alıntılar ile örnekler sunalım;

- eğer verilerinize göre, çok da pozitif bir insan değilseniz, hayalinizdeki işi alamayabilirsiniz.
- eğer kadınsanız, daha yüksek ücret veren iş fırsatlarını daha az görebilirsiniz.
- eğer sosyal medyada kötü arkadaşlara sahipseniz, krediniz için daha fazla ödeme yapmanız gerekebilir.
- tinder'ın algoritmaları, eğer siz çekici değilseniz size çekici insanları göstermeyebilir.
- cambridge analytica, tüm abd vatandaşlarının psikolojik profillerini çıkarttı ve onları oy vermemeye ikna etmek için çalışma yaptı. (çn: ca çalışması ile birçok işlem yapıldı ama genel olarak yapılan nabza göre şerbet vermekti. örneğin trump'a oy vermesi ihtimali olan dindar seçmeni "din elden gidiyor" tarzı gazlama ile sandığa yönlendirdi. hillary'ye oy verecek seçmenlerden üşengeç olanları "seçim garanti yea, hillary kesin kazanıyo, raad olun, sandığa gitmeseniz de olur" diye sandıktan soğuttu. veya hillary'nin şahin politiklarından rahatsız demokratlara "hillary de en az trump kadar kötü, protesto edip sandığa gitmesek ne iyi olur" tarzı soğutma taktikleri uyguladı. başarılı da oldu.)
- eğer aldığınız ürünleri sık sık iade ediyorsanız, bu sizin aleyhinize kullanılabilir.
- sosyal medyada paylaştığınız görseller, vergi incelemesine tabii tutulmanıza yol açabilir.
- sağlık sigorta şirketiniz, sizin hayat tarzınız hakkınızda özel ve şahsi bilgileri tutabilir.

3. insanlar daha iyi skorlar elde edebilmek için davranışlarını değiştiriyor. bunun iyi ve kötü yanları var.

(çn: şahsi olarak ben uzun yıllar kredi kartı kullanmadım, sadece ve sadece nakit ile alışeriş yaptım. anonim olmak iyi güzel de; yalnız bunun şöyle bir yan etkisi oldu; kredi kartına ihtiyacım olduğunda banka bana sadece 1000 tl'lik kart verdi... çünkü hayatımda hiç kredi kartı kullanmadığım için sicilim boştu, yüksek riskliydim. sonra biraz araştırma yapınca, ileride potansiyel olarak ev veya otomobil satın alırken kullanmak üzere kredi skoru elde edebilmek için düzenli kredi kartı kullanıp, düzenli ödemeler yapmak gerektiğini öğrendim. bu sayede kredi kartı kullanmaya başladım, normalde nakit alacağım yemeği, param olmasına rağmen kartla ödemeye başladım. evet, bankam şu an benim ne yeyip ne içtiğimi, nerede vakit geçirdiğimi her şeyimi biliyor. sürüye ben de katıldım.)

- "sosyal soğuma" terimi, itibar puanı bazlı bir ekonomide yaşamanın uzun vadeli olumsuz etkisini tanımlamakta kullanılıyor. bu yan etkiler;

1. konformist bir kültür: siz hiç önünüze gelen bir link'e tıklamaktan çekindiniz mi? site ziyaretinizin kaydedileceği ve sicilinizde kötü gözükebileceğini düşündüğünüz oldu mu? her gün daha çok insan böyle düşünüyor ve kendilerine kişisel sansür uyguluyorlar.

2. riskten kaçınma kültürü: new york'taki doktorlara "puan" verilmeye başlandığında beklenmedik bir sonuçla karşılaşılmış. ilerlemiş kanser vakalarına yardımcı olan doktorlarda, hastaları daha yüksek oranda öldüğü için, düşük puanlar oluşmaya başlamış. ciddi durumu olan hastalara yardımcı olmayan doktorlar ise, tam tersi şekilde yüksek skorla ödüllendirilir olmuş (sadece kolay hastalara baktıkları ve ölüm oranları daha düşük olduğu için). puanlama sistemleri bu şekilde istenmeyen teşviklere yol açabiliyor ve bürokratik avantajlara başvurma baskısı yaratıyor.

3. sosyal katılık (çn: rijitlik): dijital itibar sistemleri imkanlarımızı kısıtlıyor ve adaletsizliğe karşı protestoya katılma isteğimizi azaltıyor. çin'de her yetişkin vatandaş, devlet zoru ile bir "sosyal kredi skoru" alıyor. bu, onların ne kadar uslu durduklarının bir emaresi ve suç geçmişlerine, sosyal medyada söylediklerine, ne satın aldıklarına ve hatta arkadaşlarının puanlarına bağlı olarak belirleniyor. eğer düşük bir skorunuz var ise kamu kuruluşunda işe giremiyor, vize alamıyor, ucuz krediye ulaşamıyor hatta çevrimiçi arkadaşlık sitelerinden kimse ile tanışamıyorsunuz. sosyal baskı, en güçlü ve en göze batmayan kontrol yöntemidir.

- zaafiyetlerimiz haritalandıkça, çok daha şeffaf hale geliyoruz. bu da özsansür uygulamanın ve riskten kaçınmanın yeni normal olduğu bir toplum yaratıyor. evet eskiden de kredi notumuz vardı ama bugünkü ölçek tamamen yeni ve akıl almaz bir otomasyon, entegrasyon ve erişilebilirlik içeriyor.

- büyük felsefi soru: daha "uslu" ama daha az insan mı oluyoruz? gözetlemenin ana iş modeli olduğu bir dünyada "özgür" olmak ne demek?
- büyük ekonomik soru: yaratıcı ekonomimizin altını mı oyuyoruz? yaratıcı bir ekonomide farklı olma cüreti gösteren insanlar en büyük kaynağımızdır.
- büyük toplumsal soru: toplum olarak bizim evrim geçirebilme kabiliyetimizi bu durum etkileyecek mi? dünün toplumsal eşitlik için savaşan azınlıkları (örn: abd'de mlk öncülüğündeki siyahiler) bugün kabul edilmiş haklı davalar olarak norm görülmektedir. peki bugün, yeni "aykırı" azınlık görüşleri bu ortamda yeşerebilir mi?

çözüm nedir?
- bu problemi, küresel ısınma ile kıyaslamalıyız.
- sosyal soğuma göze çarpmaz. sosyal çevremizin kirlenmesi çoğu insan için görünmezdir, tıpkı hava kirliliğinin ilk başlarda görülemediği gibi.
- sosyal soğuma karmaşıktır. politikacılar, bireyler, girişimciler ya da bilim insanları kendi başlarına çözemezler.
- bu konuda toplumsal farkındalık hala çok düşük.
- petrol (çn: fosil yakıtların) yarattığı sorunları gündeme almak 40 yıl sürdü, ve 80 senede ancak bugün olduğumuz yere gelebildik (bkz: paris anlaşması)
- petrol ve küresel ısınma ile ilgili problemler 1900'lerin başında başladı ama farkındalık sıfırdı, 1930'da ilk bilim insanları bu konuda tezler sunmaya başladı, 1950'lerden sonra biraz farkındalık oluştu ve 1972'de roma raporu yayınlandı. 2004'te inconvenient truth filmi çıkmıştı artık farkındalık artıyordu keza reddedenler de. 2015 paris anlaşması ile sonunda bir şeyler yapmaya başladık diyebiliyoruz. 2036'da dünya ısısı +2 derece santigrat artmış olacak ve 2050'de nerede olacağımızı bilemiyoruz.
- veri ile sosyal soğuma arasındaki ilişki 1950'lerde başladı, 1975'te faucault bu konuda ilk teorileri ortaya attı, 1995'de gilles deleuze'in "arzu" kavramı ile ilgili ifadeleri not edilmelidir (çn: deleuze ile ilgili kısımları doğru aktaramamış olabilirim, bilenler düzeltmelerini iletirse sevinirim). 2013'te edward snowden'in abd'nin nsa eliyle yaptığı casusluk faaliyetlerini açık ettikten sonra biraz farkındalık oluşmaya başladı. ama hala toplum büyük ölçüde konunun farkında değil. (çn: daha geçen gün bizzat burada "laptop kamerasını bantlayan insan" hakkında yazdıklarıma göz atabilirsiniz (bkz: #18072136 ). keza aynı konuda dalga geçenler de var. ülkedeki en teknolojik okuryazar insan profili arasında yer alan sözlük üyeleri olarak bizlerin bile farkındalığı, bu konuda beklenen seviyede değil diye düşünüyorum).

- önümüzdeki 10 yılda, daha olgunlaşmış ve incelikli bir veri ve mahremiyet algısı yaymamız gerekiyor.

- veri yeni altın değil, veri yeni petroldür. ve sosyal çevremize zarar veriyor.

- "kusursuz olma" baskısı arttıkça, esas mahremiyetin ne olduğunu anlayacağız.
- mahremiyet, kusurlu olma hakkıdır.
- hala affedebilir veya unutabilir miyiz?
- algoritmalar her hareketimizi yargılarken, hata yapma hakkımızı korumalıyız.
- her şey büyük veri olarak hatırlandığında, hatalarımızın unutulması hakkına sahip olmalıyız.
- veri ile işleyen günümüz dünyasında, mahremiyet insan olma hakkıdır.
"

kaynaklar için siteyi ziyaret edebilirsiniz.

www.socialcooling.com
8

her vaka hasta değildir

bitli piyade bitli piyade
fahrettin koca'nın bugünkü yaptığı açıklama sırasında sarf ettiği cümle. yani rakamları gizlediklerini bir anlamda itiraf etmiş oluyor. sadece "semptomatik hastalar" tabloda var, asemptomatikler tabloda yok. bunu ancak 3. kez sorulduğunda açıkça söyledi. ama 3 kez sorulmasına rağmen "asemptomatik hasta" sayısını hala bilmiyoruz.
twitter.com

yazarları bugün mutlu eden şeyler

mirelegan mirelegan
yarın ilk maaşımı alacağım. 1 aydır deliler gibi çalışıyorum ve yarın ilk maaşımı alıyorummm :)
bir şey diyim mi efsane huzurluyum çünkü gerçekten insanın kendi parasını kendisi kazanmak gibisi yokmuş :))
kardeşlerime ufak harçlıklar vereceğim için sabırsızlanıyorum :)

masumlar apartmanı

selosa selosa
bu diziye göre içki içenler alkolik, bekarlar işi uzatmadan evlenmeli, kadın ve erkek yalnız kalmışlarsa kesin seks yapmışlardır.

başrol kızı sürekli uzun etekler, en iyi ihtimalle kapalı yaka tişörtlerle giydirmeler. kız kaza yaptık diyor dedesi ne işin vardı adamla diyor, iyi misin diye soran yok. sanki tüm dizi inciyle han sevişmesin diye olay çıkartıp duruyor, müdahale etmezlerse her an sevişebilirler ve han alkolik olabilir.

bu gibi örneklerle trt 1 zihniyeti sebebiyle iki bölüm sonrasında izlemeyi düşünmüyorum bu diziyi.

poğaça

böyle buyurdu kontes böyle buyurdu kontes
yaklaşık 2 gün gecirecegim ülkede aç kalmamak adına bütün gün fellik fellik tarif ve kabarması için metod aradığım şey. bazen gerçekten sınırlarımı sonuna kadar zorluyormuşum da,üst level'e atlıyormuşum gibi bir his duyuyorum hamur yoğurduğumda. en son 5,5 yıl önce yapmış olmalıyım afshsfafgs. hatırladığım kadarıyla karbonat ve malzemelerin oda sıcaklığında olması başarıya götürüyor. en azından ben böyle gözlemledim.

kıps xd
5

29 eylül 2020 trump biden düollosu

nautilus nautilus
horoz gibi birbirlerine dalıyorlar. trump hiç bir mantıklı şey söylemiyor. sadece hamasi laf makinası.

trump "joe ya kalsa covid19 dan daha çok insan ölürdü". " ben bilmemne şirketiyle görüştüm"

lan trump "joe akıllı değilsin, sınıfın (lise) en kötüsüydün" falan demeye başladı. adam efsane.

kim daha iyi golf oynuyor tartışması çıktı.

trump ceketinin iç cebinen maske çıkardı " aha da bak, benim maskem var, joe nun yok bak" dedi. bayrampaşa da polis in maske kontrolü yaptığı çekimlere döndü.

bu trump ın müptelası olmaya başladım. "çin vebası" diyor. ülkeyi çin vebasından kapatırsanız insanlar boşanıyor, alkolik oluyorlar, uyuşturucu müptelası oluyorlar" dedi.

trump "futbolu ben başlattım" dedi. bakalım "süleyman demirel üniversitesi ni ben açtım" diyecek mi?

bu biden, trump la başa çıkamaz. biden doğru dürüst, insan gibi konuşmaya çalışıyor.

soru "2016 ve 2017 yılında ne kadar vergi ödediniz?" trump " milyonlarca dolar" soru "peki bu 250 dolarlık makbuz ne?" trump "bu ağır vergileri obama koydu". adamın rakibi tek bence.

biden "kurumlar vergisini %21 den %28 e çıkartacağım.
trump "o zaman başkan yardımcısıyken yapsaydın"
biden "benden sonra siz vergiyi düşürdünüz"
trump "bak iyi yapmışım"

trump, biden in oğluna dalmaya başladı. "moskova belediye başkanı niye oğluna 3,5 milyon dolar verdi" diye sordu. biden "bu yalan" dedi.

biden, trump a "soytarı" dedi. bakalım "p**t" diyecek mi?

konu ırk ayrımcılığı. trump "bugün şerif geldi trump a oy vereceğim dedi". trump, beyaz saray da şerif toplantılarına başlayacak sanırım.

trump ırk ayrımcılığı konusunda obama-biden ı suçladı. lan oğlum obama zenciydi. adam efsane.
moderatör: etnik hassasiyet eğitimini neden sonlandırdınız?
trump: çünkü ırkçıydı.

platin saçlı prens biden ı bitirdi moderatörle uğraşıyor. sırada kameraman var herhalde.

biden konuyu trump-putin ilişkisine getirdi. trump hiç durmadan konuşuyor. 1970 de trt radyosunda maç anlatan spikerler gibi.

trump "biden, senin oğlun 10 yıl iş bulamadı"

başkan adayımız trump tek, biden, moderatör, kameraman, ışıkçı, sesçi birlikte.

konu amerika daki orman yangınları ıklim değişikliği.
moderatör " bu konuda ne yapıyorsunuz?"
trump "yanan kütükleri temizliyoruz" "elektrikli araçları getirirseniz insanlar araba alamaz. arabalar o kadar pahalı ki"
trump bir milyar ağaç dikecekmiş, biz de dört milyar dikmiştik sanırım.

biden "trump, sen kasırganın üzerine nükleer bomba atmalıyız demiştin" dedi. bunu dedi mi ya, bilen varsa yazsın.

seçim güvenliği konuşuyorlar. koskoca amerika ya bak. gidin oy çuvalları üzerinde uyuyun.

trump "seçimi kazandım, bayan clinton bana darbe yapmaya kalktı" "demokrat mahallelere fazla oy pusulası gönderecekler" "konu mühürsüz pusulalara geldi (mühürsüz değil ama bunun gibi bir şey)" "çöpten (nehirden) pusula çıktı".

eksik, gedik, hafif hatalı abartılı anlatımlarım için affola!
2

masumlar apartmanı

hasobittur hasobittur
dedenin ilişkiye tepkisi eleştiriliyor ama bunlar türkiye gerçekleri. trt eleştirilecekse meyhaneye gidiyoruz denilip hiç içki olmayan masalardan eleştirilmeli.

kendi aileniz böyle şeylere karışmamış olabilir. özellikle z kuşağı iseniz haklısınız ama y kuşağı ve daha öncesinde öyle sevgili olup göze sokmak falan gayet tepki çeken şeylerdi. şaşırmayın. daha dün 32 yaşında arkadaşım, sevgilisiyle aynı evde kaldı diye güya modern olan anne-babasıyla kavga etti. sanıyorlar ki kızı o yaşına kadar kimse ile sevişmedi. bunu bile açık açık sordular ve kız yalan söylemek zorunda kaldı. ailesiyle tanışsanız çok modern ve her şeye açık bi aile dersiniz ancak alakası yok. zihinlerde bu tip tabular yeni yeni kırılıyor.
2