suriyeliler

2 /
gabriel cash gabriel cash
birisi bizim şirkette çalışıyor. şirketteki en çalışkan ve efendi insan. keşke herkes öyle olsa diye içimden geçirmiyor değilim.

ama bir de şu yönü var ki; 900 tl maaş+ssk+yol+yemek şartlarıyla temizlik işçisi bulamadık. en son suriyeli vatandaşlara yönelik mecburiyetten. adam şartları beğenmedi lan. yatacak yer bile ayarlanacaktı oysa.
voiceofloneliness voiceofloneliness
mahallelerin üzerine hava bombardımanı yapılan, kimin adına çalıştığı belli olmayan çetelerin önlerine geleni öldürdüğü bir yerden çoluk çocuk canlarını kurtarmak için kaçmış insanlar. insan lan bunlar şerefsizler.
yorumlara bakıyorum hepsi alçakça haince.
yok şöyle yapmış yok böyle yapmış.
tabi biz dört dörtlük bir milletiz ya amk. bizim gazetelerimizde 3. sayfa haberleri diye birşey yok zaten. karısını baltayla doğrayan dede, annelerini öldüren kızlar, 4 yaşındaki kızı bıçaklayıp benzinle yakan piç bizim memleketin vatandaşı değil.
ha bir de bizim genlerimizden gelen böyle dillere destan bir misafirperverliğimiz, zayıfa arka çıkmak gibi huylarımız vardı. noldu lan. gen havuzumuza mı pisledi birileri. ne bu öfke ne bu nefret. sokakta orda burda en az sizin gördüğünüz kadar ben de görüyorum bu insanları. en az diyorum çünkü bulunduğum şehir en çok suriyeli mülteci alan şehirlerden birisi.
bir tane problemliye denk gelmedim. hepsi mülayim kendi hallerinde insanlar. hatta suriyeli olmayanlarla göz teması kuramayacak kadar dışarıya kapalılar. kendi aralarında konuşuyorlar.
çocukları üç beş kuruş para toplamak için kurulan halk pazarında el arabalarıyla taşıyıcılık yapıyor. hiç ihtiyacım olmasa da çağırıyorum 3 kuruş yardımımız dokunsun diye. bir saat peşimden geziyorlar ve tek kelime etmiyorlar.
ne kadar para verirsen sormadan etmeden gülümseyip cebe atıyor ve gidiyorlar.
hepsi ekmeğinin derdinde.
sigortasız üç kuruş paraya canla başla çalışıyorlar.
markette, balıkçıda, lokantada, tamircide bizimkilerin burun kıvırdıkları herşeyi yapıyorlar.

okumuş tahsilli olanlarına da denk geldim.
görmüş geçirmiş düşünen bilen insanlar. buradaki üniversitede ingilizce, fransızca, arapça vb dillerde okutman olarak göreve başlamışlar.
koridorda bahçede nerede görürseniz görün selam verir hal hatır sorarlar.
hocam tercümede bir yere takıldım diyin emrinizdeyim ne zaman isterseniz getirin bakalım derler.
ayrıca bilmek lazım bunlar militarist insanlar olmadıklarından burdalar. kendi hallerinde yaşıyorlar.
esed'e kızgınlar çünkü olaylar ilk başladığında insanların onur ve şerefini ayaklar altına alacak bir tepki vermiş. basit bazı haklarla olayı kontrol altına alabilirmiş. halbuki kendisi ne yapmış. bir duvara kendisi aleyhine yazı yazan çocukları bir sabah erkenden toplatmış. aileler gelip çocuklarını istediğinde subay bunlardan ümidinizi kesin gidin yeni çocuklar yapın, eğer beceremezseniz karılarınızı gönderin biz yaparız demiş.
suriye'de nasıl bir baskı olduğunun empatisini kurmaktan aciz misiniz? kaderin bir gün sizi de aynı duruma düşürmeyeceğinin garantisi var mı?
mgun mgun
kod adı: tavşanlar!

mnakoyim bu nasıl bir üremedir lan... canları sıkıldıkça ürüyorlar bunlar!

nüfus patlayacak lan kaçın!

götler!
zagorr zagorr
artık her yerdedirler.özellikle hastanelerde ve bilhassa kadın doğum bölümünde ellerini tutan bir kız çocuğu ve düz renkli bir bluz üzerine giydiği ve hamileliğinin sonlarına geldiği kapanmayan yeleğinden belli olan suriyeli kadınlar her yerde.dışarıda kaçak sigarasını yakmış bekleyen eşleriyle birlikte.
sogukkahve sogukkahve
hükümetin kendileriyle ilgili politikası suriye'de bombayla öleceklerine türkiye'de açlıktan, sefaletten ölsünler; ölmeyenler de sürünsünlerdir.
ferrarisini satan köylü ferrarisini satan köylü
belki hırsızlar belki değiller
belki onlar sadece vatan haini, belki sadece savaştan kaçan insanlar
belki açlar belki değiller
belki senin işsiz kalmanın sebebi onlar, belkide sen
belki acımalıyız, belki de umursamamalıyız

ancak bir şey var ki ben yerde yatan o masum çocukları görünce belkilerden sıyrılıyorum.

umarım sizde sıyrılırsınız.
mitokandri mitokandri
bunların sınırdan geçişini bizzat gözlerimle gördüm çocukların kadınların durumu eyvallah bildiğin insanlık dramı kimi erzak getirmiş yanında kimi kıyafet kimi düğün fotoğraflarını. ışid belasının kadınları savaş ganimeti gibi görüp tecavüz etmesi felan vatanını terketme sebebi olabilir hele ki karşı koyamıyorsan. ama gel gör ki batının en nadide şehirlerinde 10-15 kişilik yetişkin erkek gruplarını görünce diyorsun ki bunların ne işi var burada amına koyduklarım mafya gibi dolanıyor kendi öz yurdumda. ya esadçı olursun ya muhalif bunun hiçbir önemi yok ama inandığın değerler uğruna savaşacak kadar erkek değilsen nefes almak bile haram sana.
edit: bu götler yüzünden antep osmaniye urfa gibi illerimizde kiralar tavan yaptı.
dionysos dionysos
lan ben önceden iyi insandım ama neyse.

uzun'un dediğine göre iki milyon tanesine kucak açmış kendisi. sen mi açtın, yoksa halkın başına mı saldın?

anadolu'ya gitmiyor yalnız bunlar, büyük şehirlere geliyorlar. çomardan çok çomar olmuşlar. geçenlerde zabıtalar yakalıyor, birinin çorabından yirmi küsür bin lira çıkmış. nerden baksan iyi para cidden.

savaşı sevmiyorum ve kimsenin keyfi olarak buralara geldiğini düşünmüyorum ama halk cidden rahatsız. bakın bizim geçinemeyen dilencilerimiz var! adamlar kadrolu oldu artık; kürtler çalıştırıyor bir de bunları.

bir göktaşı diyorum; sağlam şöyle, 20-25 kilometre çapında. ben nereye gideceğimi biliyorum; peki ya siz?
yanlış tabakada ortaya çıkan fosil yanlış tabakada ortaya çıkan fosil
neredeyse girilerin tamamında acınası halde oldukları yazılmış. doğrudur gelenlerden yiyecek ekmeği, başını sokacak bir çatısı olmayanlar var.

ancak sanılmasın ki suriye'den gelenlerin hepsi fakir, aç, acınası haldeki kadın ve çocuklar. eğer yolunuz gaziantep civarına düşerse gelenlere acıma duygunuzun uçup gitmesine garanti gözü ile bakabilirsiniz. türkiye'de olmayan lüks suriye plakalı araçlar otobanlarda cirit atar. şehir merkezinde sadece arapların sahibi olduğu dükkanların olduğu sokaklar var. senin yanından geçmeye paranın yetmeyeceği mekanlarda her gün takılanları var.

sığınma kampına gittiğin zaman yığınla çöpe atılmış yiyecekleri, ekmekleri gördükten sonra savaş cehenneminden kaçıp gelen bu kitleye eskisi gibi bakamıyorsun artık. senin ülkende senden daha rahat dolaşıp, senin yapamadıklarını rahatça yapıyorlar çünkü.

düzenleme: imla
mcsoul mcsoul
2 milyon insan gelmiş arkadaş 2 milyon. yani inanılmaz bir rakam. bu kadar kalabalık bir grubun içerisinde her tip insan olur. fakiri de zengini de, hırlısı da hırsızı da, genci, çocuğu, yaşlısı da, kadını da erkeği de, iti de kopuğu da her şeyi... herkes kendi gördüğü duyduğu kadarı ile değerlendiriyor. ben mesela artık çok sık yollarda, ışıklarda cam silmeye çalışanlarına, dilenenlerine rastlıyorum. bu olay bitmişti şehirlerimizde, kurtulduk sanıyorduk bu terörden ama tekrar başladı. şimdi devletin aldığı bir kararla bizi bunlarla yaşamaya mecbur bırakmasına ne hakkı var? kim ister hayatına böyle etkileri olsun, oy veren-vermeyen?

diyorlar ki yanı başımızda bir savaş var ve biz buna kayıtsız kalamazdık. e kardeşim o savaşı sen körükledin. bu noktaya sen getirdin. yani şimdi o 2 milyon insan bu olaylardan önceki esed rejimi altında şu andakinden daha mı kötü koşullarda yaşıyorlardı?
engine engine
suriyeliler türkiye'nin her köşesinde var.türk insanının duygularıyla oynamayı da iyi biliyorlar.gerçekten mazlum olanlar savaştan kaçıp,zorla evlerini terk edenlere hiç bir sözüm yok.geçen gün bir çocuk camide namaz bittikten sonra bağırmaya başladı.çocuk camide dileniyodu.dini istismar etmeyi iyi biliyorlar.türk öğrencileri üniversitelere girmek için o kadar sınava girerken onlar istediği üniversiteye sınavsız girebiliyor.market soyanlarımı ararsın,polisle kavga edeninimi.bir diğer sıkıntıda şu peki suriyede iç savaş bittiğinde ne olucak?
gerçekleşen hayallerine sevinemeyen şizofren gerçekleşen hayallerine sevinemeyen şizofren
birine kardeşimsin demek için illaki ölmesi mi gerekiyor hoş öldüklerinde de bazen kardeşimsin diyemiyoruz aslında.
hatırlarsınız belki yunanistanlı alexandros grigoropoulosu polis kurşunuyla öldürülmüştü. türkiye'den muazzam bir slogan yükseldi o dönemde;
kardeşimsin alexis diye.
aradan beş sene geçti tabii bu arada dünyanın bir çok yerinde çocuklar devlet eliyle katledildi ama türkiye de öyle bir katliam yapıldı ki yunanistan halkı alexis sloganın ne kadar doğru olduğunu bize hatırlattı.
kardeşimsin berkin sesi çınlattı kulakları.
beş, on dakika önce bir videoya denk geldim suriyeli ibrahim yıktı geçti beni.
sadece kardeşimsin ibrahim diyebildim.

ankaragucumegitti ankaragucumegitti
ülkenin her yerine dağılmalarına engel olmamız gerekirdi diye düşündüğüm insanlar. tamam ülkeleri karışık, her türlü desteği verelim, koruyalım, kollayalım ama gelip ankara'da da dilencilik yaptırmayalım, milletin bacağına sarılıp para istemelerine müsaade etmeyelim. çadırkentler yaptınız ne güzel. oralardan çıkmalarına izin vermeyin!
2 /