takvim

1 /
sicilium sicilium
türkiyenin şok, bulvar gibi gazetelerinden sonra en boş gazetesi. özellikle orta sayfasındaki komik haberleriyle sabah şerifleriniz hayırlı olsun der bir nevi. gülümsetir sizleri özellikle bugünkü ingilizce'den türkçe'ye çevrimleri...
chete chete
geçmişin değerli gazetelerinden bir tanesi, güneş, günaydın, tercüman gibi. bir afazileştirme yöntemi olarak değerli bir varlığı paçavra etmek için kullanılmış nicesinden biri.
grasp grasp
fenerbahçe'ye her gün yeni bir futbolcu transfer eden ve kazara birini tutturursa ertesi gün önce takvim söylemişti diye manşet yapan gazete.
sezenehir sezenehir
sezen aksu'nun yaprak dökümü dizisinin albümü için yaptığı şarkı..
bir dizi için çok fazla bir şarkı.. yaşanmışlık kokuyor..

yıllar mı hızlandı yoksa
ne çabuk geçiyor upuzun günler geceler
daha dün gibi derler ya hani
meğer herkes kurarmış böyle cümleler

vakit geçmek bilmezdi oysa
hangi ara koptu yaprak yaprak takvimler
akarken birikti derler ya
kasam boş kalbim kırık elde yine hüzünler

pişman çok pişmanım esasen
ama çok korkuyorum ya reddedersen
gururdan mı nedendir artık
e sen gel kendini alt edersen

evimi ocağımı yuvamın sıcağını
yarimin kucağını bıraktım
her günahın tadına dünyanın batağına
batacağım kadar battım

meğer herkes tanışıyormuş
bir gün mutlaka gerçeğin ta kendisiyle
insan buna da alışıyormuş
insan dayanıyormuş bütün gücüyle..
poppy poppy
bizi bizden alan bir sezen aksu şarkısı...

hayatı kötü yaşamış, hatta adeta çarçur etmiş ama sonunda herşeyin farkına varmış tüm pişmanlar için gelsin bu şarkımız...

şerefe!
bimekan bimekan
bir diziye yapılmış olmasına rağmen dibine kadar samimi.
hani sezen sen bunu diziye yapmamışsın da diziye uydurmuşsun gibi diyesi geliyor insanın.
hem sezen o saatte avrupa yakası izliyor, yaprak dökümü'nü nereden bilip de şarkı yapacak.

"pişman çok pişmanım esasen..."

hayır hayır sadece bir dizi için çok fazla bu şarkı.
bimekan bimekan
ferhat göçer'in o olabildiğince "ruhsuz" yorumuyla bile yeterince iç kanatmış şarkıyken, sezen'in sesini -hiç çekinmeden, utanmadan- şarkıya katmasıyla iç kanatmaktan da geçmiş, insanı perperişan hale sokmuş şarkıdır.
23 haziran 2008'de, konserlerde şarkıyı söyleme görevini edinmiş mustafa ceceli'nin hastalığı sebebiyle, şarkı sezen'e yar olmuştur da ne güzel olmuştur. melodi girer girmez başlayan alkış ve sonrasında sezen'in kelimeleri, sezen'in sesinden, "yıllar mı hızlandı yoksa..." diye...
arkada nurcan, eda şarkıya eşlik ediyorlar, hayır hayır mikrofonla değil, kendi kendilerine, biz duymuyoruz, ağız hareketlerini görüyoruz sadece...
sezen bağırıyor, "pişman çok pişmanım esasen" diye, sezen bağırıyor, "evimi ocağımı, yuvamın sıcağını, yarimin kucağını bıraktım" diye...
"bir tek ana evindeymiş rahat" diyen sezen, "yuvasının sıcağını" bırakmaktan şikayetçi bağırıyor, "her günahın tadına, dünyanın batağına, batacağım kadar battım..."

evet evet, ceceli de çok güzel söylüyor.
evet, evet, ferhat göçer bile güzel söylüyor.

ama bilenler ne şanslı, bu şarkıyı en güzel sezen söylüyor.

"pişman çok pişmanım esasen..."
neytiri neytiri
zaman belirtgeci. belirtgeç güzel sözcükmüş şimdi aklıma geldi de. ama zaman sanki herkes için aynı aksa da takvim herkes için aynı işlemez. bir babaya göre aybaşıdır takvimin ekseni, bir öğrenciye göre sınav zamanları, ev hanımlarına göre pazara gidecekleri gün... benim için dünden itibaren başlayan bir aylık sınavsız bir süre mükemmel, babam için ayın dördünün takriben bir hafta güzel.. onun için sadece hafta sonları güzel, öbürü için yeni yıldan sonraki her an güzel. zamanın güzelliğine görei niteliğine göre kafada uydurulan bir şey işte bu. takvim aynı tarihi gösterse de bakıldığından her yerde, herkesin aklında kendi takvimi var.
falasquil falasquil
yıl oldu şarkıyı ferhat göçerden dinleyeli ama hala dur bi açayım şunu dediğiniz andan bitene kadar tüyler diken diken dinliyorsunuz şarkıyı, aha ben öyleyim şuan.
1 /