tanrı nın adalet sistemi

1 /
beyazzakkum beyazzakkum
halk arasında eden bulur şeklinde de tabir edilen, bir diğer bakışa göre de bu dünyada yaptıklarımızın karşılığını öldükten sonra göreceğimiz şeklinde ifadelerle karşılık bulan adalet sistemi. nasıl çalıştığı ya da çalışacağı pek bi merak edilmekle beraber bazılarının karşılaştıkları durumları "ilahi adalet" olarak nitelendirmesi bir fikir sahibi olabilmemiz için yardımcı olmaktadır. ancak etrafınızdaki insanları ve onların yaptıklarını izleyerek aldıkları karşılıklarla bu sistemin nasıl da bir adaletolarak nitelendirildiğini anlamayabilirsiniz, şaşırabilirsiniz bu duruma. (bkz: allah bilir)
çok fazla kafa yormayın derim ben yine de, düşündükçe içinden çıkılmaz bir hal alıp sizi isyankar konumuna taşıyabilir. ateistlerden işin özünü öğrenmeye çalışırken bulabilirsiniz kendinizi.
anha minha anha minha
islam inancına göre tanrı rahmandır. rahman, iyi olsun kötü olsun, mümin olsun, kafir olsun, hak etsin ya da hak etmesin ayrım yapmadan dünyada nimetini herkese veren demektir. burada nimetten kasıt yalnızca maddi unsurlar değildir. insanı insan yapan manevi duygularda nimetten sayılmaktadır. sizi seven bir anne ve baba veya bir sevgili de bir nimettir. maddi ve manevi olabilecek bu nimetlerden dünya da hepsine sahip olamayacağımız gerçeğini göz önünde bulundurursak; sahip olduklarımız da sahip olamadıklarımız da tanrıdan mı?
“size ulaşan her nimet allah’tandır. sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız ona yalvarır yakarırsınız.” nahl / 53
size ulaşan her nimet tanrıdansa ulaşmayan kimden?
bu sorunun yanıtını sadece islam değil diğer ilahi dinlerde ortak olarak yanıtlıyor bence. çünkü bütün ilahi dinlerin buluştuğu ortak bir nokta var o da kader. dünyaya hangi şartlar altında geleceğimi; annemin babamın kim olacağını seçemediğimi ne zaman dünyada var olacağımın kendi kararım olmadığını söyler ilahi dinler. ne zaman ve ne şekilde öleceğimi de (intihar etmek istesem bile) kendimin tayin edemeyeceğini vurgular. ölümü ve yaşamı kendinizin seçemediği gibi, bu ikisi arasında da hayatı tek başınıza yönlendiremeyeceğinizi size söyler. kısacası hayatınızın yalnızca size ait olmadığını ve bu yüzden dilediğiniz gibi yaşamaya hakkınızın olmadığını anlatmaya çalışır.
ortak yanıtsa şu : “evet, ulaşmayanda tanrıdan”.
o halde adaletten bahsedebilmek (en azından bu dünya için) mümkün değildir. bütün ilahi dinlerde tanrıya inanabilmek için ve bağlanabilmek için hayatın adaletsiz olduğunu kabul edebilmek ve bu düzeni tanrının oluşturduğunu göz önüne alıp her şeyi olduğu gibi benimsemek yatar. bu benimsemenin sonucunda, bu adaletsiz dünyada tanrının emirleri doğrultusunda yaşayıp adaletli olmak gerekecektir. bu dünyadaki nimetlerin geçici olduğuna, tanrının nimet verdiği her insanın rahatını ve huzurunu arttırmak istemediğine inanmak ve tanrının bu düzendeki adaletsizliği ölümden sonra ortadan kaldırıp mutlak bir adalete bağlayacağına güvenmek belirleyici unsur olacaktır.
bütün bunları kabul edip ona göre yaşamak kolay mıdır?
bu sorunun yanıtını vicdanınız verecektir ama, tanrıya inanmanın yalnızca allah vardır deyip geçiştirilecek bir şey olmadığını göz önünde bulundurarak cevabınızı vermeniz gerekecektir.
critical critical
dünyadaki tüm yazılı, yürütülen ve işleyen hukuk sistemlerini ezici bir üstünlükle geçen, mükemmel işleyişe sahip organizasyon.
pool of sorrow pool of sorrow
"geleceğinde, geçmişinde ve bugününde olmuş, olacak ve olmakta olan herşeye ben karar verdim. hepsini ben belirledim ve biliyordum lakin yine de seni yargılayacağım. maksat muhabbet olsun."
kaptanınteknesinebendebinecem kaptanınteknesinebendebinecem
iddia edilene göre bizim bu ufacık beyinlerimizle anlayamadığımız sistemdir. ben iddia edecek olursam, olmayandır. bunu kanıtlamak için gece gece bi' dolu örnek yazıp sinir harbi yaşatmayacağım kendime. etrafımıza, hayatımıza şöyle ufak bir bakış atmak yeterli olur zaten anlamak için. "bu dünya sınav, asıl adalet diğer tarafta" olaylarına da girmeyelim hiç. hangi sınav, hangi diğer taraf. ve hepsinden önce hangi tanrı???
tek tek
ezelîdir.

telmihi:

"adâlet" kavramının menşei olan zâtı ve o'nun adaletini eleştirmek cidden komik.

burada göremeyenlerce eleştirilmesi ise zannımca bir cehildir.
zira;
dünya suçun işlendiği yerdir, mahkemesi beklenir.
1 /