tanzim satış çadırı

3 /
steph steph
simdi benim anlamadigim;

1) 1940-45 ww2 zamanlari, hava durumunun berbat olmasi gibi nedenlerle ekmek ve gida icin devlet karne sistemini kullaniyor. okay.

2)1973 oil crisis. petrol soku yani. tum dunyayi sarsmis gecmis. turkiye ustune ustun kibrisa operasyondan dolayi agir ambargo altinda. uretim yok denecek kadar az, para yok, durum cok kotu ve olusan gida etc kuyruklari.

3) 2019 imfye borc veriyorduk guya, dunyanin en buyuk havaalimani, gosterisli kopruler, alt gecitler ve tanzim cadirlari. bunlarda kuyruk oluaturan halk.

arkadas, devlet kagit satmaz dedin sekalar gitti. devlet yolcu tasimaz dedin, babasina guvenen velete teslim ettin sehir hatlarini, sumerbanki sattin, aklima gelmeyen bir suru devlet yapmaz diye satin.
ee devlet patlican mi satar? domates mi satar?

bunlarin tum sorumlusu dunyanin en aptal uyelere sahip partisi ile dunyanin en cahil secmeninin birlesmesidir. bu varos, alt kultur sevici halktir sorumlusu. sonucta malum partinin amaci belli, 20 sene oy veren partiden daha sucludur.

arkadas kuyrukta comardan baska bise yok ama yine de "lan acaba" diyop aydinlacaklarina hala gazeteci dovuyorlar.

beter olun.
6
the ademm the ademm
mahfi eğilmez, değişim sürecinde türkiye kitabında 2002'de esnafın akp'yi iktidar yaptığını yazıyor.

ve devamında da ";akp, iktidara ekonomik kriz sonucunda geldi. ekonomi, akp'nin iktidara geldiği ortamdan daha kötüye gitmedikçe, insanlar o referans tarihindeki durumdan daha kötü duruma düştüklerin görmedikçe, akp'nin ekonomik kökenli bir gelişmeyle iktidarı kaybetmesi pek olası görünmüyor. ekonomik krizlerde ilk ve en büyük darbeyi esnaf alır. satışların düşer, para kazanamaz hale gelir, hatta bir bölümü işini tasfiye eder. esnaf ancak o zaman iktidardan desteğini çeker. ilginç bir biçimde bugün esnaf, kendi iktidarına son verebilecek en önemli güç gibi duruyor."

insan inanmak istiyor.


gulhane parkindaki ceviz agaci gulhane parkindaki ceviz agaci
bu sıralara giren insanların söylediklerini gördüm ve dinledim. azımsanmayacak kadarı nato kafa nato mermer, boşveriyorum. açıkçası tr'nin geldiği noktada söylenecek söz, yapılabilecek bir şey yok ne yazık ki. d'holbach ve jean-paul marat'nın kendileri gelse de bir şeyi değiştiremez. onların bedenleri toprak olduktan sonra bu dünyada çok çey değişti çünkü.

benim beklediğim, doğanın yasasının/adaletinin yerini bulması.

o adalet yerini bulacak. bundan kuşku duymuyorum. anadolu taşrası kökenli herkes, sahip olduğu her şeyi kaybedecek. kendileri için kötü olansa, bunun yavaşça gerçekleşecek olması.

tanrı merhametli yüzünü gösterir umarım.
dumrul dumrul
havuz piçlerinden hizmet pardon hikmet genç onlar iphone kuyruğuna giriyor millet sebze kuyruğuna diye yazı yazmış. bütün ak troller de bunu paylaşıyor. sınıfsal şey yapacaklar güya... lan oğlum diyelim ki haklısınız. insan dönüp bir götüne bakar değil mi; açıkta kaldı mı diye...

bak muhaliflerin çarkı dönüyor. seninki niye dönmüyor malın evladı? sen niye açsın? 17 senedir tek başına iktidarda olan herifler beni kalkındırırken seni niye aç bırakmış? koyun dediler koyduk derken çok heyecanlıydın, sen şimdi kime koymuş oldun koyun boku?

bu arada yine bütün ak kafalar marketçi teröründen bahsediyor ama bu marketlerin kimlere ait olduğunu hiç söylemiyorlar. kime ait lan bu şok? migros kime ait? a101 kime ait? bim kimin bim?




çobanbaşı koyunlarını otlata dursun ben size bazı ipuçları vereyim.

bak migros'un sahibi şu:




şok şunun:




bim'in ortağı çok ama en iri başı şu:




kendisi tıpkı ahmet davutoğlu gibi ülkerler ile dünürdür.

a101 de öndeki keltoşun:




bu dördünün ortak özelliği çoban başına çok yakın olmaları. bunlardan biri zaten fetöcü ülker. ikisi ile ülker ailesi akrabalık bağı kurmuş durumda. geriye kalan bi özilhan var o da fetöcü sabri ülker piçinin çırağı... hepsi de dinci maşallah. ne kadar enteresan...


6
azwepsa azwepsa
hele az sakinleşin gençler. kıtlık başladı, milletin parası pazara çıkışmıyor da son çare bu çadırlar kurulmuş değil. o kafadan yaklaşıyorsanız yine "hüsrana" uğrayacak, olanı biteni anlamayacak ve çaresiz "bu akkafalar mal yaa" bahanesine sığınacaksınız. öfkeli atarlı tribünlerinize üçlü çektirip alkış alacak ama yine de gol atamayacaksınız. aslında golü yedik bile.

malum, uzun adam perakende fiyatlar üzerinden bir söylem geliştirdi. buna paralel de akpli belediyeler eliyle bir seçim yatırımı olarak bu çadırlar kuruldu. olay şu; sermayenin marketleri sizi söğüşlüyordu, akp size ucuz ve kaliteli malı getirdi. kuyruktaki sayıların tepkisinin temelinde de bu var. ama iş sadece bununla kalıyor sanmayin.

akp kendi tabanına bu çadırları neden kurduklarını en baştan kendi argümanları ile yukarıdaki şekilde aktardı bile. o nedenle şu vakitten sonra kuyruktaki adamlara "ülke neden bu hale geldi?" demeyin. onların gözünde çok aptal bir soru bu. öyle zaten. arkadaki dümenden bihaber şaşkın sorusu bu. ayrıca akp burada sadece istanbul ve ankara seçmenine oynamıyor. aşağıdaki haberi dikkatle ve şuurla okuyun lütfen.


www.hurriyet.com.tr
revoluce revoluce
şimdi aklıma takılan bir şey var. bu satış fiyatlarının üreticiden alındığından daha ucuza satıldığı açıklandı. aradaki zarar, yani belediyelerin ettiği zarar kimin cebinden çıkacak / çıkıyor?

"milleti yağ kuyruklarında beklettiler" diyen zihniyetin, hemen akabinde böyle bir faaliyete girişmesi komik oldu biraz.

mesela muhalif gazetelerde sebze fiyatlarına gelen eleştiriler için akit tv sunucusu fatin dağıstanlı diye bir müsvedde, "erdoğan patlıcanı onların ellerine verdi" diye bir açıklama yapmış. açıkçası muhalif gazeteleri bilmiyorum da, vatandaşın eline hatta arka cebine doğru bir şeyler verildi, verilemeye de devam ediyor. objektif olmak için arada fanatizmi, çomarlığı bırakmak faydalı olacaktır.

adam tam fahrettin poyraz'a atarlanacakken tarım kredi kooperatifi genel müdürü olduğunu anlayınca nasıl çark ediyor assfafdfda :)

'dalkavukluk bir yaşam biçimidir'in canlı örneği;

ifadeye gel,
"benim için bitti. bundan sonra fox'uymuş, halk tv'siymiş, ulusal kanal'ıymış, yeni asya'sıymış, milli gazete'siymiş, diğerleriymiş ne yazıyor, vız geliyor. onlar neden böyle yazıyor biliyor musunuz? çünkü patlıcan ellerinde kaldı. erdoğan patlıcanı onların eline verdi, tutuşturdu. şimdi onlar ellerinde patlican, ne yapacağını bilmiyor. o patlıcan onlara, kaldı."


www.dailymotion.com
3
yürüyen adam yürüyen adam
çok saçma değil mi? devlet manavı.

yalnız yaşayan insanlara da yemek pişirip götürme kampanyası yaparlarsa ak partili olurum buradan yetkililere sesleniyorum.
azwepsa azwepsa
bu arada çok sosyalist bir uygulama. akp gibi bir sağ partiden beklenmeyecek bir eylem aslında.

kapitalizmin alameti farikalarından biri de üretici ile tüketici arasına katmanlar koyup alabildiğine uzaklaştırmaktır. günümüzün yıkıcı inovasyon trendi tüm lojistiği tek başına koordine eden ve diğer tüm aracıları aradan çıkaran operasyonlardır. akpli büyükşehir belediyeleri de old school şekilde bu fonksiyona oynuyor.

yönetimin ekonomik faaliyetler içerisinde dağıtımda kendine böyle bir yer açması liberal ekonomide pek yer almayacak bir yaklaşımdır. sosyalizmde ise yönetimin üretim ve dağıtımda aktif rol alması olağandır.

çok enteresan değil mi? sağ parti, sol icraatlarla seçim propagandası yapıyor.
mechanism mechanism
şimdi bunu eleştirebilmek için önce rakamları görebilmemiz gerekiyor. mesela bu mal kaça alındı, getiren araba ne kadar yakıt yaktı, satış yapılan yerdeki adama ne verildi..

belediye zarar ediyo zarar cebimizden çıkıyor diye konuşmadan önce bunları bilmek gerekiyor. belediye belki zarar etmiyor ama normal bir pazar esnafının giderleri gibi giderlerinin de olmadığı ortada. yani ne yaparsa yapsın pazardan ucuza getirir. hele ki marketten daha ucuza geleceği kesinlik.

marketin, çalıştırdığı işçi, yaktığı elektrik, ısıtma-soğutma masrafı, kirası, vergisi... bu adam tanzim satış çadırı fiyatının yanından geçebilir mi?

esnaf için kötü vatandaş için iyi bir adım ama enflasyonu düşürmek için mantıklı bir hamle değil. herkesin dediği gibi satışlarda denetimi artırıp çiftçiyi güçlendirmek bana daha mantıklı geliyor.
azwepsa azwepsa
bu uygulama çok enteresan şekilde akp'nin anketlere göre büyükşehir belediyesini elinde tutmasının riske girdiği büyükşehirlerde hayata geçiyor. garanti akpli büyükşehirlerde yaşayan akplilerin başı kel mi? onların günahı ne? ucuz gıda ankaralıya, istanbulluya var da kırşehirliye, kayseriliye, konyalıya, trabzonluya, erzurumluya, düzceliye neden yok?
2
müsait bir yerde lütfen müsait bir yerde lütfen
cehape döneminde millete karneyle ekmek dağıtıyorlardı, diyenlerin ülkeyi getirdiği nirvana (!)
bahsedilen chp dönemi, 2. dünya savaşı yani yanlış olmasın. changes' in dediği gibi, ilerde çocuklarınıza anlatırsınız.

velhasılıkelâm:
keser döner, sap döner, gün gelir hesap döner; tavuk domalır, horoz gömer.
kronik rahatsız kronik rahatsız
devletin seçim yatırımı yapmak uğruna, yine suçu başkalarına atarak kendi esnafını bitirme girişimi. devletim zerzavatçı oldu!

ne oldu şimdi? bütün ihale bu meyve sebze işindeki aracılara mı kaldı? yaklaşık iki - üç milyon insan olduğu söyleniyor buradan karnını doyurmaya çalışan. iki liraya mal edilen şey neden dokuz liraya satılıyormuş? bunun nedeni anasının nikahı olan benzin parası, yine anasının nikahı olan köprü ücretleri, artan elektrik faturası (depolama) gibi gibi bir sürü kalem etken... e izin verelim bu firmalar da kar edebilsin değil mi?

yapılan tamamen boş iş. parası olan zaten oradan alışveriş yapmıyor.

ha bu arada yakında ilaç, tohum falan gibi satışların yapılması da söz konusuymuş. sakın işim gücüm iyi, iyi para kazanıyorum diye sevinmeyin bir sabah uyanırsınız devlet sizin işinizi sizin yerinize yapmaya başlamış...
3 /