taş plak

çılgın orman meyvesi çılgın orman meyvesi
alsancak* can yücel sokakta yeni sayılabilecek bir mekan. ankara'daki plaklı figuran kahvehanesi tribute gibi dışarıdan bakınca. konsept biraz zorlama durmuş ama yemekleri falan ucuz olduğu için gidilesi.

yalnız iki kişi gidince direkt romantik anlamda 'çift' yerine konulabilirsiniz; birden ışıklar kapanmış, masanıza bir adet mum gelmiş, fonda the cure'dan love song çalıyor falan... halbuki ben 'çift'in matematikteki anlamını sevdim, iki sap olmayı sevdim. *
cest tres excitant cest tres excitant
her ne kadar taş olsa da adı, aslında en kırılgan olanı...

bir babanın c.r.a.z.y adlı bir patsy cline şarkısının harflerinden 5 oğlunun isimlerinin baş harflerini oluşturduğu bir dönemin temsili...

şimdilerin oluşabilecek en pahalı, en zahmetli koleksiyon malzemesi... her bir tanesi başlı başına tarih ve döneminden, eski ama sahici izler taşıyan kalıntıların yuvarlak eserleri.

yaşamak için seçim şansım olsaydı, hiç düşünmeden tercih edeceğim 80'ler ve 80'lerde daha çok kirlenmeden ölmenin kara mizahi senaryosu. sanki tertemiz ölmek gibi. bu aralar çoğu şeyi ilk defa tek başıma göğüslerken bile kendimi düşünmekten alıkoyamadığım olası olmayan ölüm senaryosu...

neden konser kayıtlarına daha sık bağlandığımın kanıtıdır taş plaklar. yorumların en yalın haliyle aktarılmaları, yılın düşen ilk yağmur tanesi gibi sevinçle - heyecanla karşılanmaları, bir yenidoğanın ilk ağlaması gibi masum olmaları ve en önemlisi yeterince samimi olmaları ve belki de asla tekrarlanmayacak olmaları.

keşke o zamanlar, taş plakların bir ilk'i ve bir son'u birlikte taşıdıklarını anlayan insanların arasında ben de olabilseydim. illa ki ölmek şart değil tabii. yaşamak, artık sürekli yağan yağmurlar yüzünden hızlanan adımlarına rağmen geçtiğin her bir yerin farkındalığını her ne kadar zorlaştırdıysa da, yine de güzel.

taş plaklar gibi ebedi bir sahicilik ve de kırılganlık barındırabilmek, daha da güzeli.
suskungeveze suskungeveze
ironidir. bu plaklardan dinlenen zeki müren'ler, müzeyyen abla'lar, hamiyet hanım'lar yüreğinizi yufkaya çevirirken, isimlerinin taş olması ironi değilde nedir?
cd temizleme bezi cd temizleme bezi
tanesi 200 lira gibi fiyatlardan alıcı bulabilen plaklardır. (çok daha yüksek miktarlara çıkıyor tabii ki) iyi bir koleksiyon malzemesidir. 78 devir olduklarından bunları çalacak pikap bulmak biraz zor olmaktadır. özellikle günümüzde üretilen pikaplar 33-45 devirleri desteklemekte, 78 ler daha az bulunmaktadır. çalarken her plakta iğne değiştirmek gibi de bir derdi var yanlış bilmiyorsam. biraz işkence bişeydir yani taş plaklar, allah herkese böyle işkence çektirsin ama.
matte kudasai matte kudasai
fiyaları iyiden iyiye cep yakmaya başlamış, bir tanesi için en az 300-400 lira'nın gözden çıkarılması gerekilen, çoğu zaman paran cebinde hazır olsa dahi aradığını bulamadığın ve yine de sesini dinlemenin tüm bu eziyetleri ortadan kaldırdığı plak türü.
posedionlu apollon posedionlu apollon
daha önceleri tamam ilgim vardı hatta hayaldi . işte ne bileyim evin bir köşesini antika tarzı eşyalarla donatıp bir de gramofon alıp sevgili ile bu taş plakları dinlemek...

iki gün önce o güzel çıplak sesi dinlediğimde daha önce hiç bu şekilde bir zevk almamıştım müzikten. artık eminim ki o hayali kesinlikle yapacağım. hatta eve gelen misafirlerimize özellikle de babama bir kadeh te rakı verdiğimde dünyada benden mutlusu olmaz herhalde.