tekalif i milliye yasası

tonguç tonguç
"ordu için gerekli malzemeler mağazalardan alınır, bedelinin yüzde 60'ı ödenir, geri kalan miktar için tekalif-i milliye denilen bir borç makbuzu verilirdi. zaferden sonra bu paraların hepsi, hükümet tarafından esnafa ödendi."

vehbi koç

ülkenin 4 bir yanı işgal altındeyken kurtuluş için 10 madde halinde yayınlanan yasa ile merkez bankası'nın 100 milyon tl bağışladığı! bir kampanyayı eş değer tutmak, devletin en tepesinde tarih bilgisinden kırıntı eser olmadığının göstergesidir.

bu bağışların takipçisi olacağız!
acarabi acarabi
bu yasa sayesinde ülkeyi yönetenlerin son 17-18 yıllık iktidarlarını geçmiş 50 yıllık ayağa kalkma mücadelesiyle bir tuttuklarını ve bu sayede kendi kendilerini rezil ettiklerini öğrenmiş bulunuyoruz.
sevgili ve saygıdeğer atatürk.
büyük ve eşsiz adammışsın. o zamanlardan bu günleri görmek nasıl bir zeka, nasıl bir ileri görüşlülüktür.
yeniden yarattığın ülkeyi elbirliğiyle bitirmeye çalışıyorlar ancak, beceremediklerinden paraları savurmakla meşguller.
tanımos: tarihten bihaber olanların içeriğini bilmeden medet umdukları yasadır.
ofansif sol bek ofansif sol bek
bu kampanyanın yapıldığı dönemlerde halk fakirdi, tbmm hükümetinin kasası ise bomboştu. kasada fareler çift kale maç yapıyor, kazanan şampiyonluk turu atıyordu... istanbul'daki osmanlı hükümeti ise zaten işgalcilerin emir eriydi, ankara'ya destek vermesi düşünülemezdi bile. bu kadar zorlu koşullarda halktan fedakarlık yapması istenmiş, halk da bu isteğe uymuştu.

şimdi ise geldik 2020'ye. söylenenlere göre ekonomimiz çok iyi, halkımızın refah seviyesi çok yüksek, mali olarak hiçbir sıkıntımız yok. ama, halktan bağış yapması isteniyor ve bu bağışlar da tekalif-i milliye benzetmeleri ile alınıyor. bu durumda akla şu sorular geliyor:

1) devletin kasasında gerçekten hiç mi para yok?
2) halktan fedakarlık isteyecek kadar mı bitiğiz?
3) ekonomimiz çok iyiyse, bu tekalif-i milliye benzetmelerinin nedeni ne?
4) kurtuluş savaşı'nın önderlerine etmedik hakaret bırakmayıp, "iki ayyaş" laflarını havada uçuşturup, "keşke yunan kazansaydı" diyenlere methiyeler düzüp sonra da tekalif-i milliye adı altında bağış istemeniz nasıl bir politik anlayışın ürünüdür?