tenekeden sözlük yazarı olmak

sycokiller sycokiller
önce kibar tanımımızı yapalım
teneke: yumuşak çelikten yapılmış üzeri kalay kaplı ince sac.
tenekeden sözlük yazarı olmak: anca ses gürültü yapan, içi boş yazar. (kendini nimetten sanan vs diye uzatabiliriz)

ayrıca bkz: anlamayanlar için örneklerle aşağıdaki metinde anlatılmış yazarlar.

yıllanmış ve bir bok becerememiş üstadların "çömez tokatlama" adını verdiği tuhaf ayinleri vardır. uzun zamandır bu ayinleri görüyordum ama bu kadar hızlısını görmemiştim sonunda gördüm. instela başlığına girilen klasik bir "instela" girisinin altına doluşup ayini hızlıca yapıp bitirmişler.

(
)

şimdi gelelim bu iki hızlı yazarımıza ve biraz da onları inceleyelim aynı üslup ile. bir kaç girilerini kendi çıkarlarım için kullanacağım aynı onların yaptığı gibi.

1. yazar "hu huu hayat çok güzel" ve son girilerinden gözüme çarpanlar.

"sigarayı bırakmak" (
)
bize ne, sen sigarayı bıraksan ne olur bırakmasan ne olur, bu sigara ile ilgili yaşadıklarını alıp siktirip gidip başka bir yerde zıplayıp, konuşabilirsin. hedefiymiş, 2020 de hedefine ulaşsan kim seni takacak, belli ki kimse takmayacak buna istinaden 3-5 takacak sözlük yazarı bulmak için hedef buraya yazılmış.(anne, erkek arkadaş falan var da neyse onlar özel onlara laf etmiyoruz, onlar bile inanmamış olacak ki burada baya bir günlük tutulmuş) eminim bu yazarın muhteşem hayatı vardır ama onlara değinmiyoruz o yüzden hedefleri bu mecrada sıkışıp kalmış.

"sevgililer arası yaş farkı" (
)
"çok fazla olmaması gerektiğini düşünüyorum. erkeğin benden beş veya daha üstü yaşta olduğunu hayal edince bıkkınlık geliyor" sonuç, yine bize ne! bu tip bıkkınlıklarını alıp siktir olup gidebilirsin başka yere. mesela onlarca genç erkeğin güneşlendiği plajlara.

"sözlük yazarlarının mutluluk kaynakları" (
)
"bu şapşal benim 5 aydır mutluluk kaynağım." mutluluk kaynağını alıp siktir olup gidebilirsin. hatta hiç düşüne bak. siktir ol git çok kolay. beraberce kaynağınla mutlu mutlu yaşarsınız.


2. yazar "frijit bardot" kendisi hakkında görüşümü şuraya not olarak düşeceğim ve örneklediğim girilere o muhteşem zekasından çıkmış cümle ile cevap vereceğim. arkadaşı bi üstteki arkadaş gibi sündürmeyeceğim. kendisi de bir çok konu hakkında beyanda bulunmuş, (ben yazıyorum ve dediğimi yapıyorum "metroya laf edersem asla binmem" diyor olabilir ama konu bu değil, konu pis üslup, kendini bir bok sanmak, kendini nimetten sanmak)

frijit bardot : sözlükte ona buna laf sokmaktan başka bi sike yaramayan yazar. (aa güzel girileri de var, bilgi içerikli girileri de var göz ardı etmiyoruz bunları tabiki sezarın hakkını teslim ediyoruz) açın girilerine bakın, ne kadar canını sıkmayan! ve siklemediği! varsa hepsine geçirmiş.

"yaşlı insan özgüveni" (
)
düşüncelerini kendine saklayıp sessizce uzaklaşabilirsin mesela.

"metro vagonunda müzik yapmak" (
)
düşüncelerini kendine saklayıp sessizce uzaklaşabilirsin mesela.

"sözlük yazarlarının hayalleri" (
)
düşüncelerini kendine saklayıp sessizce uzaklaşabilirsin mesela.

bu iki yazarın dışında bi kaç daha kendini bilmez var. "tuzukuruhahahi" bu arkadaşı da yukardakiler gibi değerlendirebilirim ama olayı anladınız genel olarak.

kendini bir gruba dahil sanıp, yanına bir de yancısını alan, sözlükte kendini allah ilan ediyor. oraya buraya salça oluyor. sıkıştıklarında ellerinde bir argüman "sözlük zorba dolu" lan sözlüğün en büyük zorbaları, en büyük ahlaksızları sizlersiniz. ikiyüzlüsünüz, yazılarınızı okusak adalet bekçisi, düzgün insan profilinin ağa babaları, canları sıkılınca zorba oluyorlar.

adamın girisini ele alalım yazarımız ne yazmış

"çok kez bir giriye başlıyorum, yazıyorum da yazıyorum, yazıyorum da yazıyorum, baya bi anlatıyorum sonra tam bağlama noktasına gelip ezcümle derken durup düşünüyorum, ulan kime neyi anlatıyorum neyse siktir et diyip vazgeçiyorum.

bu yüzyılın insanı beni çok yordu. sizler için artık kolumu kaldırırken bile iki kez düşünüyorum."

önce sami denen yazara bakalım. "bazılarınız sevmiyorsa gitsin" argümanına takılabilir. arkadaşım bir ortamı sevebilirim ama rahatsızlığım olabilir, sitem de mi etmeyelim, belki düzelir umudu varsa sitem edersin, mızıldanırsın ama yine de devam edersin. arkadaşın durumu bu. hiç kimseye laf etmemiş, genel bir yorgunluğundan bahsetmiş, yazılarımı bağlayamıyorum demiş. kısacası insandan sıkıldım demiş içini dökmüş. size ne "aymazlar, kendini bilmezler" biz size laf ediyor muyuz buralarda mızıldandığınızda, içinizi döktüğünüzde. burası herkesin kendine göre bir şeyler paylaştığı, eğlendiği, içini döktüğü vs yer. siz kimsiniz ki bir insanın düşüncesine ipotek koyup, ortamdan siktir ediyorsunuz. aynı üslubu aslında siz hakediyorsunuz. "o anlı şanlı düşüncelerinizi alın ve siktir olun gidin, en azından sizin o pis, leş zorbalıklarınız olmadan yeni bir kaç kişi bir şeyler deneyebilir, onlara nefes alacak yer açılır"

son olarak pis üslup, adama işkence vs hepsini yapan bir sözlük yazarı olarak şunu diyebilirim, benim seçmece saldırılarım ve laflarım, bu kendini bilmez, cahil cühela aymazlarınki ile kıyaslanırsa altın tepsi olur.

sycokiller lvl 3 kendini bilmez.