tercümesi zor duygular

a la carte a la carte
doğu londra üniversitesi'nden tim lomas, dünyanın farklı bölgelerindeki iyi duyguları ifade eden kelimeleri toparlayıp ingilizlerin günlük hayatında kullanmaları için bir derleme yapmış. bu çalışmada ki gaye ise, ingilizceye başka dillerden giren birçok duygu kelimesi olmakla birlikte henüz kelime haznesi olarak günlük konuşulan ingilizceyi yeterli görmemesiymiş.

mesela kendinizi hiç -mbuki-mvuki- hissettiniz mi? bu sözcük dans ederken giysilerinizi çıkarıp atma isteği manasına geliyormuş. ya da biraz -kilig- hissediyorum dediniz mi? bu killig denen şey aslında az buçuk var bizim jargonda. yani hoşlandığınız biriyle konuşurken elinizin ayağınızın birbirine dolaşması hissine denk geliyormuş. -uitwaaien- kelimesi ise hafif nuri bilge ceylan lügatından geliyor. bu sözcüğün meali; rüzgarlı havada yürümenin insanda yarattığı canlılık hissini anlatan duygu. fince
-sisu- kelimesi ise olumsuzluklar karşısında olağanüstü kararlılık göstermek anlamına geliyormuş. japonca -komoreb-i kelimesi 'güneş ışınlarının ağaçlar arasından süzülüp yarattığı alacalı ışık' anlamına geliyor. norveç dilindeki -utepils- kelimesi ise 'güneşli bir günde dışarıda oturup biranın keyfini çıkarmak' anlamındaymış. almanca
-waldeinsamkeit- kelimesi 'ormanda tek başınaymış gibi olma hissi' anlamına geliyormuş. ve böyle binlerce sözcük.
house md house md
"yanyana susarak otururken, karşı cins kişisi ile aynı anda kafaların eğilip gözgöze gelinmesi, sonrasında aynı kafaların tekrar öne eğilmesi, akabinde bir süre geçtikten sonra, yine aynı şekilde ve anda gözlerin birbirine değmesi ve dahi yine kafanın suçluluk hissi benzeri bir duyguyla, yeniden öne eğilmesi; tüm bu olan biten esnasında tek kelime edilmemesi."

var mı bu durumu betimleyen bir sözcük?
2