the alan parsons project

1 /
gertaugh gertaugh
28 nisan perşembe günü ankarada, ertesi günde istanbulda sevenleriyle buluşacak pink floyd'un efsane ses mühendisi alan parsons'ın grubu.
vikartindur vikartindur
20 aralık 1948 ingiltere doğumlu alan parsons'ın 70'lere ve 80'lere damgasını vuran, senfonik rock janrının ismini koyan, eric woolfson ile beraber kurduğu grup.

alan parsons genç yaşından itibaren müziğe ilgilidir. küçükken piyano ve flüt ile başlayan ilgisi lise yıllarında eline gitarı da alması ile devam eder, bazı gruplarda gitar çalar. okul sonrası ilk bulduğu işlerden birisi emi'ın batı londra'da bir kaset çoğaltma tesisindedir. burada eline geçen the beatles'ın sgt pepper s lonely hearts club band master teypleri ile oynamaya başladıktan sonra ses mühendisliği tutkusu içinde iyice yer etmeye başlar.

o zamanın henüz daha çok tanınmayan abbey road stüdyolarında çok iyi bir zamanlama ile çalışmaya başlar. beatles'ın let it be albümünde artık yardımcı mühendistir* ve bu ona çok büyük bir deneyim kazandırır. yardımcı olarak çalıştığı the abbey road albümünden sonra iyice pişmiştir. paul mccartney'in mccartney, wings wild life ve red rose speedway'inde artık ses mühendisi olarak alan parsons ismi geçmeye başlamıştır. aynı dönemde george harrison'ın all things must pass albümünde de emeği geçer. beatles deneyimlerinden sonra the hollies ile he ain t heavy he s my brother ve the air that i breathe gibi birkaç hite imza atan parsons, 1973 yılında ilk grammy adaylığını pink floyd'un efsanevi dark side of the moonu ile kazanır. bu dönemde birkaç sanatçıyla ile beraber çalıştıktan ve yine birkaç hite imza attıktan sonra artık kendi işlerini ortaya çıkarmanın zamanının geldiğini düşünür.

şarkı yazarı/menejer eric woolfson ile kendi konsept albümlerini oluşturma fikri ile the alan parsons project'i kurar. kendisi arada vokal ve klavye görevlerini de üstlendiği halde grupta genel olarak devamlılığı olmayan ve hemen her albümde değişen stüdyo müzisyenleri* kullanılır.

grubun ilk meyvesi 1976'da gelir: tales of mystery and imagination. tema edgar allan poe'dur. bunu bir yıl sonra isaac asimov'un bilim kurgu temasını işleyen i robot takip eder. yine birer yıl arayla gelen pyramid ve eve müziklerinin ve soundlarının iyice yerine oturduğu dönemlerdir. listelere birinci sıradan giren eve'den çıkan ilk single lucifer da birinci sıradadır.

bu dönemde monaco'da yaşamaya başlayan alan parsons'ın yeni teması orada yeteri kadar şahit olduğu kumar ve paradır. 1980 çıkışlı the turn of a friendly card albümünde bu tema işlenir. üretkenliğin doruk noktasındaki yıllar sırasıyla eye in the sky (grubun en başarılı albümü), ammonia avenue, vulture culture, stereotomy, gaudi ve bir müzikal olarak hazırlanan freudiana'dır.

alan parsons ve eric woolfson turneye çıktıkları zaman asla the alan parsons project olarak çıkmazlar, the alan parsons live project olarak dolaşırlar, nedenini ise stüdyoda elde ettikleri soundlarını canlı elde edemeyecek oluşları olarak açıklarlar.

1990 yılında çıkan freudiana aynı zamanda 14 yıllık parsons-woolfson birlikteliğinin de sonunun habercisidir. yollarını ayıran ikiliden woolfson kariyerine müzikaller üzerine devam etme kararı alır. alan parsons ise grubun ismini the alan parsons band olarak değiştirir ve yoluna devam eder.

yeni dönemin ürünleri try anything once, on air ve the time machine'dir. 70'lere göre üretkenlik azalmış görünse de turneler, konserler ve ortak çalışmalar devam eder. bu yıllarda ilk olarak caz festivalinde istanbul açık hava tiyatrosuna konuk olur. daha sonra sırasıyla çeşme ve ankara'da da çeşitli konserler verir.

en son albümü ise 2004 tarihli a valid path. bu albüm artık elektronikanın sınırlarında gezinen, hafif gitar dokunuşları ile rock'tan da ödün vermeyeceğini belli eden bir tarzdadır. ayrıca mammagamma ve a dream within a dream gibi çok eski klasikleri de elden geçirerek tekrar sunar..

diskografi: (diskografi aşağıda yazılanlarla sınırlı değil. birçok kez değişen plak şirketleri tarafından yayınlanmış çok fazla greatest hits toplaması ve ortak çalışmalar mevcuttur. en çok bilinen toplamalara yer verdim)

1976 - tales of mystery and imagination
1977 - i robot
1978 - pyramid
1979 - eve
1980 - the turn of a friendly card
1982 - eye in the sky
1983 - the best of the alan parsons project
1984 - ammonia avenue
1985 - vulture culture
1986 - stereotomy
1987 - gaudi
1987 - the best of the alan parsons project vol 2
1987 - limelight the best of the alan parsons project
1988 - the instrumental works
1989 - pop classics
1990 - freudiana
1991 - the alan parsons project anthology
1991 - prime time the best of the alan parsons project
** bu dönemden sonra çıkan albümler the alan parsons band ismi ile çıkar...
1993 - try anything once
1995 - the very best of live
1996 - on air
1999 - the time machine
2004 - a valid path

genellikle iksv'nin caz festivali organizasyonlarında türkiye'ye uğrayan alan parsons 3 haziran 2000'de istanbul cemil topuzlu'da, 25 haziran 2005'te çeşme'de ve 3 mayıs 2006'da istanbul yeni melek'te konserler verdi.
jellicle jellicle
tales of mystery and imagination albümü ile baştacı edilebilecek, i prelude ile beni bu dünyadan alıp götüren; vakti zamanında yapı kredi kültür merkezinde çalışan bir arkadaşım sayesine konserine bedava girdiğim şahane grup. fakat her albümünü de baştan sonra dinlemek kolay değildir hani.
simetrik yara simetrik yara
old and wise, don't answer me, too late gibi şarkılarına saygı ve sevgi duyduğum oluşum, grup. özellikle old and wise gerçekten tüyler ürpertici bir eser. duygu yoğunluğu bakımından uçları yaşatan bir eser yani.
dokuzaylıktababaolan dokuzaylıktababaolan
adamlar müzik dehasıdır bence. şarkı sözleri anlattıkları şeyler de boş değildir. turn on a friendly card şarksı yalnızca kumardan dem vurmaz. eric berne isimli şahsiyetin oyunlar isimli kitabında insanların yüzlerinde maskelerle birbirlerine ve kendilerine oynadıkları küçük oyunlardan bahseder. hatta insanların selamlaşmalarında bile törensel oyunun izleri vardır. kitapta bu törensel selamlaşma ilgili bir diyalog şöyle geçer:

bay e ve bay f aralarında "merhaba-merhaba" dan oluşan iki deyişli bir selamlaşma töreni oluştururlar. bir gün bay e merhaba deyip, geçip gideceğine durur: "nasılsınız?" diye sorar. konuşma aşağıdaki biçimde gelişir:

1e:merhaba
2f:merhaba
2e:nasılsınız?
2f:(şaşırmış)iyiyim siz nasılsınız?
3e:herşey yolunda. hava iyi değil mi?
3f:evet(temkinli) "yağacağa da benziyor"
4e:sizi yine gördüğüme sevindim.
4f:ben de. özür dilerim, kapanmadan kütüphaneye yetişmem gerekli. iyi günler.
5e:güle güle.

bay f işine koştururken düşünür: "ne oldu bu adama birden böyle? sigorta poliçesi falan mı satıyor?" karşılıklı davranışsal terimlerle düşündükleri şöyle yorumlanabilir: "bana karşı borçlu olduğu bir deyişli bir konuşmaydı, niye 5 deyişe çıkardı?"
1 /