the aviator

1 /
telperion telperion
martin scorseseye oscar verilmesi için bahane olacak filmdir. haddim olmayarak tam bir akademi filmidir. bana oscar verin diye bağırmaktadır.
geç kalmış edit: martin scorsese gene alamamıştır efenim. seneye 3.5 saatlik başka bir filmde görüşmek üzere.
culdesac culdesac
filmin son yarım saati dışında pek bir izlenecek tarafı yoktur, hatta başlarında zor sabredilir.gereğinden fazla şişirilmiş bir film.
my dying bride my dying bride
bir havacılık tarihi meraklısı olarak "bol bol pırpır görürüm" umuduyla seyretmeye kastığım film. fakat son yarım saatine bile gelemedim.
tırt ve sinirbozucu bir yapım.
zeus zeus
yavaş ilerliyor ve yavaş ilerleyen filmler insanın uykusunu getirir..dinç bir zamanda ve gün içinde bir vakitte seyredin, belki daha keyif alabilirsiniz filmden..
mustafa mustafa
sadece leonardo dicaprio için seyredilecek filmdir. uzun ve sıkıcıdır. bir uçak sevdalısı ve yönetmenin yaşadığı parlak yılların ve şöhretin getirdiği boğucu hayatı anlatan bir filmdir.

eski amerikan kostümlerini ve ortamını sevenlerin izlerken zevk alabileceği bir filmdir. ama bunun dışında film pek cazip özelliklere sahip değil.

ben izlerken bazen sıkıldım, ara sıra filmden kopup farklı şeyler düşünmeye başladım. belki de filmden bu yüzden tat alamamışımdır. ama sonuçta cık... beğenmedim.

filmin dicaprio için seyredileceğini söyledim. bir oyuncu için film seyredilir mi? evet, birçok kötü film seyrettim sırf bazı oyuncular oynuyor diye. bu yüzden dicapriocular seyredebilir dedim.

ayrıca gwen stefani yi bir filmde sadece bir iki dakikalığına görmek isteyenler de filmi seyredebilir. gwen stefani, filmin çekildiği yıllardaki standart amerikan kadınları kalıbına tam uyuyor. genelde denizci manitaları oluyorlar.

(bkz: bitse de gitsek)
yahuda yahuda
deep purple'ın purpendicular albümünden müthiş güzellikte, hafif bir şarkı. sözleri:

riding on the moonpath
in the silver of the night
the fragrance on the air
was of another time
ı cried in all my innocence
you were dressed in white
and even if ı'd had the strength
ı couldn't move to save my life

the fear and the thrill
of the beast at the window
the shivers and the chills
on the hottest of nights
he walked right through
my open door
as ı began to run, he threw
some gold upon the floor, and said
there's plenty more
where that came from

ı'm tired of the bombs
ı'm tired of the bullets
ı'm tired of the crazies on tv
ı'm the aviator
a dream's a dream whatever it seems

ı flew along the lighted street
ı flew above the town
ı flew in ever rising circles
ever further from the ground
as ı begin to lose my breath
printed faxes turn a spin
a distant corner of the room
will open up and let me in

ı'm tired of the news
ı'm tired of the weather
ı'm tired of the same thing every day
ı'm the aviator
a dream's a dream whatever they say
van den budenmayer van den budenmayer
belki de izlemeyi düşünmediğim tek martin scorsese filmidir.

20. yüzyıl'ın başlarında ki abd'nin ilgimi çekmemesi, filmin uzunluğu, ağır seyri, konusu gibi unsurlar bir araya gelince "izlemesem de olur" diyorum ve scorsese hoca'ya özürlerimi sunarak çekiliyorum.
bi arkadaş bi arkadaş
çoğu kişinin aksine sıkılmadan izlediğim, oyunculukları çok iyi bulduğum, gereksiz sahnesi olmayan pek de güzel bir film. ve tabi ki kimsenin sevmediği leo yine döktürmüştür.
munasebetsizevrak munasebetsizevrak
gündelik hayatta en çok aklıma gelen hatta takılan filmdir.

bazı öğlenler yemeğe çıktığımda salata satan yerlere yönelir yeşillikleri temiz yıkamıyorlardır diye vazgeçer, makarna satan yere yönelir, kremasız bir sos yapmıyorlar hem şimdi yaz yaz makarna yemiyip diye vaz geçer, çorba içebileceğim bir yere yönelir çorbaya un/krema koyuyorlar diye vaz geçer, çiğ köfte yiyim der çin tuzu var diye vaz geçer, döner yiyim der kuyruk yağından ya da içinden çıkan diğer yağlardan dolayı vaz geçer, migrosa gider kek almak ister glukoz şurubu var diye vaz geçer, ... der...den dolayı vaz geçer,...der ...den dolayı vaz geçer, yapamaz hale gelir bu filmi hatırlarım. alakalı mı yoksa bu alakayı filmi yanlış anladım da ben mi kurdum emin olamam. zira filmi izleyeli çok zaman oldu.
simetrik yara simetrik yara
barzo gibi yorum yapmak istemem ama uykum geldi izlerken. etrafa bakmaya başladım iki saat tamamlanmaya yaklaşırken. kötü bir film kesinlikle değil ama iste madem uzun yapıyorsun filmi daha ilgi çekici bir senaryo yapmalıydın be karşim.
1 /