the battle of evermore

tangerine tangerine
led zeppelin'in art arda dinlenesi şarkısı. sözleri şu şekilde:

queen of light took her bow
and then she turned to go,
the prince of peace embraced the gloom
and walked the night alone.

oh, dance in the dark of night,
sing to the morn-ing light.
the dark lord rides in force tonight
and time will tell us all.

oh, throw down your plow and hoe,
rest not to lock your homes.
side by side we wait the might
of the darkest of them all.

i hear the horses' thunder
down in the valley below,
i'm waiting for the angels of avalon,
waiting for the eastern glow.

the apples of the valley hold
the seeds of happiness,
the ground is rich from tender care,
repay, do not forget, no, no.
oh, dance in the dark of night,
sing to the morning light.

the apples turn to brown and black,
the tyrant's face is red.

oh the war is common cry,
pick up you swords and fly.
the sky is filled with good and bad
that mortals never know.

oh, well, the night is long
the beads of time pass slow,
tired eyes on the sunrise,
waiting for the eastern glow.

the pain of war cannot exceed
the woe of aftermath,
the drums will shake the castle wall,
the ringwraiths ride in black,
ride on.

sing as you raise your bow,
shoot straighter than before.
no comfort has the fire at night
that lights the face so cold.

oh dance in the dark of night,
sing to the mornin' light.
the magic runes are writ in gold
to bring the balance back.
bring it back.

at last the sun is shining,
the clouds of blue roll by,
with flames from the dragon of darkness
the sunlight blinds his eyes.
iao iao
mistik bir savaşı anlatan, tam bir kalıba sokmak mümkün olmasa da sözlerinde çeşitli mitolojik ve edebi göndermeler bulunan bir baş yapıttır. untitled, zoso gibi muhtelif adlarla anılan led zeppelin iv'ün en dikkat çekici parçalarından biridir.

bu parçada fairport convention'ın güzel sesli vokalisti sandy denny, robert plant ile düet yapmıştır. denny ışığın kraliçesi*, plant ise barışın prensi* rolündedir.

jimmy page, john paul jones'un favori müzik aletlerinden biri olan mandolinini ödünç alır, daha önce hiç çalmadığı bu enstrümanla oynarken battle of evermore'un iskeletini oluşturur. robert plant de sözleri gerek kelt mitolojisindeki ışık ve karanlığın savaşını anlatan öykülerden gerek de yüzüklerin efendisi'nden ilham alarak yazmıştır.

parçanın vokallerini konserlerde sandy denny yerine john paul jones yapıyordu. sık çalınan bir parça değildi. led zeppelin'in dağılışından sonra page ile plant'in birlikte çıkardıkları no quarter - unledded adlı albümde hintli vokalist najma akhtar, denny'nin vokal kısımlarını söylemiştir. albüm hint ve arap esintileri taşıdığından parça da kuzeyli mistik havasından sıyrılıp doğu etkisine kavuşmuştur bu yorumda. akhtar'ın vokalleri de bunda epey etkilidir.

ayrıca symphonic led zeppelin albümünde bu parça londra filarmoni orkestrası tarafından mükemmel bir şekilde icra edilmiştir. bu seferki yorum tam bir doğu-batı sentezidir.

son olarak yüzüklerin efendisi'ne yapılmış en önemli iki gönderme:
"the pain of war cannot exceed
the woe of aftermath,
the drums will shake the castle wall,
the ringwraiths ride in black,
ride on."

"oh dance in the dark of night,
sing to the morning light.
the magic runes are writ in gold
to bring the balance back.
bring it back."
los lunes al sol los lunes al sol
harika, süper ötesi bir led zeppelin şarkısı. dinledikçe bağlanırsınız. mandolin e aşık olursunuz, kadın vokale aşık olursunuz, ve tabi ki led zeppelin denen şeye artık neyse grup mu uçmuş,aşmış,yardırmış elemanlardan oluşan o deli şeye tekrar aşık olursunuz.
manbearpig manbearpig
bilinen bir muhabbettir. stairway to heaven tersten dinlendiğinde bazı karanlık mesajlar seçilebilir aradan diye. geçen, blue note programını takip edenler bilir, bu şarkıda da backmasking tekniği kullanılmış mıdır acaba şeklinde bir meraka kapılmıştım. anlamsız gibi gözüken şeylerin arasından o kadar kesin ve net bir cümle çıktı ki az kalsın "evreka!!!11" diye bağrınıp ağlayarak dolaşacaktım evin içinde. evet sevgili sözlük yazarları, the battle of evermore isimli şarkıda backmasking tekniği kullanılmıştır. ve şarkıyı ters çevirip 3. dakikaya geldiğinizde "i am the bible, oh please spit on me. so funny" cümlesini şüpheye yer bırakmayacak şekilde duyabilirsiniz. heyecandan şarkıyı durdurdum, eğer başka cümleler de çıkarsa editlemeyi planlıyorum.

edit: 2:40 civarından itibaren dikkatli dinlenildiğinde elde edilen cümle: "help me, i zeal you, oh satan. he should now that i am the bible. oh please spit on me, so funny." şimdi bir de cümlemizi türkçeye çevirirsek: "yardım et bana şeytan, sana hırs/kıskançlık/heves besliyorum. bilmeli ki ben incilim. oh lütfen üzerime tükür, çok eğlenceli." eğer isteyen "hassie layn" diyen olursa şarkının bu kısmının ters çevrilmiş, isteğe göre yavaşlatılmış halini ulaştırabilirim. manyağım. ayrıca 1:30 civarı başlayıp 2:00 gibi biten robert plant'in sözsüz gittiği bir yer var ki tersi düzünden daha güzel.
bulanti bulanti
geçtiğimiz cuma blue note led zeppelin özel yayını sırasında manbearpig'in bir mesajı sayesinde merak etmeye başladığımız "acaba bu eserde backmasking olayı var mıdır?" sorusu, bugün kendisinin çabalarıyla ve biraz araştırma ile yanıt bulmuştur. kapsamlı birkaç araştırmanın ardından "i am a bible, please spit on me, so funny." kısmının daha önce bulunduğuna rastladık. ama yapılan işe mükemmelliğini katan ve şarkıda net olarak duyulan "şeytana kıskançlık duyan bir incil"den bahseden cümle tüylerimi diken diken etmeye yetti. mutlaka dinlemelisiniz.
die for morrison die for morrison
özellikle şu haliyle ruhunuzun "ben burdayım!" demesine neden olan şahane led zeppelin eseri. daha ne diyeyim ki? "noluyo lan orda?!" diye tanrıların ilgisine mazhar olmamışsa ben daha bişey bilmiyorum.