the equalizer 2

fatih sultan leviathan fatih sultan leviathan
türkiye'de çekilen sahnelerinin filmle neredeyse hiçbir ilgisi olmadığını görünce üzüldüm. aynı zamanda kitapçıdaki mağaza içinde sorduğu kitabı arayan adam rafların arasından çıkarken 'topkapı' yazan kitaplar da dikkat çekti.

ama bu kadar alakasız bir türkiye / istanbul yedirmesi olamaz. sanki filme sonradan eklenmiş gibi. hayırdır diyor insan.

ayrıca mc call karakterinin türkiye treninde söylediği söz adeta türkiye'ye bir mesaj gibi:
"iki tür acı vardır: can acıtan acı. değiştiren acı. hangisinin olacağını sen seçeceksin." ve tren karanlık bir tünele girer.

bundan abd'nin hollywood üzerinden mesaj vermediğini düşünemiyorum gündeme bakınca. "ya değişirsin bizim istediğimiz gibi ya da canın acır"

benim filmi okumam böyleydi. yoksa film kurgu anlamında ve gerilim anlamında gayet güzel. denzel reyiz yine coşturmuş. hikaye efsane.

john wick ile kıyaslayacak arkadaşlara ise şunu demeliyim: jw daha pop olmuş durumda. eq ise daha derin bir felsefi altyapıya sahip. hatta bir süper kahraman filmi denebilir. ki severim süper kahraman filmlerini.

iyi seyirler. abd ma be de falan düşünmeyin. izleyin, tadını çıkarın.
jitemci astsubay jitemci astsubay
leş gibi film. ilk filmden çok daha kötü. mc call süper kahraman olmuş çıkmış. eline silah bile almadan cia'den / ordudan eski arkadaşlarını bir bir indirmesi mi dersin, kimsesizlerin kimsesi, yaşlıların kolu kanadı olması mı dersin, mahallesinin duvarındaki grafitileri temizlemesi mi dersin. her şey var.

allah bu antoine fuqoa'yı bildiği gibi yapsın. yazacağınız çekeceğiniz filmi sikeyim. bir de filmde sürekli rüzgarlı, yağmurlu hava vereceğiz diye sürekli cgi kasmışlar. ne gerek var? neyin kafası bu? rüzgar, yağmur istiyorsan o mevsimde çekeceksin, bekleyeceksin. hadi cama iki yağmur tanesi vurma her filmde olur da, burada koskoca bir kasabayı vuran fırtınadan bahsediyoruz. cgi'dan gözümüz kanadı.

10 üzerinden 6 bile vermem bu filme. yakın plan dövüşlerdeki kemik sesleri ve kalite için belki 5 veririm. iki saatinizi başka yere harcayın. ben ettim siz etmeyin.

*************spoiler****************

oberynn martell'in yine gözü çıkıyor amk.

*************spoiler****************


https://www.rosencruz.com/2018/11/the-equalizer-2/
rene rene
ortalama bir film. kötü diyemem çünkü63 yaşındaki denzel washington çok iyi oynamış gerçekten. ama senaryo zorlama olmuş. ilk filmde gördüğümüz susan'ın bir otel odasında abuk subuk iki tip tarafından saldırıya uğraması falan. kadın yarım ada büyüklüğünde arazide yaşıyor, helikopterle alıyorlar evinden, amerikan başkanlarıyla fotoğrafları falan var. otel odasında gasp süsüyle öldürülsün. koskoca teşkilatın kadından kurtulmak için yazdığı senaryo bu muymuş. hadi onu geçiyorum profesyonel eğitim almış 4 ajanı denzel'in ipe dizer gibi tek tek avlamasına ne demeli. hepiniz aynı eğitimi aldınız zaten sen nasıl bu kadar dokunulmaz bir teknik geliştirdin be adam.

tamam bu kadar gömdüm ama yine olsa oturur izlerim çünkü kavga ve çatışma sahneleri çok hoşuma gitti. aksiyon filmi yokluğunda gider. yalnız ben denzel washington'dan filmde başta oynadığı rolden midir nedir acayip bir şekilde abd'de ki siyahi müslüman topluluklardan birisine üyeymiş hissi alıyorum, bilmiyorum neden.

değinmeden geçemeyeceğim, filmde sık gördüğümüz, denzel ile aynı apartmanda oturan siyahi bir öğrenci var. ashton sanders mış ismi. bence çocukta acayip potansiyel var, sesi olsun yüzü olsun oyunculuğu olsun, önü açık. şimdiden yazayım belki ilerde ışığı parlar, ben ışığı gördüm.