the matrix revolutions

1 /
juda juda
neo makina dünyasına gider ana makinayla diyaloğa geçer...
bu sırada ziona saldırmakta olan sentinellerin başının cebine mesaj gelir
-dı dı dıt dıt dıt dı dı dıt
-çocuk geldi.barış falan diyo çocukları topla tükkana keri tönün..
vee tüm sentineller saldırıyı kesip kendi dünyalarına dönerler.
siege siege
dvd sinin çıktığı gün divx inin de piyasaya düşmesiyle yuh be dediğim piyasa ne hızlı çalışıyor yorumu yapmama neden olan film.
julien julien
sonun başlangıcıdır. her şey yıkılıp tekrar yapılmaktadır, mükemmel yoktur ve mükemmel sanılan da hata yapabilir.

evet bir de her şeyi gören gözün her şeyi görebilmesi için kör olması gereklidir, bunu bize öğretir.

zion, tüm isimler ve tarihler hapsi bir bütünün parçası gibi esasında, bazen gözümüze sokulan gerçekleri bile hiç fark etmeyecek kadar kör olabiliyoruz, tıpkı tüm insanlık gibi.
buhtunnasır buhtunnasır
"neden bay anderson, neden, neden, neden? niye inad ediyorsun? ayağa kalkmak niye? kavga etmek niye? inandığın şeyler için kavga ettiğini mi sanıyorsun? sağ kalmaktan öte birşeyler için. bana söyleyebilir misin? biliyor musun? özgürlük mü? cesaret mi? barış ya da sevgi olabilir mi? yanılsamalar bay anderson. algılamada aldanmalar hiçbir amacı olmayan bir varoluşu ümitsizce haklı göstermeye çalışan zayıf insan zekasının geçici kuruntuları. zaten sevgi gibi zavallı bir kavramı ancak insan zekası icat edebilirdi."

artık sistemin bir ajanı olmayan smith bu konuşmayla olayı bitirmiştir.
syme syme
-spoiler-

savaş stratejileriyle üzdü beni. ilki, insanların bütün savaş gemilerini bir savaş için toplayıp aynı yere götürmüş olması. ikincisi, zion savunmasında ikinci bir savunma planı olmayışı, o yürütülen metal araçlar dışında bir şey yok.

-spoiler-
alagav alagav
ikinci filmin sonunda wachowski biraderlerin, kendini fan kitlesi diye nitelendiren oyunbozan kişileri oyuna devam etmeye çağırdığı, fakat çoğunluğu tarafından acımasızca reddedildiği mükemmel üçlemenin son bölümü.nitekim kaleye mum dikip oynamaya devam eden şanslı izleyiciler sadece kendisine verilenle değil almak istediği şeylerle survive etmiş, navras ı dinlemeye başladıkları anda belki de hayatları boyunca unutamayacakları bir deneyim yaşadıklarını hissederek sinema salonundan ayrılmışlardır. deus ex machinanın peygamberiyle konuştuğunda dediği gibi...it is done....
1 /