thomas alva edison

1 /
zeus zeus
edison çok fakir bir ailenin çocuğuydu..okulunda başarısı yoktu*..bu okuldan atılmasına neden oldu*..sonra içini bir hırs bürüdü..çöplüklerden bulduğu dergilerden ve gazetelerle kendini geliştirdi *..ve sonunda en önemli buluşu olan ampulü yarattı.. edison'un 100'un üzerinde önemli buluşui vardir... (doğum tarihi:1841, ölüm tarihi: 1931)
man on the moon man on the moon
o kadar çok şey bulmuştur ki o dönem hiç bir bilim adamı icat işine el atamamıştır. nitekim ampulü anca 200 küsürünce denemesinde yapabilmiştir. hatta ismi lazım değil bir filmde "edison aslında ampulün 200 küsür kez denenip yapılamayacağını da kanıtlamıştır" şeklinde bir gönderme de vardır.
azureel azureel
bu herif sayesinde aydınlanıyoruz. oysa ki çocukluğunda çok zorluklar çekmi.
işitme problemleri yüzünden okulda güçlük çeken thomas, hem okuldaki sorunları hem de amerikan iç savaşı'nın yol açtığı, eğitimdeki aksaklıklar nedeniyle genç yaşında okuldan alındı ve evde annesi nancy edison tarafından eğitilmeye başlandı.
wondrous wondrous
evlere elektrik dağıtımının doğru akımla yapılmasını savunan ve general electric'le beraber buna uygun şebekeler kurmaya başlayan, akabinde westinghouse birçok avantaja sahip olan alternatif akım olayına girince bunun önünü kesmek için gollum olan tüccar zihniyetli biri.

bahsettiğim önüne kesme operasyonu içinse olabilecek en iğrenç yöntemlerden birini kullanmış, alternatif akımlı elektrikli sandalyeleri destekleyerek halk içinde alternatif akımın öldürücü olduğu intibasını uyandırıp kimsenin evinde alternatif akım kullanmak istemeyeceğini öngörmüştür. ne mutlu ki başarılı olamamıştır.
eglaia eglaia
yaptığı tüm piçliklerin yanında pek az bilinen bir d eşu vardır:

yıl 1902, üstad georges melies, sonradan çok meşhur olacak filmi la voyage dans la lune'u çeker. bu film, sinema tarihinde pek çok ilkin de gerçekleştirildiği, bir filme ilk kez ciddi miktarlarda para harcanan bir filmdir. melies, bu filme çok meşhur olacağına ve adını sinema tarihine yazdıracağına emindir. amerika'da bile ünlenmeyi beklemektedir. filmini çeker, bitirir ve sinemalara salınır film.

öyle veya böyle bu yukarıda adı geçen mahlûkat bu filmi bir avrupa sinema salonunda izler. hemen makinistle anlaşır ve filmi satın alır. amerika'ya döner, filmi çoğaltır ve amerika'da gösterime sokar. inanılmaz paralar kazanır bu herif buradan çünkü film inanılmaz tutar. insanlar ekranda gördükleri şeyleri ilk kez görmektedirler ve çeneleri düşer. edison cepleri dolar da dolar.

sonra melies amerika'ya gelir filmini pazarlamak için. bir bakar film her yerde gösterilmiş, herkesler izlemiş.. tek kuruş kazanamadan geri döner. tüm servetini harcadığı filminden adam gibi bir para kazanamaz.

hâlen daha edison'u övene benim lafım yok. böyle adamı övene ben anca söverim.

tesla'ya yaptıklarına hiç girmiyorum.. istediğin kadar bilim adamı ol. insanda etik olmadıktan sonra hiç birinin önemi yok ne yazık ki.
kremberiz kremberiz
türk eğitim sisteminde öğretmenler tarafından bilim adamı tanımladıktan sonra verilen gubidik örnek.bilim dünyasının yüzkarası ve şımarık çocuğu.bilim adamı olmaya teğet geçemeyen, bir mühendisten çok uzak bir teknisyen.nitekim her bilim adamının (hertz,henry,coulomb,tesla,newton,ohm gibi) yaptığı araştırmalar sonucunda kendi adını verdiği bir kanun, yasa, eleman, sabit gibi birşeye ismini verir.ben edison sabiti gibi birşey duymadım.ikinci husus 4 işlem yapmayı bilen her insan dc gerilim ile şehir şebeke beslemesindeki güç kayıplarını ve çalışma zorluklarını farkedip önüne gelen ac gerilim ile şehir şebekesi beslemesi projesi ile dalga geçmez.
(bkz: tesla)

ayrıca ampulü 200 üncü denemesinde bulması da ampulü rastlantı eseri bulduğunun açık bir göstergesidir.
müellif müellif
edison,kimbilir kaçıncı defa aynı deneyi tekrarlıyordu.saç sakal birbirine karışmış durumda,kendinden geçmiş,işine adamakıllı dalmıştı.yanına gelip gidenlerin bile farkında değildi.karısı kapıyı açmış avazı çıktığı kadar bağırıyordu:"heeeey!senin bu çalışmaların boş, hava!"edison deliler gibi bağırmaya başladı."hava..hava..hava..ampülün içindeki havayı boşaltmalıyım."boşalttı ve ampül yandı.
1 /