titus lucretius carus de rerum natura

7 /
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"görmüyor musun, diyeceksin, serpiliyor canlılar
esintili havaya ve alıyor besinini topraktan
ve uğurlu mevsim geldi mi sağanaklarıyla,
bulut kümeleriyle, ağaçları sallayarak boşalan,
güneş de sıcaklığını esirgemezse sırasında:
ekin yeşerir, hayvanlar büyür, ağaç boy atar."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 40.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"beslenmeseydik biz besinlerle, içeceklerle
tükenirdi bedenimiz kuşkusuz. ne kaslarımızda
yaşama belirtisi kalırdı, ne kemiklerimizde.
özel besinlerle besleniyoruz, öbür canlılarsa
başka besinlere gereksiniyor. birçok öğe var
çeşitli varlıklarda ortaklaşalık gösteren.
öyle çeşitli bileşimlere giriyor ki bunlar,
çeşitli varlıklar çeşitli kaynaktan alıyor besinlerini."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 40.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"farklar doğuyor bileşimlerinden ve durumlarından
aynı öğelerin! akıl almaz farklar!
çünkü aynı öğelerdir göğü, denizi, güneşi,
hayvanları ve ağaçları ve ekinleri oluşturan.
ne ki devinimde ve bileşimde başka her biri.
bak ki söz gelimi, benim dizelerimde koşuşturan
sözcüklerde birçok ortak harfler geçer.
öyleyken değişik dizeler, sözcükler bilirsin ki
özce benzeşmezler birbirlerine, sesçe de.
salt sıralarını değiştirmekle ancak
bu kadarcık başarılabilir sözcüklerle.
oysa dokunun ilkeleri çeşitli etkenler sunarak
o müthiş çeşitliliği getirir sonuca."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 41.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"anaksagoras'ın kuramını ele alalım önce
homoiomereia diyor yunanlılar buna.
ne yazık ki engel, dilimizin yoksulluğu
bu sözcüğün tam bir karşılığını bulmama.
kavramı yine de açıklayabilirim kolaylıkla:
doğanın homoiomereia'sı derken, bu düşünür
kemikçiklerden oluştuğunu düşünüyor kemiklerin,
etin küçümen et parçacıklarından, kanın
sürüyle küçücük kan damlasından, altının
küçücük altın tozancıklarından, dünyanınsa
küçücük dünyalardan ve ateş ateşlerin, su
suların birleşmesinden doğuyor ve her şey
eş öğelerin bileşiminden oluşuyor böylece."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 41.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"ne var ki bu düşünür, boşluk hakkı tanımıyor
varlıklara ve maddenin bölünmesine
bir sınır. bu iki yanlış, öbür düşünürlerin
girdiği çıkmaza sokuyor onu bence.
bir düşün: ne kadar dayanıksız sayıyor öğeleri
-varlıklarla eş nitelikteki gövdeleri eğer
"öğe" diye adlandırabilirsek- varlıklar kadar
etkilenen, yıkımdan korunamayan o şeyleri.
hangisi karşı koyabilir gelecek saldırıya
-ölümün dişleriyle öğütülmemek adına-
ateş mi, su mu, hava mı? kan mı artakalır,
kemikler mi? biri kurtulmaz sanıyorum, hiçbiri.
göz önünde sıradan bir baskıyla yitip gidebilen
nesneler kadar kolay yıkıma uğruyorsa bunlar.
böylesi bir yok oluşun ve hiçlikten doğuşun
olanaksızlığını belgelemiştik önce."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 41-42.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"üstelik besin, yapıp besliyorsa gövdelerimizi;
damarlarımız, kanımız, kemik ve kaslarımız da
kendilerine benzemeyen tozanlardan oluşsa gerek.
tüm besinler karmaşık tözdendir deniyorsa
küçük kas parçaları, kemikler, damarlar ve kan,
kan damlaları vardır içlerinde o zaman.
tüm besinlerin katı-sıvı, benzeşmez bir dokudan
oluştuklarını varsaymak gerekir. yani
kemiklerle kasların, irinle kanın karışımından."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 42.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"nitekim topraktan çıkan varlıkların maddesi,
yine toprağın kendinde olduğuna göre,
benzeşmez maddelerden oluşsa gerektir toprak
aynı sonuca varırız başka olaylara göz atarsak:
alev ve duman odunun özünde gizli yatıyorsa
benzeşmez bir madde kapsıyor demek odun da.
boşuna perde arkasına gizleniyor gerçek, boşuna
yararlanıyor anaksagoras durumdan. vardır diyor
her gövdede tüm öbür gövdelerin karışımı.
yalnız, tozanları en çok, en belirgin ve yüzeye
en yakın olanlar dışında, hiçbiri gözle
görünmez diyor. yanlış bir düşünce bu."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 42-43.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"öyle olsaydı, doğaldı değirmende ezilen tahılın
kan sızdırması iki taş arasında
ve gövdelerimizin dokuca ortaklık gösterdiği
maddeler, kan tükürürlerdi sıkıştırıldıklarında.
keçilerin kabarık memelerindeki süt kadar
tatlı bir sıvı sızardı çimenle sudan ve
toprak yarıldığında başka bitkiler, tohumlar,
yapraklar... bu incecik kıyılmış tozanların
görülmesi gerekirdi, belirmesi hepsinin."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 43.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"dallar biçildiğinde dalda gizli
kül ve duman da açığa çıkabilirdi
ve küçümen gizli ateşler. gelgelelim
gözümüzle görüyoruz bunların olmadığını,
bu tür bir karışıma girmiyor varlıklar demek ki.
başka türlerle de paylaştıkları
bir tohumlar karışımı gizli içlerinde yalnızca.
diyebilirsin, 'sık görülür dağlık bölgelerde:
fırtınanın hızıyla sürtüşür dalları ağaçların
ve ansızın ateş alır ortalık.' haklısın.
yine de gizli değildir kor, ağacın tohumunda
sürüyle ısı tohumu vardır olsa olsa
sürtünmeyle yoğunluğu artıp yalazlanan.
hazır alev gizlenebilseydi ağacın özüne,
saklı duramazdı yangınlar, belli bir süre bile
ve kor, ağaçları kasıp kavururdu
kül haline gelirdi bütün koru."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 43.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"şimdi anlıyor musun, ey memmius,
önceki sözlerimin anlamını? aynı
öğelerin katıldıkları bileşim ve durumlarla
karşılıklı devinimlerinin farklı sonuçlar doğurduğunu?
öyle ki ufacık bir değişmeyle -koruya ya da kora-
her ikisine de yol açabilir aynı öğeler.
tıpkı nasıl oluşturuyorsak iki ayrı sözcüğü;
'kor' ile 'koru'yu, harflerle oynamakla yalnızca."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 44.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"evrende gördüklerini, eksiksiz nesnelere eş
madde tozanları düşünmeden açıklayamıyorsan,
öğelerin sonu gelmiş demektir artık.
kahkahadan sarsılarak gülen ya da
yanakları acı gözyaşlarıyla sırılsıklam
bize benzer öğeler yaratmalısın bundan böyle."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 44.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"iyice kulak ver şimdi söyleyeceklerime,
biliyorum ne denli karmaşık olduğunu düşüncemin.
ne var ki utkuya ulaşma umudu
öyle bir dürtüyle saplandı ki içime,
baktım yüreğime çakılmış musa'ların (1) aşkı,
yoksa daha önce kimselerin ayak basmadığı
pieria'daki (2) yurdun dolambaçlı yollarında
böylesine bir serüvene atılacak gücü
kim verebilirdi bana onlardan başka?
erden kaynaklar bulmak ne güzel, sulardan içmek!
ne güzel çiçekler toplamak ve yeni çayırlardan,
daha hiçbir şaire takmadıkları musa'ların
bir çelenk derlemek başıma!
insanı eğitmenin ödülü bu işte, yüce konularda,
bağnazlık boyunduruğundan kurtarmaya çalışmanın,
her şeyi musa'ların kıvılcımıyla aydınlatan
renkli ışınlarını bu türkünün karanlığa tutmanın."

1. zeus'nun kızları ve güzel sanatların esin perileri.
2. eski makedonya'da musa'ların yurdu.

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 44-45.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"evet, amaçsız değil benim şiirim
hekimler, hintyağı verdiklerinde önce nasıl
şöyle bir sıvarlar çanağın ağzını duru balla
acı yudumu içiverir çocuk, kapılıp balın tadına.
kandırılmış olur, ama aldatılmış sayılmaz
yeniden kavuştuğuna göre sağlığına.
bizim öğreti de acı geliyor ilk kez tadana
ve çoğunluk tatmaya hiç yanaşmıyor.
onu şiirin büyülü sesiyle sunmam bundandır,
musa'ların tadına doyulmaz balıyla sıvamam;
istiyorum ki dizelerim üstünde düşünürken
öyle bir seziş gelsin ki sana,
evrenin yaradılışını çözebil, işleyişini kavra."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 45.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"sana daha önce söz etmiştim, sonsuz zamanda
uçuşup duran katı madde tozanlarından.
şimdi sayıca sınırlanmış mı bunlar bakalım,
boşluktan da haberliyiz artık ayrıca,
-olayların geçtiği yerden, boş uzaydan-
bu kocaman boşluk da sınırlı mı, bakalım
ölçülmez derinliklere doğru uzuyor mu yoksa?"

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 45.
7 /