titus lucretius carus de rerum natura

8 /
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"hiçbir bitimi yoktur evrenin evet, olsaydı
bir sınırı olması gerekirdi bir yerde.
ama bir şeyin nasıl sınırı olabilir
dışında onu sınırlandıran bir başka şey yoksa,
gözün takılıp ötesine geçemeyeceği bir nokta?
evrenin dışında bir şey olamayacağına göre
ne sınırı vardır demek, ne de sonu ve ölçüsü.
neresinde durursan dur, neresinde alırsan
al konumunu evrenin, bak o
dört yanında uzanacaktır sınır tanımadan."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 45-46.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"bir an sınırlandırıldığını düşün uzayın:
uç sınıra çıksın biri, bir mızrak fırlatsın.
olanca güçle fırlatılan bu mızrak
sence nişanlandığı yere doğru mu gider mutlak?
yoksa bir şey çıkıp karşısına durdurur mu onu?
birini benimsemelisin mutlaka bu iki seçimden
aynı kaçınılmaz sonuca varacaksın ikisinde de
ikisinde de diyeceksin ki, evet sonsuzmuş evren:
ister hızını kesen bir engel çıksın karşısına
mızrağın sınır çizgisinde, ister aşsın engeli,
değil mi ki yola çıkmamıştır o çizgiden?
kanıtımı açayım biraz daha:
nereye koyarsan koy uç sınırı, sana soracağım
soru şu: 'peki, aslında ne oluyor mızrağa?'
hiçbir sınır çakılı değildir, sonuçtan kaçma
önlenmiştir zaten kaçışın sonsuz olanağıyla."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 46.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"dahası: kesin sınırlarla kuşatılsaydı
evrendeki boşluk her yönden,
dibe çökmüştü bugüne kadar
kendi ağırlığıyla madde yığınağı.
ve gökkubbenin altında hiçbir şey olmazdı
ne güneş ışınları, ne de gökyüzü. çünkü
kullanılabilir maddenin, tümü, kıpırtısız,
çökelik, üstüste yığılı dururdu sonsuzluk boyunca
bundandır ki durağanlık hakkı tanınmaz atomlara
toplanıp yerleşik kalacakları bir taban
yoktur nasılsa. her doğrultuda akan o sürekli
devinim içinde bir şeyler olur durmadan
ve devingen maddenin atomları
boyuna beslenir sonsuzdan."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 46.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"her şey birbiriyle sınırlandırılmış, görüyoruz:
hava tepelerle ve tepeler havayla.
toprak sınır çiziyor denize, deniz karalara,
oysa evreni sınırlayacak bir şey yok dışında.
sınırsız uçurumun boşluğu bundandır
öyle ki şimşekler bile geçemez onu
-bitimsiz zaman parçasında yarışan şimşekler-
alınması gereken yolu kısaltamazlar bile,
öyle engindir doğaca varlıklara tanınan çevren;
hiçbir boyutla sınırlanmaz uzaklıkta, genişlikte."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 47.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"evren, yapısı gereği, sınır koyamaz kendine
çünkü gövdenin boşlukla, boşluğun gövdeyle
sınırlanması gerekli doğada. bu yüzden de
ya ikisini sonsuzca art arda sıralar, ya da
-ikisi sınırlanmadıkları sürece birbirleriyle-
sınırsız ve katışıksız uzanırlar tek tek.
sonsuz olması önemli uzay kadar maddenin de. yoksa
ne deniz olurdu, ne toprak, ne ışıklı bölgeleri
göğün, ne ölümlüler, ne de kutsal tanrılar!
hangi biri dayanabilirdi bir saatçik, hangisi?
madde yığınağı çözülürdü bileşiminden ve
boşluğa, yalıtlanmış tozanlar halinde saçılırdı;
birleşip bir şey de oluşturamazlardı bu parçalar."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 47.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"elbet bir amaç güderek almadılar şu düzeni,
sağduyularını kullanarak atomlar, ne de
tek tek, devinimlerine belli bir koşul koydular.
ama o sonsuz boşlukta binlercesi
hiç durmamacasına koşuşturduklarından, binlerce
değişikliğe uğradıklarından çarpışmalar sonucu,
her devinimi, bağlantıyı denedikten sonradır ki
şu özel kalıba dökülmüşlerdir, dünyamızı yaratan.
yaradılışına uygun çark kurulduktan sonra
yıllar yılı süregelmiştir dünyamız
bu çarkın sonucudur geri kalan her şey."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 47-48.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"ırmaklar susamış denizi tazeler kaynaklardan,
güneş ışınıyla döllenen toprak yeniler ürününü,
ve doğan hayvanlar tutkuyla beslenirler ondan.
esirin kaygan alevleri korur dirimini.
yitenlerin tümünün yerine sonsuz boşluktan
fırlayıveren cömert madde yığmağı olmasaydı,
hangi biri gerçekleşebilirdi bunların?
besinden yoksun hayvanların eriyip gitmesi gibi
madde yığınağı kesilen ya da saptırılan
her şey çürüyecektir eninde sonunda."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 48.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"dıştan gelen vuruşların basıncıyla her yönden
çözülmekten kurtulmaz atomlardan oluşmuş dünya;
bu çarpmalar korur maddenin bir bölümünü,
gelene dek yok olanların yerine yeni atomlar.
sık sık kesileceğinden vuruşlar zorunlukla,
yer ve zaman bırakmış olurlar böylelikle
dünyayı yenileyecek, özgün öğelere.
bu yüzden gerekli sayısız atomların fışkırması
aslında sözü geçen vuruşlar bile var olamazdı
sınırsız maddeyle beslenmese her yandan."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 48.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"bir inanış var, memmius, özellikle kaçınman gerek:
her gövde, 'dünyanın merkezi' denilen yere
yönelme eğilimi taşır bu kurama göre. ve
dünya hiçbir vuruşla karşılaşmaksızın dışardan
kıpırdamaz, doruğuyla tabanı kopamaz birbirinden.
yöneliş, merkeze doğrudur -düşünebilir misin
bir şeyin salt kendine dayanabileceğini?-
o zaman yeraltındaki ağır gövdeler
yukarı yönelip yüzeye yaslanırlardı başaşağı,
suda yansıyan görüntüler gibi -kuram gereğince-
ve tepetaklak dolaşırdı canlılar ortalıkta
üstelik dünyanın ölümcül bölgelerine düşmeden,
göğe nasıl ağmıyorsa bedenlerimiz kendiliğinden.
bu yaratıklar güneşe bakarken biz yıldızları
gözleyecektik geceleri, saatleri bölüşecektik
gündüzlerimize denk düşen gecelerini."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 48-49.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"ne var ki gülünç yanılgılardır bunlar
konuyu ters açıdan alanların düştüğü.
bir merkez olabilirmiş gibi sonsuzlukta.
tutalım ki var merkez. varlıklar
kaçardı oradan çakılı kalacaklarına yerlerine.
yer ve uzay, merkezde de çünkü
yol verir ağır gövdelere, öbür yörelerde de.
hangi yönde olursa olsun devinimleri
ağırlık özeliğini yitirip gövdelerin
kıpırdamadan duracakları bir nokta
yoktur boşlukta çünkü. çünkü boşluk
durduramaz hiçbir varlığın ilerleyişini,
kendi yapısı gereği. ve varlıkları
bir bileşimde tutamayız asla
salt merkez tutkusuyla çıkarak yola."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 49.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"üstelik bu kuramcılar, bütün gövdelerin
bir merkeze yöneldiği savında da değil.
sudan ve topraktan gelenleri alıyorlar yalnızca
-derin denizleri, dağlardan akan selleri
az çok topraksal bir gövdeleri olanları yani-
ne ki öğretilerine göre, havanın uçucu soluğu da
korlarla merkez dışına sürükleniyor aynı hızla."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 49.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"kuşatıcı esir neden göz kırpıyor yıldızlarla?
neden güneş, göğün mavi otlaklarından
emziriyor alevlerini? güya merkezden kaçarken
ateş birikiyormuş oralarda. nasıl ki,
en üst dalları ağaçların yapraklanmazmış
besinleri köklerden yukarı yürümese.
ama kaçmasına izin verirsen maddenin böyle,
dünyanın surlarını korunmasız bırakırsın
ansızın un ufak olmaya, bir alev gibi
kanat açmaya sınırsız boşluğa. gelir gerisi:
göğün fırtına bölgeleri bindirecek tepeden,
altımızdan çekilecek toprak ve tozanları
karışmış yıkıntısında eriyecek gökle yerin.
göz açıncaya dek uçurumda yitecek dünya
görünmez atomlar ve boşluk kalacak.
ilk azalma hakkı tanıdığın yerde maddeye
yıkım yolu açılmıştır ve bu kapıdan
bütün madde birleşip koşacaktır yıkıma."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 49-50.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"biraz çabayla kavrayacaksın ilk doğruları:
her biri ışık tutacak öbürüne. şaşırtamayacak
yolunu gece -doğanın gizlerini kavrarsan-
gerçekler aydınlatacak gerçekleri kesinlikle."

[birinci kitabın sonu.]

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 50.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"ne güzeldir denizi döven fırtına dalgalarını,
başkalarının çektiği acıyı gözlemek kumsaldan!
sevinç kaynağı değildir başkalarının derdi, ama
bambaşka bir sevinçtir, kendinin dertten uzak
olduğunu düşünmek. ne güzel, savaş alanında
düşman orduları gözlemek, sen ölüme atılmıyorsan!
ama uzak bir yere çekilmektir tatların
en güzeli. sımsıkı donanıp bilge kuramlarıyla,
yücelerden, yaşama çıkış yolu arayanları süzmek:
amaçsızca tartışanları, gece gündüz, akılalmaz
bir çabayla öncelik kazanmaya çalışanları,
servetin, zenginliğin doruğuna varmayı
ve dünyaya söz geçirmeyi kuranları."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 51.
a shakespearean atheist a shakespearean atheist
"ne yazık mutsuz insan yüreğine! ne yazık
düşten yoksun insan kafasına! ne kadar ufacık
aştığımız yaşam yolu, ne korkulu, ne karanlık!
anlamıyor musun, iki itisi var, iki amacı doğanın:
bedenin acı çekmemesi, erince varması ruhun,
tadından korkmaması haz veren duyumların."

evrenin yapısı, çev. tomris ♥ turgut uyar (istanbul: hürriyet yayınları, 1974), 51.
8 /