türk iş

1 /
fantastik karakter fantastik karakter
kıs. türkiye işçi sendikaları konfederasyonu. genel başkanı mustafa kumlu' dur.

bunlar da sendikaları:

tarim-iş sendikasi
orman-iş sendikasi
türkiye maden-iş sendikasi
genel maden-iş sendikasi
petrol-iş sendikasi
tekgida-iş sendikasi
şeker-iş sendikasi
teksif sendikasi
deri-iş sendikasi
ağaç-iş sendikasi
selüloz-iş sendikasi
basin-iş sendikasi
basisen sendikasi
bass sendikasi
türkiye çimse-iş sendikasi
kristal-iş sendikasi
türk-metal sendikasi
dokgemi-iş sendikasi
türkiye yol-iş sendikasi
tes-iş sendikasi
tezkoop-iş sendikasi
türk koop-iş sendikasi
tümtis sendikasi
demiryol-iş sendikasi
türkiye denizciler sendikasi
hava-iş sendikasi
liman-iş sendikasi
türkiye haber-iş
sağlik-iş sendikasi
toleyis sendikasi
türk harb-iş sendikasi
türkiye gazeteciler sendikasi
türkiye belediye iş sendikasi
türksen federasyonu (kktc)
hür-iş (kktc)
dahafazlakapuska dahafazlakapuska
samsun'un atakum ilçesinden geçen anayoldaki bir bulvar adı. adınıda bulvarın köşelerinden bir tansinde bulunan türkiye iş bankasından alıyor (her nedense samsunlular bütün bulvarlara sapak diyor.)
yağmursonrasıtoprakkokusu yağmursonrasıtoprakkokusu
canı ciğeri akp'sine yine boyun eğip 1 mayıs'ta disk ve kesk'i yüzüstü bırakacağını belirten mustafa kumlu'nun başkanlık ettiği sendika konfederasyonu.

miting düzenlenmesini doğru bulmuyorlarmış, bu bir bayrammış, olmazmış öyle şey. ilginç...
vişnesuyu vişnesuyu
şimdi okuduğum haber üzerine yazıyorum ve açıkçası gayet de şaşkınım. sarı sendika idi, ekonomizm mücadeleseydi, kendiliğinden hareketin sonucu olan sendikalizmdi zaten oralara hiç girmeyecem. şimdi bu giri üstüne sendikalara fazla değer atfetmişsin mesajı gelirse o da olabilir,kabulumdur.
lan herifler 1 mayıs için taksim diyorlar. eyvallah güzel diyorlar. türkiyenin 1 mayısı taksimde kutlamaya ihtiyacı vardır,kaybedilen 36 cana karşı olan sorumluluklarını yerine getirmek için olmazsa olmaz yer taksim diyorlar. her ne kadar buna pek katılmamakla birlikte ilkeli bir duruş sergiliyor gibi gözükebilir türk iş sendikası ve mustafa kumlu bey. sonra bakıyoruz, ama olmazsa biz kadıköy de kutlarız, taksim tartışmasına 1 mayısı sıkıştırmayız diyorlar.yürü be mustafa diyesim geliveriyor. 1 mayısı alan tartışmasından çıkarıp siyasal bir içeriğe büründürmek istiyorlar diye düşünüyorum, sendikanın işlevini ve de özellikle adını unutarak.
herşey iyi güzel. benim biraz boş bulunmam sebebiyle bu cafcaflı laflarla heyecanlanıveriyorum. sonra haberin devamı çarpıyor gözüme.

türk iş yerelliklerde de 1 mayıs kutlayacakmış. anasn%&waadsa/ diyorum. izmir, bursa, adana ve ankara başta olmak üzere çeşitli yerlere başvurularını yapmışlar bile. sonra kendime geliyorum.

lan hadi boş buldun yakaladın beni bir yerden taksim de taksim diye ısrar ettin. yerelde kutlamak da neyin nesi oluyor o zaman. yok bir yandan emekçiler taksime güçlü çıkmalı sözleri, bir yandan da biz yerelde de kutlasak iyi olacak tavırları. sallamak istiyorum ama uğraşmayacam boşuna. hata bende 1 mayıs ve sendika laflarını yanyana görünce uyanmam gerekirdi. 2 senedir yaptığınız döneklik bu sene de yapılacak işte bal gibi o desene sen. gerek siz gerek kesk ve disk kaypaklığın dibine vurmuş durumdayken hala çıkıp da emekçiler taksime güçlü çıkmalı diyebiliyorsunuz. sol sosyalist örgütler 1 mayıs alanına, tek ve devrimci 1 mayıs alanına emekçi, militan kadrolarını taşırken, sokak sokak polisle çatışıp azraille defalarca karşılaşırken, siz sevgili sendika ağaları ne yapıyorsunuz.

mümkünse taksime de gelmeyin, yerelde de kalmayın ve özellikle 1 mayısı da patronlarınızla beraber kutlayın. mümkünse kelimesi geçtiğine bakma, bir rica cümlesi değildir keza.
mevlüt şekeri hüznü mevlüt şekeri hüznü
bir tis'i daha komik oranlar ve rakamlarla kapatmış, evvelinde esip gürlemiş sendika.
işçin arkanda, eylemler yapıyor ediyor; ama sen o işçiyi satıyorsun. "bir noktada anlaşmalıydık" denmiş üstüne üstlük. bu nokta neden hep o tarafa yakın oluyor, onu bir açıklasalar ya.
paleface paleface
her ay bir yevmiyesi tutarında aidat aldığı işçisinin hakkını savunmayan akp güdümündeki sendika.

30 haziran 2009 tarihinde hesaplara yatması gereken 13 yevmiye tutarındaki ikramiye hala yatırılmamış olmakla beraber, hükümetten tek bir açıklama dahi gelmemesini büyük bir sessizlik içerisinde izlemekte, hakkını aramak için aidat aldığı işçiye ihanet etmektedir.

ey türk-iş, toplu sözleşmelerde zam oranını enflasyona ezdirdiniz tamam da, o pazarlıklarda haziran ikramiyesinin yatırılmaması da var mıydı?

nedir bu sessizlik? bir basın toplantısı ile en azından hükümete "neden yatırılmadığı konusunda" bir açıklama yapma çağrısında bulunamaz mısınız?

şu anda güdülen politikalar ile bitirilmeye çalışılan kamu işçisi tükenince ne yapacaksınız bakalım?
onurene onurene
tekel işçileri'nin genel grev çağrısını reddederek eylem kırıcılığı yapmış olan pabucumun sendikası.

işçi hareketini dizginlemeye çalışmayın, bırakın adam smith'in dediği gibi su aksın yatağını bulsun. tarih bunu emrediyor.
bilebilebiikikere bilebilebiikikere
siyasal parti olarak chp ne ise, sendikal harekette de türk iş'tir o.

sözcüsü oldukları işçileri yalnız bırakan sendikadır. genel greve gitmeyi göz alamayacak kadar korkak, işbirlikçi ve grev kırıcıdır. ''genel grev'' diye inleyen işçi sınıfına ''kem küm, ııı şey'' şeklinde cevaplar vermeye çalışan zavallı bir sendikadır. artık mesele sendikalı olmakta değil, artık mesele birebir siyasal partilerin örgütlerinde tam anlamıyla örgütlü olmaktadır mesele, işte tam da bunun göstergesidir bu sendika, bugün tekel işçisi açlık grevine girdiyse, bu o işçiler ölümden kendilerini yeniden var edecek çaresizliktelerse işte bu sendika yüzündendir...
onurene onurene
26 mayıs genel grevi konusunda yine hükümet yalakalığı yapan sendika. kendilerine en iyi cevap işçilerden geldi bugün. türk iş binası işgal edildi.

(bkz: tekel işçileri türk-iş'i işgal etti başkentte yaptıkları eylemle adlarından söz ettiren tekel işçileri, istanbul'da türk-iş binasını işgal etti. işçiler iki gün açlık grevine başladı. ntv )

artık mustafa kumlu bir şekidle işçilere taviz verip "şeey sayın başbakanım ben de tasvip etmiyorum ama işçi işte bunlar görgüsüz oluyorlar." der.
löpürgül löpürcan löpürgül löpürcan
kendilerini "türk iş işçinin mabedidir" diyerek tanımlasalar da artık mabedden çok fildişi bir kule olmuş konfederasyondur. türkiye'de sendikacılığın geldiği son noktanın güzel bir örneği olarak duruyor karşımızda. yalnızca türk iş değil tabi ki diğer sendika ve konfederasyonlarda aynı rengi taşıyor maalesef;

(bkz: sarı sendika)
yanlış spermle döllenen yumurta yanlış spermle döllenen yumurta
sendika mafyasıdır, bu kadar net.

sadece ekonomik krizlerin geçiş döneminde işe yarayan, kendilerini sürekli denetim altına almış olan burjuvalar ile karlarına kar katan 3-5 yöneticiye sahiptir. zaten ola ki işçi mücadelesi büyüyüp bir yere geldiğinde de asalak keneler gibi koparılıp atılacaklardır. her ne kadar bu durum işçi sınıfının acı çekmesine neden olsa da, biliyoruz ki işçi sınıfı acıların daha fazlasına alışıktır.

aslında suçlanması gereken sadece türk iş değildir. bugün tüm işçi sendikalarının ondan bir farkı yoktur. ne işçilerin haklarını savunmak için eyleme kalkışıyorlar ne de işçi örgütlüyorlar. tam tersine, işçileri örgütlenirse, hemen kapitaliste, devlete bildiriyorlar ve işçileri işten attırıyorlar. sonra bakıyorlar ki işçiler bu durumdan işkilleniyor, hemen devlete gidiyorlar, izin alıp bir eylem düzenliyorlar. böylelikle işçilerin gazı alınmış oluyor, polise coplandırılıyor, biraz da biber gazı soluyup, hep beraber eskisinden daha kötü koşullara razı ettiriliyorlar.

ve bu sayede sendikacılık büyümüyor, işçilerde bu tarz sendikacılağa güvenmedikleri için sendikalardan soğuyorlar. yani tam da kapitalistlerin istedikleri oluyor; daha örgütsüz, daha güçsüz işçi sınıfı oluşuyor.

ama unuttukları bir şey var ki, işçi sınıfı her zaman kapitalist sistemin mezar kazıcısı olmuştur ve onu tarihe gömecek yegane şeydir.
1 /