türkiye de bilim neden gelişmiyor

26 /
kupune zararsiz keskin sirke kupune zararsiz keskin sirke
. . . cevap veriyorum. tek nedeni para. türkiye'de de son derece kaliteli, araştırmacı, yüksek zekalı genç bireyler var. yanlız bunlara ayrılacak kaynak yok. ya da var ama yok. türkiye'de tüm kuruluşların ar ge ye ayırdığı para diyanetin bütçesi kadar yok. tübitakın bütçesi aksarayın senelik giderlerinden az. bu ortamda ne bekliyorsunuz. yeni einsteinlar mı. dünyada bunun en basit örneği nasadır. nasanın bütçesi usa'da en çok önem verilen bütçedir. türk kökenli olup dünyada isim yapmış bireylere bakın. made in usa, made in england, made in germany, made in france trademarkını göreceksiniz. sizce bu tesadüf müdür. bu tür insan kaynakları zaten bir şekilde tespit edilip zamanı gelince istenilen ülkelere transfer ediliyorlar. son yimi senede bu uçurum hiç olmadığı kadar açıldı. çünkü siyasal islamda bilim demek iman ve nefes gücü demek.
pyros pyros
durum o kadar vahim ki aslında, aşağıda linkini verdiğim "bilim" videolarının izlenme oranları "din" ve "tarih" videolarından her zaman daha az oluyor. halkımız geleceğe meraklı değil, geçmişe sevdalı.



www.youtube.com
vessel4m vessel4m
çok uzun bir mesele, makaleler yazılabilir. ancak tek kelimeyle anlatalım, eğitim.

japonya'da adamlar gökdelen dikiyor, senin ülkende tavuk sikiyorlar.

şimdi neyle neyi karşılaştırıyoruz değil mi?
bilim ve bilimsizliği, cahilliği.

paraya, tatile, lükse açız.
bir tek bilgiye aç değiliz.
rose whisper rose whisper
(bkz: islam)

bunun dışındaki nedenler çok göreceli. sistemli değişikliklerle alt edilebilir şeyler. ama islami anlayış ülkenin geneline hakimken, bu anlayışa sahip insanlar din tüccarlarının peşinden gidiyorken; ne eğitim düzelir, ne ekonomi düzelir, ne adalet düzelir, ne bilim gelişir, ne ülke kalkınır. kalkınsa dahi sürdürülebilir olmaz. görüyorsunuz zaten canlı örneğini.

islami anlayışın ortadan kalkması gelişmeyi garanti etmez ama islami anlayışın varlığı gelişmemeyi garanti eder.
acarabi acarabi
akli fikirlere ve düşüncelere, ulvi ve mistik fikir ve düşüncelerden daha az değer verildiği ve bunun sonucu olarak diyanet ve tarikatlara bilimsel kuruluşlardan daha fazla kaynak ve para aktarılmasından dolayıdır.
sadece bunu anlamak için dahi diyanetin bütçesinin kaç adet bakanlık bütçesinden fazla olduğuna bakmak yeterlidir zannederim,
drtks drtks
elektrik - elektronik ve yazılım alanında şu anki zaman gibi bir atılımı olmadı türkiye'nin bunu kabul etmek lazım. günden güne gelişiyor.

savunma sanayi %70'i artık kendi olanakları ile hareket ediyor.

yürümek için emeklemek lazım.

edit: biri islam yazmış. çok seküler veya militarist laik zamanında türkiye uçan daire mi yapıyordu? gelişmişlik yönünden şu anki durumdan daha çok geride idik.
anabacı vokke anabacı vokke
öncelikle bilime dair 600 yıl hiçbir şey yapmamış bir milletiz. son 100-200 senelik modernleşme maceramızda ise batıyla açılan farkı kapatmak için hep tek kanatlı çalıştık. hiçbir zaman bütünsel bir anlayış geliştirmedik bilime dair. ya hemen kalkınmamız lazım diye hemen doğa bilimlerine yüklendik, arkasında güçlü bir felsefi ve düşünsel gelenek olmayan bir doğa bilimi ilgisi de uzun sürmedi. atatürk bu eksikliği kapatmak için dtcf'yi kurdu, tdk ve türk tarih kurmunu kurdu. ama bunların arkasındaki düşünsel gelenek medrese olunca ezber yapan bülbüller yetiştirmekten öteye gidemediler. bir dönem falih rıfkı atay'ın dediği gibi mesafeyi kapatmak için malumatfuruş otodidaktlar yetiştirilmeye çalışıldı. çünkü türkiye batı'yı yakalamak için her şeyden biraz bilmek zorundaydı. bu politikanın sonucu da her şeyden biraz bilen ama hiçbir şeyi iyi bilmeyen bir kuşak oldu...

yani bizde daha temel bir sorun var. tarih sahnesinde en parlak yıllarımızı ilkel barbarlık konağında yaşadık. hala da yağmacı bir topluma özlem duyuyoruz. yani teknoloji üretmektense gidip başkasının ürettiği teknolojiye çökmek isteyen bir ekonomi düşlüyoruz hala...

misal son dönem silah sanayisindeki atılıma bakalım. dünyanın her yerinde büyük inovasyonlar önce ordudan başlamıştır ama...

bi endüstri 2.0 dönemindeki fabrikalarımızı sattık, endüstri 3.0'a geçemedik ama bir anda silah yazılımı üreterek endüstri 4.0'a atladık! bunun sonucu ne? uydun var atacak rampğan yok. senin orada ürettiğin yazılımı endsütrinin diğer alanlarında kullanabilmen için endüstri 3.0'a erişmiş olman gerekiyor, orayı transit geçip 4.0'a atlaman değil...
heboslukyokyani heboslukyokyani
soru ters'tir.

doğrusu: türkiye'de bilim neden gelişiyor? olmalı..

evet yetersiz bir gelişme eğilimi, oynamaları, tıklatmaları var ya hah ben ona şaşırıyorum..

gelişmemesi için her şey yapılmış. sosyal bilimlerde yl sınıflarına gidiniz ve göreceğiniz şey oradaki gençlerin büyük kısmı derslere gelmiyor.. ne burs ne kadro ne yeterli hoca kalitesi var..

gelenlerin bir kısmı da "yeşil kartla" ve "kyk kredisi" ile ayakta kalmaya çalışıyor.. çalışanlar ise arada uğruyor yetersiz şekilde çalışmalara katılıyor..

yaşıtları kütüphanelerde bilim, seyahetlerle kültür, kasıp, eğlence mekanları ile stres atımı yaparken bizim çocuklarımız gelecek kaygısı ve makarna-pilav menüleri ile evlerinde çalışmaya çalışıyor..

5 tane kitap satışı yapan site sayamayacak durumda günde 10 tane korsan site de "ingilizce eser" kovalıyorlar.. (bknz: tl'nin değeri)

20€'luk kitap kargo hariç 180 tl! kyk kredisi lisansta (550tl), yl'de (1100tl), dr(1650tl) işte sırasıyla 180tl'yi endeksleyin.. daha buna fatura ve diğer giderler ekli değil..

ve unutmayın bu fiyat ortalama bi kitap ve 1 adet için verildi..

dolayısıyla kurumsallıktan bi haber üni'ler, çoğu kafayı kırmış ego ile bezeli ya da memura evrilmiş akademik kadro ve geçim+gelecek kaygıları ile bezeli ufaklıklar ve alım gücü yerlerde olan bir para birimi.. ne-nasıl-ne kadar gelişebilir bu ortamda?
platonun ütopyası platonun ütopyası
"bilim ve sanat itibar görmediği toplumları terk eder" ibn-i sina

akademide yerleştirme kriteri hiyerarşisi bellidir.
asıl liste
1-torpilliler
2-hocanın hoşuna giden seksi öğrenciler
3-üniversitenin kendi öğrencileri
yedek liste
1- mezuniyet, ales ve ydsde derece yapmış bu sebeple mülakat listesine ilk sıradan girmiş daha doğrusu yerleştirilmeyi en çok hak eden öğrenci

asıl listedeki oç'larının iqları bilim yapmaya yetmez. onlar parasıyla tez yazdırır. tezleri intihalle doludur. tez için anketi hazırlamayı bilmez hazırlattırır. sonucunu bile yorumlayamaz istatistikçi arar yana yana ki anket sonucunu yorumlasın. bu maldan bilim yapmasını beklemek milli piyangodan büyük ikramiye kazanmayı beklemekten daha saçma bir davranıştır.
26 /