türkiye de erkek olmak

7 /
ürkek ürkek
çevresel faktörlerin ve toplumun genel baskısının onlara da zarar verdiğini düşünüyorum. eve sen bakacaksın, ev geçindireceksin gibi klişe sözlere küçüklükten itibaren maruz kalmaya başlıyorlar. sürekli bunları işitmek de belli bir süre sonra insanı bunaltmaya başlar..

hadi biraz genelleyelim. iyi bir dinleyici olmalarına rağmen pek uygulama girişimine girmezler. kendi doğrularının peşinden giderler. koruma ve sahiplenme iç güdüleri oldukça yüksektir. genelleme yapılmanın yanlış olmasına rağmen namuslarına çok düşkündürler. namus kavramları her türlü kadınla işi bitirip, iş evlenmeye geldiğinde bakire kadın özlemidir. kadınları bir birey yerine cinsel obje olarak gördüklerinden sevgilerinin ne kadar gerçekçi olduğu düşündürücü. evliliklerinde bile başka bir kadına ihtiyaç duyabilirler. kimi zamanda evlenirken istediği bakirelik kavramını unutup eşlerini, zamanında atıp tuttuğu kadınlar için çok rahat bir şekilde terk edebilirler. pardon bu erkeklerin değil, doğanın kanunu olan libidonun suçu... tabii bu genelleme tipik türk erkekleri içindi. bunları sözlük ortamında kolayca gözlemleyebilirsiniz. açılan cinsel içerikli başlıklara bakmanız yeterli.


keşke cinsiyetçi yaklaşım yerine bulunulan ülkede sadece insan olduğumuz için aynı eşitliğe sahip olabilsek. cinsiyetten önce vicdanlarımız konuşabilse. o zaman daha yaşanılabilecek bir yer olur belki.
sasaki endo sasaki endo
zordur. çevrendekiler sürekli beklenti içindedir. ağlasan ağlayamazsın erkekliğe zeval gelir. porselen gibi kızlarla uğraşırsın. diğer erkeklerle her alanda rekabet içinde bir keşmekeş olagelir. iç dünyanı hiçbir kız keşfetmez. senin kabuk karakterinle ve fiziğinle ilgilenir. 40'ından sonra hayallerini budamış asabi bir cenaha karışırsın. gerisi zaten mühim değil.
kimoldugunubilmeyentorpilli kimoldugunubilmeyentorpilli
erkek adam ağlamaz, sevdiğini belli etmez, duygusal olamaz, derdi olamaz.kabadır, kötü muamele etmese dahi öküzlük genetiğinden hem muzdarip hem suçludur. özetle, kimseye yaranamazsının cinsiyet karşılığıdır.
sıvaz regal sıvaz regal
göründüğü gibi kolay değil aslında.

erkeklerin dünyasında aldatmayan, sevdiğine sadık olan, işinde gücünde, kötü alışkanlığı olmayan erkeklerde var. ama ne var ki üzülerek söylüyorum, bu erkekler hak ettiği yerde değil. çünkü erkek olmak demek eşini aldatmak, karı kız, kumar, alkol, esrar takılmak demek. erkek olmak, sevginin amına koyarım bana am lazım demek. işte bunları yapmak demek erkek olmak demek.

konu değişik yerlere gitmesin, ben meydana çıksam bileğim de sağlamdır. öyle yumruk falan kesmiyor beni kan görmezsem kafasını yerlere vuruyorum kan çıksın diye. inceden biz de boş değiliz ama yanınızda esamesi okunmaz!

ağbimizsin!

yarrağımın ağbisi!!!

demek de olmuyor!

bi ton mevzu amına koyayım... cahil, saygısız, sevgisiz dallamanın biriyle ne konuşacağım?? aynı frekansta değiliz ki! biri 92.0 kral fm diğeri 100.6 joy.

uzatıyorum ama aslına bakarsınız bu şekilde bu erkekliğin hakkını ben veriyorum demek. hadi erkekliği geç insani olarak önce kendime sonra sevdiğime saygı duyuyorum demek.

ruhum serbest yani, erkekliğe biçilmiş bi kaftanı giymiyorum.

bu arada erkeklik demek "incelik" demek, "kibarlık" demek, "güven" demek. yarı yolda bırakıp gitmeyecek kadar "saygılı" demek. (en hafif tabirle)

neyse öyle işte...

eyvallah.
honey claw honey claw
aptal ama güzel zengin koca peşinde ki kadınlar ile, ham salak...etrafında ki gerizekalıların salak tavırlarını taklit ederek kombine bir karakter geliştirmiş, yontulmamış beygirlerle aynı katrgoriye konulduğunun sanılması ve bir kenar da bir umut adam gibi yaşamaya çalışmak...
7 /