üçüncü şahsın şiiri

2 /
hürrem hürrem
lisedeki edebiyat öğretmenimizin dediğine göre çolpan ilhan için yazılmış şiirdir.ne kadar doğrudur bilemem ama, cenaze gülüşlü adam sadri alışıkdır.attila ilhan, sadri alışık'ı kardeşine layık bulmamaktadır.

sessizce bir cigara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın

dizeleri de çolpan ilhan'ın sigara içmesi ağabeyini üzdüğünü anlatır.
satrianijr satrianijr
bu şiir hakkında söylenebilecek en güzel sözleri hıncal uluç söylemiştir. copy-paste yaparaktan size takdim ediyorum:

şiiri sevmek, aşkları, ayrılıkları, umutları, umutsuzlukları şiirle yaşamak.. gençlik yıllarımın en güzel anılarında şiirler vardır hep.. en acıklı olanlarında da.. şairler hayatımızın bir parçasıydılar.. duygularımızın tercümanları..
şiir matineleri düzenlenirdi o zamanlar liseler ve üniversitelerde.. tıklım tıklım dolu olurdu salon.. hele ankara koleji.. bu kültür yuvası o kadar çok şiir günü düzenlerdi ki.. evim kolej'in yanında.. fahri kolejliyim, kaçırmazdım.. şairler gelir kendi şiirlerini okurlardı.. iyi şiir okuyanlar da en ünlü dizeleri.. hele bir gün.. ergun evren kendi şiirini okumuştu kolej'de.. bir başka ünlü şair "böyle şiir lisede okunur mu" diye ayağa fırlamış, terk etmişti salonu.. ergun'la dalga geçmiştik, yıllarca "müstehcen şair" diye..
atilla ilhan şiir matinelerinin en popüler şairlerindendi.. hele bir şiiri vardı, dillerden düşmeyen.. hep top 10'da, hem de başlarda olurdu..
üçüncü şahsın şiiri.. niye çok popülerdi.. çünkü o yaşlarda hele çoğumuzun hayatında bir üçüncü şahıs vardı..
biz bir kızı severdik.. kız da bizi sever- di, ama arkadaş gibi.. gönlünü verdiği biri vardı aslında..
bize güler, ona giderdi..
en felaketi de, kızın yanında o oğlana rastlamak olurdu.. arkadaşımızın sevgilisi.. iyi davranmak zorundayız. delikanlılık, centilmenlik onu gerektirir.. içimizden boğmak gelirdi, ama çaktırmazdık..
en felaketi mi dedim.. yanlış dedim.. en felaketi çok daha başka olurdu..
kız ağlayarak yanımıza gelirdi bir tenhada.. başını omzumuza yaslardı.. sevgilisi ile koptuğunu anlatırdı.. içten içe bir sevinç kaplardı gönlümüzü.. ama dedik ya serde delikanlılık var.. şövalye romanları okuyarak yetişmişlik var..
olur mu?.. fırsattan istifade bize yakışır mı?. uzun uzun teselli eder, akıl verirdik, barışma yollarını anlatırdık.
rahatlardı.. gülerek koşardı.. ona.. üçüncü şahsa..
ve biz açardık şiir defterimizi..
atilla ilhan'ı bir daha okurduk.. o olmaz olası üçüncü şahsın şiirini okurduk..
felaketimize ağlayarak..
sekizinci nota sekizinci nota
acıtan, sancıtan bir şiirdir.
"beni sevmiyordun bilirdim." mısrası ile ayakta durmayı bile zorlaştırır ama güzeldir.
attila ilhan' ın büyük kaleminin eseridir.
karyatid karyatid
"gözlerin gözlerime değince
felaketim olurdu, ağlardım " kısmıyla sizi sevmeyen ama sizin aşık olduğunuz kişinin gözlerinde kendinizi görememenin ne büyük acı olduğunu anımsatan şiir.
seher seher
annemin misafir reçelleri oldu hep. misafir kaşığı, çatalı, tabağı, gülüşü. çok kızardım anneme üçüncü şahıslara gösterdiği özenden ötürü. bize ayrılan reçeller bittiğinde açılmazdı misafirlere ayrılan kavanozlar. ben hiç misafir tabaklarını, kaşık çatallarını kullanamadım; misafir geldiğinde dahi. annemin misafirlerin yanında taktığı güler yüzlü misafir maskesinden de nasiplenemedim hiç. akşam yemeğinde babamla annem kavga ederlerdi. babam annemi döverdi, üzülürdüm fakat yemekten sonra gelen misafirlerin yanında ebeveynlerimin gülen yüzlerine bakınca şaşırdığım kadar değil.

o zamanlar kızdığım misafir ayrımcılığının, beni dellendiren üçüncü şahıslara verilen önemin aslında bana ne denli faydası olduğunu, ulaşmamın namümkün olduğu arzularımın çıkmazında öğrendim. üçüncü şahısların ilk sırada olduğu bir hayatı yaşıyordum ben ve annem o reçellerden bana da yedirse, misafirlere ayrılan eşyalardan kullandırsa, onlara güldüğü gibi bana gülse, onlara has bakışlarıyla baksa idi gözlerime, kabullenemezdim üçüncü şahısların birinciliğini.

.
.
.
sessizce bir cigara yakardın,
parmaklarımın ucunu yakardın.
kirpiklerini eğerdin, bakardın.
üşürdüm, içim ürperirdi,
felaketim olurdu, ağlardım.
akşamlar bir roman gibi biterdi,
jezabel kan içinde yatardı.
.
.
.

bu kadar.
hcanan hcanan
ben şiirde ki kızdım 30 yıl önce,bizimkisi üniversite yıllarında başlayan bir aşktı(18 yaş!!!)ve benim korkaklığım,korkularım yüzünden bitti.ve ben hayırsız,cenaze gülüşlü bir adamla nişanlandığımda,sonrasında evlendiğimde canım sevgilimin ne hissettiğini anlattığı için bugün bana kargodan gelen,ağlamaktan gözlerimin şişmesine neden olan şiirdir...
papillonh papillonh
ergenliğime damgasını vurmuş şiir.13-14 yaşlarındayım. 'benim şiirim, beni anlatıyo bu şiir' derdim. böyle şiir defterime de yazmıştım nal gibi. (hani yarı günlük yarı şiir defteri birazda güzel sözlerin olduğu defter -kınama arkadaş senin de olmuştur ergenlik şimdi boru değil-) okuyup okuyup ağlıyorum falan kendi kendimi depresyona sokma çabaları içindeyim, aşk acısı çekiyorum ya.
şimdi gelelim nerden benim şiirim olduğuna. büyük aşkım olan şahıs uzun bi çocuktu, zayıftıda. hani şiirde geçiyo ya çöp gibi bi oğlan, ipince diye ordan. he bide sigara içiyodu (sessizce bi cigara yakardın)... işte şiirin bu dizelerinden, şiiri benim şiirim yapıvermiştim.
yoksa meydanda ne maçka var, ne jazabel... ne deniz, ne gemi.(en yakın tuzlu su 120 km)
ama iddia ediyorum o şiir beni anlatıyodu! (tabiiii tabii)
2 /