ünlü biriyle hesabı ödemeden mekandan kaçmak

feralatom feralatom
arkadaşlar gayet saf duygularla soruyorum , bu hayat bize ne zaman gülecek.

36 yaşına geldim ben ne zaman rockstar olucam. 37 de rockstar olsam 5 sene zirvede kalsam. uyuşturucu , kadınlar , alkol 2 sene inziva sonrasında kusmuğumda boğulmak falan ya ben 43 yaşında mı ölücem. köyden akrabalar gelicek , millet anlamaz rockstarın şanındandır kusmuğunda boğulmak , bizim pomaklar hemen götünden uydurur "kalp krizi" derler. ne kalp krizi agacım , harika bir threesomedan sonra aldığım alkol ve uyuşturucu ağzımdan burnumdan çıktı.

böyle ağızdan burundan alkol çıkmali kusma baya başımdan geçti aslında. heh işte bunlardan birini de aşağıya yazıyorum.

alaçatı metres gibi arkadaşlar. gencecik , çok güzel ama çok paranızı yiyiyor. karınızın yastık altına sakladığı bilezikleri satıp ona araba aldığınız bir metres. topu 15 tl ye dondurma yedim lan ben burda.

alaçatı'dan uzak durmaya karar verdiğim zamanların birinde arkadaşım tuttu alaçatı'da meyhane açtı. harika bir mutfağı vardı. o dönem az - orta tanınmışlıkta olan bütün ünlüler mekana akın ediyordu. ortam cıvıl cıvıl. instagramdan takip ediyorduk. haftada bir beni çağirıyordu. "ne olur gel ama yalnız gel ya da manitanla gel arkadaşlarıni getirme" diyordu. arkadaşlarıma güvenmiyordu. ben de arkadaşlarıma güvenmiyordum.

kaptık su gibi manitayı bastık gittik alaçatı'ya. zaten gitmemin en büyük sebebi de o geceye orta tanınmışlıktaki bir ünlünün de rezervasyon yaptırmış olduğunu bana söylemesi ki ben kadına hastayım. kadının ismini asla vermeyeceğim tabi ki çünkü hikayenin kahramanlarından biri de o. bizim mekan sahibi arkadaşla tanışıyorlar, bana onunla tanıştırma sözü verdi.

öncelikle girimin bundan sonrasında bıçağın keskin tarafında yürüyeceğim için isimleri aşağidaki gibi değiştiriyorum;

mekanın sahibi arkadaş - harun
orta ünlü - ceren
yanımda getirdiğim kız arkadaş - elif

alaçatı'ya sabah 11 gibi vardık. çok tatlı bir pansiyona yerleştik. duş al o bu derken akşamüstü 3 gibi attik kendimizi alacatı sokaklarına.

buraların altı dolgu deniz burayi geri alacak
ya burası çok rüzgarlı ben denize giremiyorum
burası neden bu kadar kalabalık
cumleleri arasından sıyrıla sıyrila sahilde bildiğim bir mekana oturup rakı öncesi kokteylimi içmeye koyuldum. 2 adet lynchburgu kemik iliğime kadar çektim. 1 bira da cila. ohhh. karaciğer vileda sopasıyla tavana vuruyor " daha rakı içicen orospuçocuğu az iradene hakim ol" diyordu adeta.

saat 20.00 gibi mekana gittik. harun'la kucaklaştık. daha 3 gün önce bostanlida rakı içiyorduk adamla ama adama kayıp evladım gibi sarıldım çünku bir mekanin sahibini taniyorsam bunu herkes görsün isterim.

- harun nasıl yaptın o işleri bulabildin mi iyi bir barmen( sanki çok sikimde amina koyim. biraz bağırarak söyluyorum ki herkes duysun)
+ ya bulduk kardeşim. harika bir adam ( onun da sikinde değil)
- ( kısık bir sesle) olum ceren'i benim yan masama oturt. al şu 20 lirayı bu işi çöz
+ ya amina koyim 20 tl mi verdin cidden. ulan bu mekan her göz kırpışımda 20 tl yiyor amcık
- idare et sıkışıkım bu aralar. senin yerine bi kere ben göz kırpmış oldum.

mezeler söylendi. harun' da bizim masada. aaa ne güzel makara muhabbet. ya elif'i unuttuk. kızım sen de konuşsana biraz bu hikayenin kahramanlarından biri de sensin. anlat bir şeyler

-ne hikaye kahramanı amina kodumun. bana yaptığıni söylerdim de şimdi hikaye ile ilgili spoiler vermeyeyim.
+onunla ilgili özür diledim senden neyse tamam sen isteyince konuşursun.

100 luk rakının yarısı bitti ve tam o sıra içeri o girdi.

ben neye bakıyorum şu an.

orta dünyada savaştayken 5. günün şafağında dogudan suvarilerle gelen gandalfa bakan bir hobbit miyim?

bu güzellik karşılığinda allah hangi çirkinlikle cezalandırdı dunyayi acaba.

bir beyaz elbise bir insana nasıl bu kadar yakışır.

memeleri silikon mu acaba?

çocuklarımın annesi olması için ne yapmam gerekiyor.

annemi dövüp evlerini zorla sattırsam o parayla nerdeyse karın tokluğuna çalıştığı tiyatroya destek mi olsam?

bu düşünceler arasında 2 arkadaşıyla birlikte yan masamıza oturdu. benim sağ çaprazımda koluma portesini dövme yaptıracağım bir güzellik. benim ağzımda çiğnemeyi unuttuğum haydarili ekmek.

harun bunların masasina gidip oturdu direkt. elif bir şeyler anlatıyor ama ben orda değilim ki. benim suretimin sureti orda. ben yan masada ceren'in bardağına rakı dolduruyorum. arası mi olsun duble mi balım diyorum. balım diyorum hayatımda ilk kez. bal kelimesi bir insana ancak bu kadar yakışıyor.

-ya sen beni dinlesene az.
+ tamam. anlat şimdi sendeyim.
- valla kalkar giderim.
+ pansiyonun yolunu bulabilcek misin?
- benim arabamla geldin unutma
+ şimdi tam anlamiyla sendeyim

ben araba seviyom.

neyse sizi çok fazla ayrıntıyla yormak istemiyorum. biz masaları birlestirdik cerenlerle. arkadaşlar pardon da bizim de o zamanlar tipimiz düzgün , komik adamız vesselam ve yani en pahalı gömleğimi giymişim zengin de gözükuyorum. masaya 1 adet 100 luk daha geldi ama benim ibre zaten dolu. klasik bilinç kaybı öncesi görüş bulaniklaşmasi korneama sikini taşağıni değdiriyor.

hayatta yapılan gafletler vardır. böyle insana zarar veren geri alınamayan. bakın size gaflet yapıyorum;

ya ceren hanıma da hesap ödetecek değiliz heralde.

keşke bu cümlenin bir kuyruğu olsaydı da ağzımdan çıkar çıkmaz kuyruğundan tutup bir sağa bir sola vura vura öldürseydim onu. keşke o cümle bir kurşun olsaydi da herkesin kulağına saplanıp kimseye duyulmasaydı. ya da keşke benim ağzımdan çıkanı kulağım duysaydı.

harun'un yüzüne baktığımda böyle ağzını " ah be kardeşim " der gibi büktü. sizin adisyonlarınız ayrı ben sana zaten hesap ödetmeyecektim sen bu topun altına neden giriyorsun agız bükmesiymiş o, bu olaydan 4 ay sonra anlattı.

laf ağızdan çıktı. o saatten sonra ben masanın casio hesap makinasıydım. 4 işlem bende siz yiyip için amına koduklarım

laf ceren'in oynadığı dizilere geldi tabi. bölüm başı paralardan açıldı konu. yani ayda kazandıği parayı ben 3 ayda kazanıyorum. casio sinirli. casio öfkeli. casio buranın enayisi ben miyim lan çıkışı yapmamak için zor tutuyor kendini.

bi tuvalete gittim harun peşimden geldi. can dedi hesap 4800 tl.
bunu duydum girdim tuvalete. çıktım. bir tepki vermediğim için beni beklemiş tuvalet çıkışı.

- olum siz birda niye insan sikiyosunuz? 4800 tl hesap nasıl bir hesap bana açıkla.
+ya can masada 3 tane 100 luk var. olum 1500 tl yi sileyim tamam senin hesabın derin silerim de bu karılar ahtapot yiyor sürekli. mavi yengeç yediler. allahıni seversen sen de bana sen hayatında yengeçi geçtim mavi bir şey yedin mi?

harun'un açıklamasını mantıkli buldum. masaya ilerledim. elif'e hesabinda kac para var diye sordum. valla en fazla 1000 tl var dedi. ee bende de 1000 var. nası dönücez eve? daha pansiyonu ödemedik.

bi saniye bi saniye ben burda lafa girebilir miyim? bu giriyi okuyan kadınlar beni anlayacak. bu arada ben elif.

ya bu salak artislik olsun diye hesap ödetmeyiz dedi. sırf şu silikonlu agzı yüzü estetikli karıya yaranmak için. ben neden 1000 tl vereyim durduk yere. benden en fazla 500 tl çalışır dedim.

ya elif sen emin misin onun silikonlu olduğuna bana çok doğal geldiler.


bakın arkadaşlar işin bu kısmına kadar geldik ve daha benim aklima mekanın sahibi arkadaşım yazdırırım sonra veririm gelmedi.

ben bir şey yokmuş gibi sohbete devam ettim. instagramdan ekleştik telefonlar alındi verildi. istabul için raki organizasyonu yapıldı ve beklenen fişek ateşlendi;

- e biz kalkalım artım can baya geç oldu.

dedi ceren.

bir şey yapmalıydım. bu hesabı ortak ödemeliydik. mutlaka bir şey yapmaliydım. en son kullanmam gereken çirkeflik kozumu hemen kullandım. puh ağzımın ayarıni sikeyim.

- tamam hesabi isteyelim siz kalkıyosanız
+bana hesap ödetmeyeceğini söyledin. unuttun heralde.
- valla ahtapotu tereyağli karidese banmadan önceydi o
+ne diyosun be bir kuruş ödersem siksinler
- ben de ödemiyorum lan o zaman
+ bana ne lan ödeme. ben basar giderim umurumda olmaz.
- sana yemin ediyorum twitter da anlatırım bunu( o zamanlar hatrı sayılır bir takipçi sayım vardı. ona da göstermiştim profilimi. arada benim oyunları paylaş ordan diye rica etmişti)
+şerefsiz

twitter olayıni duyunca bi duruldu. yanindaki arkadasları bastı gitti. bakın valla billa bastı gittiler bir kuruş para ödemeden.

- nolcak benim hesabımda da o kadar para yok altın yaptım daha bugün ( bakın bu büyük yalan ama yuttum)
+ valla bende de yok para
-kaçalım. ben bir daha gelmem alacatıya olur biter( o da sarhoş amk. sanki bizim harun arkasından sagda solda konusmucak ceren hesap takti kaçti diye)

ya o an harun' a yazdırmak aklima geldi ama ses etmedim. ceren'le bir mekandan hesap ödemeden kaçma fikri hem çok güzel geldi hem de yazdırsam o hesabı yine ben odeyecektim biliyom.

tamam dedim kaçalım.

-elif sen önden git şimdi mekandan çık hemen
+ ya can allah belanı verniyor işte. neyse pansiyona kadar giderim ben bu rezillik bana fazla

elif inceden ilerledi.

kaldik mı gözümün nuru ceren'le

o salak ceren'in de aklina , harun senin arkadaşın konuş sonra ödeyelim demek gelmiyor. ya bütün şans benim yanimda.

gel dedim ufaktan gidiyoruz. elinde tuttum. olum ben ceren'in elinden tuttum lan. biraz tarif edeyim lutfen.

sanki elimi bir meleğin vajinasına sokmuş gibiydim. yumuşacıkti , stressten terlemişti elleri biraz nemliydi , sicacıktı. yemin ediyorum elini yemek istedim. mecaz değil cidden yemek istedim. ben hayatımda ilk kez bir insanın elini yemek istedim.

ben onun elinden tuttum o da biraz sarhoş olmasından mütevellit kafasıni koluma yasladı. saçları o kadar güzel kokuyordu ki...

caktırmadan kapıdan çıktık. alaçatı - hacımemiş sokaklarında yüruyecektim ceren'le lan bu nasıl bir guzellik allahim aklimi koru. mekandan çıkıp köseyi döner dönmez ittirdi kolumu. beni de ittirdi. "beni düşürdüğün durumlara bak anasıni siktimin çocuğu " diye tekme savurdu. reflekslerimle sıyırdım tekmeden ama bunca heyacana dayanamayan bünyem ağız dolusu kustu sokağa. ya resmen muson yağmurları. amazonu götüme sokmuşlar gibi. geyirerek kusmak var ya. heh bir de oyle pis pis.
kusmam bitti. bir kaç kelam etmem lazımdi;

- ya madem paran yoktu ne sikime yengeçler ahtapotlar yiyosun
+ sana güvendik lan. gomelim dedim amina koyim. zengin geldin gözümüze. sen paran yok ne bok yemeye artisleniyon ben ödücem hesabı diye
- libidomu sikiyim

ayrıldık o gitti bir yere ben döndüm pansiyona.

şimdi olayları bir de harun'un ağzından dinleyelim.

ya bu salaklar kendi aralarında konuşmaya başladılar kaçalım edelim diye. ben arka masadayim misafirlerimle. bağıra bağıra konuşuyo ayarsızlar. hiç mudahale etmedim. ceren tanınmasın diye yüzünü canın koluna gömmüş. bizim salak kasılmış kız buna yanlıyo diye. böyle kapıdan çıkana kadar izledim onları. boş masadan 1.5 litre su çaldilar gittiler.


hesap şüphesiz bana yazıldı. 4 aya böldüm odedim.

ceren'i hala takip ediyorum da baya piyasadaki dizilerin hic birinde yok ilginç. fakat büyük taklacıymış ögrenmiş olduk.

demem o ki ünlülere güvenmeyin.
1