unutturamaz seni hiçbir şey

1 /
excalibur excalibur
nihavend makamında bir tsm eseri.

unutturamaz seni hiçbir şey, unutulsam da ben
her yerde sen, her şeyde sen, bilmem ki nasıl söylesem?
bir sisli hazân kesilir rûhum eğer görmesem
neş'em de sen, hüznüm de sen, bilmem ki nasıl söylesem?
vampirella vampirella
müzeyyen senar hanımefendiden dinlemek ayrıdır.böyle bir sitem olamaz.efendim tam sözleri:

unutturamaz.
seni hiçbir şey.

unutulsam da ben. ah, unutulsam da ben.

unutturamaz.
seni hiçbir şey.

unutulsam da ben. ah, unutulsam da ben.

her yerde sen, her şeyde sen.
bilmem ki, nasıl söylesem?

her yerde sen, her şeyde sen.
bilmem ki, nasıl söylesem?

bir sisli hazan kesilir ruhum... eğer görmesem.
ah, eğer görmesem.

her şeyde sen, her yerde sen.
bilmem ki, nasıl söylesem?

her yerde sen, her yerde sen.
bilmem ki, nasıl söylesem?
gitana gitana
kendine itiraf edilmesi zor cümle. aslında dinlenen her şarkıda akla gelir, görülen her yüzde akla gelir ama unuttum diye kendini kandırmaya çalışır insan. "unutulsam da ben" deyip unutmamaksa büyük bi erdemdir. gerçek sevgidir belki de ya da ahmaklıktır. bilemeyeceğim şimdi.
sacmasapanbirnick sacmasapanbirnick
müzeyyen senar ın sesinden insanı başka alemlere götüren eşsiz bir tsm eseri. sevdiğiniz insanın en çok sevdiği, size kendi sesiyle söylediği , üstüne üstelik "her yerde sen her şeyde sen, bilmem ki nasıl söylesem " sözlerini telefonunuza sıklıkla mesaj olarak gönderdiği bir geçmişiniz de varsa bu parçayla, dinlemek ruh halinizle feci oynuyor.

ve merak ediyor insan. unutturamamış mıdır hiçbir şey ? her yerde, her şeyde hala aklında mıdır eski günler???

bir sisli hazan kesildi ruhum...
arabesk dinliyorum kaşlarım çatık arabesk dinliyorum kaşlarım çatık
"her yerde sen, her şeyde sen, bilmem ki nasıl söylesem" kısmıyla ilanı aşk ettiren, "bir sisli hazan kesilir ruhum eğer görmezsem" kısmı ayrılmak üzereyken söylenen, her şey bittikten sonra ise "unutturamaz seni hiçbir şey, unutulsam da ben" şeklinde salya sümük halde kendi kendine söylenen, en güzel ilişkinin her devresini süsleyen, insanın içini yakan bir eserdir. hele ki ayrıldıktan sonra o kişiyle aynı arkadaş ortamını paylaştığından iftar yemeğine gidilir, en uzağa kaçayım derken kazayla karşılıklı oturulur ve yemeğin sonunda çaylar içilirken fasıl başlar da ilk şarkı olarak bu çalınırsa, o çay boğazdan geçmez, gözler dolar, her şeyi bırakıp koşarak uzaklaşmak istenir ama olmaz. paşa paşa çayını içer oturursun bir bardak soğuk su içer gibi... böyle de acıtır bu eser insanı, dinlemekten korkulur, çünkü unutmak isterken unutturmaz...
lasciatemi cantare lasciatemi cantare
yıllardır her dinlediğimde bünyemde aynı etkiyi bırakandır. yıllardır boyu her dinleyende aynı etkiyi bırakmış olacak ki bugünlere insanları hala etkileyerek gelebilmiş bir eser bu. öyle bir eser ki, ithaf edecek kimseniz olmasa dahi etkiler. bazen gözleri doldurur, bazen huzur verir. hep dinlemek, arka arkaya dinlemek, ertesi gün bir daha dinlemek, yine dinlemek istersiniz. her dinlediğinizde gözlerinizi yumarak eşlik etmek istersiniz. nihavendi iliklerime kadar hissettiren hayatımın şarkısı.
seher seher
bin dokuz yüz kırk üç yılında ankara radyosu'nda onlarca kişinin girdiği sınavdan, bir kişi stajyer sanatçı olma mutluluğunu yaşıyordu. izmir'den gelen yirmi iki yaşındaki bu delikanlı ekrem güyer idi. aynı dönemde stajyer solistlik eğitimi alan müzehher özerinçle mesai arkadaşı olarak başlayan ilişkilerinin adı aşk oldu bir sene içinde. evlendiler, bin dokuz yüz kırk altı yılında ekrem güyer kadınını düşünürken "unutturamaz seni hiçbir şey unutulsam da ben" dizeleriyle başlayan dörtlüğü yazdı, nihavend makamında, düyek usûlünde besteledi. birlikte söylediler, sonraki söyleyenler onların aşklarına tercüman olabildi sadece.

ilk yorum müzehher hanım'a ait,


müzeyyen senar yorumu,


zeki müren yorumu,
aynen öyle ajda aynen öyle ajda
doğru söze ne hacet dedirten müzeyyan senar şarkısıdır. belki de bu şarkılar yüzünden unutamıyoruz hiçbir şeyi... o vakit ah bu çalan şarkıların gözü kör olsun.
1 /