unutulmayan ilkler

mare nubium mare nubium
(bkz: ilk öpücük gibisi yoktur)

internetle, internet cafelerle ilk tanıştığım zamanı unutmam. çevirmeli bağlantı ile bağlanmaya çalışırdık, arada bir bağlantı kopardı, görevliyi falan çağırırdık. gıcık bir sesi vardı modemlerin. ha işte ben o modemlerin sesini özledim.
bir rüyada yaşamaktayım bir rüyada yaşamaktayım
ilkler unutulmaz derler; ama farkında değildi unuttuğu ilklerin: ilk konuştuğu kelimeyi, ilk hayalini, ilk korkusunu, ilk kaygısını, ilk kızgınlığını, ilk yanılgısını, hep unuttu insan. peki ilk neyi unuttu insan?
seniburdakimseduyamazbebek seniburdakimseduyamazbebek
hayat insanı öyle bir hale getiriyor ki yoğurup, hayatımdaki hiç bir şeyin ilkini hatırlamıyorum. bu hayattan öğrendiğim en güzel şey bana acı veren şeyleri unutmak. demek ki tüm güzel ve özel şeyler artık eskimiş ve anlamsızlaşmış. belki de böylesi daha iyidir.
kolaylokma kolaylokma
ben ilk sevişimi unutamıyorum. çok sevdim. severken gözüm hiçbir şeyi görmüyormuş onu öğrendim. saçmalıyor ve yapmam dediğim şeyleri bile yapıyormuşum. unutamıyorum. sevmek beni başka bir insana çeviriyor. içimden tuhaf biri çıkıyor. yok unutamıyorum.