üstad

friedkrupp friedkrupp
müfettiş yardımcılarının üstündeki müfettişe sesleniş biçimi. temelde, mülkiye müfettişlerinden yayılmış ve tüm müfettişler arasındaki bir hiyeraşi ünvanı olmuştur.
bu sefer kesin bu sefer kesin
8. nesil çaylak.

daha kendisini tanımadan seçtiği isme karşı duyduğum antipatiyi belirtmek isterim. elbette kendisini tenzih ederim ama iş yerinde karşı masamda oturan adam herkese, küçük-büyük demeden, meslektaş veya değil bakmadan, herkese ama herkese üstad diye seslene seslene tiksindirdi beni bu kelimeden.
ben olan ben ben olan ben
"bilgeler üstte hizmet ederken, altta hüküm sürer. yukarıdan gelen yasalara itaat ederler, fakat kendi planları ve daha alt planlarda hüküm sürer ve emirler verirler. ama yine de, böyle yaparak, prensip'e karşı çıkmak yerine onun bir parçası olurlar.

bilge, yasa'yla bir hizaya girer ve onun hareketlerini anlayarak kör kölesi olmak yerine onu yönetir. bilge sıradan insana kıyasla, su ile oraya buraya sürüklenen kütüğün karşısında canının istediği yere yüzen usta bir yüzücü gibidir. fakat kütük de yüzücü de yasa'ya tabidir. her kim ki bunu iyi anlar, o üstadlık yolundadır."

(bkz: kybalion)
sakil sakil
var olmayan bir kelime. ünsüz yumuşamasını genelleyip bazı kelimeleri yanlış yerleştiriyoruz zihne nedense. üstad diye bir kelime yok dostlar. ek gelince yumuşayıp "üstadı", "üstada" vs. oluyor. mesela stad diye bir kelime de yok. uçmağ diye bir kelime de yok. konuyla alakasız ama "yayınlamak" diye bir fiil de yok mesela.

#iyibilgi