üstüme basıp geçme

1 /
yuziko yuziko
gökhan kırdar'ın "tutunamadım" albümünde yer alan güzel şarkı.

bıraksan da elimi
sevgim bana yeter
susarım öpüşüne
avunurda söylemem
belki yalandır oyundur
derim ya, yine de korku basar

yazık ki ağır ağır
çökmüş yüreğine
nefret değil mi bu
yalan sevişmeler
sen değilsin sanki yarısı
yatağımın
üşürüm sarılsam bile

isyanım yanışıma ölüm bile
susuyor
ardına dönüp giden sen misin
a kadın
gururum yere düşer
yeter ki bak yüzüme
üstüme basıp geçme
yar
esdora esdora
bünyelerde bağımlılık yapma potansiyeli oldukça yüksek olan bir şarkı. bir kere dinlemeye başladığınızda bırakamıyorsunuz.
püskül püskül
bir bütün gibi duran, bir taneymiş gibi kokusu bile karışmış, sıcak, birbirine dolanmış iki bedenin çok sonra bir caddeden, bir sokaktan veya bir koridordan geçerken bir diğeri yokmuş gibi değmeden, bakmadan geçmesi ne kadar üzücü bir yokedicilik... bunu içine sindirebilmek, o sokaktan yürüyüp yoluna devam etmek, o sokakta hiçbir hüzün bırakmamak ne yazık ki mümkün değil. zamanın dinlendirici, avutucu azaltıcı etkisinin bile her şeyi bir yere kadar yokedebileceğini geçte olsa öğrenip, o sokaktan öylece çıkamıyacağını bilmeli insan. yanından geçen ‘yabancının’ yüzüne bile bakmadığında, hayatından artık geçip gitmiş olsada içinde bıraktığı ayak izlerinin hatrı kırlacaktır muhtemelen seni de kıracaktır. nereye kaçarsan kaç aynı gökyüzü altında olma mecburiyeti vardır ve ne kadar istemesende bir gün seni o sokağa sürükler,ittirir, götürür ve bir zaman bedeninin parçası gibi hissettiğin bir gölge yanından geçip gittiğinde herşeyin rengi kaçar.

gururum yere düşer,
yeter ki bak yüzüme,
üstüme basıp geçme yar....

nasıl olurda o arasında hava kabarcığı bile kalamayacak gibi sımsıkı ellerin arasında çin seddi gibi bi duvar örülür, üstelik sadece hissi engeller, görürde gördüğünle kalırsın. nasıl olurda o an orda istese durup her şeyini verebileceğin birinin yüzüne bile bakmadan geçip gidersin, bakmadığın halde ezbere bildiğin o yüzün sana neler yaptırdığını ve yaptırabileceğini bildiğin halde kendini nasıl bu kadar kolay kandırırsın...

üstüne basıp geçtiğinde orda kalan ve dönüp hiç bir zaman alamıyacağın eski sevgilerin ve eski sevgililerin zamanla silinen ama hep lekesi kalan izleri kadar acıtan şey azdır heralde, o kadar eskimek içini yakar ama yoluna devam eder, belki beş dakka sonra unutur, içinde sızlayan ayak izleriyle kalırsın......
esdora esdora
bir rica ya da acımasız sevdiceğe olan yakarışı dile getiren dinledikçe hatta hatırladıkça bile sizi bunalıma sokma potansiyeli olan defalarca dinlenilesi gökhan kırdar şarkısı.

"ardına dönüp giden sen misin
a kadın
gururum yere düşer
yeter ki bak yüzüme
üstüme basıp geçme
yar"

o çok sevdiğiniz güvendiğiniz sevdiceğinizin yaptıklarına akıl sır erdiremediğinizde, bunu yapan bana bunları söyleyen o mu gerçekten diye düşündüğünüzde aklınıza gelen şarkı.
"ben ne yaptım ki sana, bana bunları layık gördün? beni bu kadar seven sen; bunları yapan gerçekten de sen misin???"
tangocu kedi tangocu kedi
giriş kısmındaki ud taksimi ile beni darmadağın eden parça o taksimi çalan üstadın parmakları sanki udun tellerine değil de benim yaralarıma dokunuyor.
sözlerimi geri alamam sözlerimi geri alamam
bıraksan da elimi sevgim bana yeter
susarım öpüşüne avunur da söylemem
belki yalandır, oyundur derim ya
yine de korku basar
yazık ki ağır ağır çökmüş yüreğine
nefret değil mi bu, yalan sevişmeler
sen değilsin sanki yarısı yatağımın
üşürüm sarılsam bile

isyanım yanışıma ölüm bile susuyor
ardına dönüp giden sen misin a kadın
gururum yere düşer yeter ki bak yüzüme
üstüme basıp geçme yar...

kesinlikle hiçbir zaman eskimeyecek...
zibidigibi zibidigibi
bi 10-15 sene sonra şimdi yerine sevemem için ne hissediyorsa bu toplum, aynı hisleri bu parça için hissedecek. nasıl bi girişi var, tonlarca kez dinledim hala çözemedim arkadaş ya.

'' dur '' diyecek duruma gelirseniz birine hiç ağzınızı açmayın, bu çalsın bi köşede.
1 /