varg vikernes

1 /
fenriz fenriz
nick olarak kendine count grishnackhı seçmiştir. bi dönem mayhemda bass çalmıştır. sonra gidip katil olmuştur. kliseler yakmıştır. bazı heyecanlı gençler onun 6 haziran saat sabah 6 da doğduğuna inanır. işlediği suçlardan dolayı norveçteki en büyük cezaya çarptırılmıştır.

(bkz: burzum)
keyif pezevengi keyif pezevengi
örnek alınmaması gereken insanların başında gelenlerinden olsa da bazı fikirleri kendince haklı olan burzum'un tek,yegane elemanı. bir röportajında doğanın becerilmesi, hıristiyanlığın kötülüklerini filan dile getirmiştir.kanımca tolkien'i ırkçılığını tetiklemek için kullanmıştır.
silentpain silentpain
işlediği cinayeti şöyle açıklamıştır.
helvete'yi sırf annesi ve babası rahatsız olduğu için kapattığını söyledi ve akın akın gelen müşteriler kapıda kaldı.şeytan imajına bürünmüş bir ana kuzusu.ne kadar aptalca.de mysteriis dom sathanas albümünün kayıtlarında benim hiç bir grup elemanıyla problemim yoktu ve birlikte çok eğleniyorduk fakat hellhammer da dahil olmak üzere biz euronymous'la birarada olmak istemiyorduk. kayıtlarda artık o'nu öldürmemizi söyleyerek şakalar da yapmıştı.metal camiasındaki euronymous a olan soğukluk bir kaç ay daha devam etti ve daha fazla insan o'nun nasıl bir moron olduğunu anladı.artık benden gerçekten nefret etmeye başlamıştı.o'na göre insanların o'na olan saygısını kaybetmesine ben sebep olmuşum.bir bakıma da söylediklerinde haklıydı.o'na karşı olan fikirlerimi hiçbir zaman saklamadım ve insanlar da benim düşüncelerime katıldı.artık metal sahnesinin 1 numaralı adamı değildi ve bunun da benim suçum olduğunu söylüyordu.herkes asıl nedenin bu olduğunu, "asıl kişi" olmak için yarıştığımızı düşünüyordu.bu sadece euronymous için önemliydi.mayhem trondheim'den snorre w. yi gitarist olarak kadrosuna ekledi.bergen'de kendi evini satın alıncaya kadar benimle birlikte kalmasına ve oturma odamda uyumasına izin verdim.snorre kendi evini satın alıp taşındı. artık evde tektim ve bu andan itibaren euronymous benimle ilgili planlar kurmaya başladı.beni öldürmek istiyordu.ona göre tüm bu problemlere sebep olan bendim ve ben öldükten sonra ortada hiç bi sorun kalmayacaktı.planlarını paylaştığı birkaç müzisyen bana o'nun planlarını açıkladı.euronymous onlara güvendiği için herşeyi anlatmıştı fakat belli ki onlar benimle daha samimiymiş. euronymous snorre'u telefondan aradı ve o'na herşeyin normale dönmesi için benim ortadan kalmamın gerektiğini söyledi ve diğerlerine anlattığı planları snorre a da anlattı.euronymous bunları söylerken snorre hepsini bana telefonda dinletti. artık emindim çünkü sadece en yakın arkadaşlarına planlarını söylüyordu.snorre la konuştuğu gün ondan bir mektup aldım. mektup gayet olumluydu hatta arkadaşçaydı.daha önceen katılmadığım bir anlaşmayı imzalamam için benimle buluşmak istediğini söylüyordu.ancak planlarını uygulaması için beni ayarlamaya çalıştığını biliyordum.arkadaşlarına da anlattığı gibi önce beni (bir silahla) bayıltacak, ellerimi ve ayaklarımı bağlayarak araba bagajına koyacaktı ve şehir dışında kırsal bir yerde beni bir ağaca bağlayarak ölene kadar bana işkence yapacaktı ve tüm bunları kameraya çekecekti. bütün bunlar karşısında o kadar sinirlenmiştim ki. bu herif kendini ne bok sanıyordu bilmiyorum.oslo'ya gitmeye karar verdim.kontratı o'nun eline vererek "s**** git" diyecektim.bu şekilde ondan uzaklaşacaktım ve bir daha benimle iletişim kurmamasını sağlayacaktım.herşey normale dönecekti.ayrılmadan önce snorre da euronymous'a vereceği yeni gitar riffleri olduğu için benimle gelmek istedi.saat 21:00 da bergen'den ayrıldık,yolda arabayı sırayla sürdük ve 3:00-4:00 arası oslo'ya ulaştık.arka koltuğa geçerek kemerimi çıkardım ve snorre'a onu güvenli bir yere koymasını rica ettim.belinizde bir bıçak varken uyumak hiç te güvenli olmaz.ulaştığımızda ben uyuyordum. kapıya geldik ve zile bastım.uyuyordu.kim olduğumu sordu ve ismimi söyledim."daha sonra gelemezmisin?" diye sorması üzerine sadece kontratı imzalayıp gideceğimi söledim ve beni içeri aldı.bu sırada snorre sigarasını yakmış, merdivenlerde beni bekliyordu.euronymous beni sinirli bir şekilde kapıda karşıladı.kontratı o'na verdim ve artık iyice sinirlenmişti.bana kapının eşiğini göstererek gitmemi söyledi.o'na doğru bir adım atınca iyice panikledi. hareketleri, duruşu, bakışı garipleşmişti ve karnıma bir tekme attı.o'nu kapıya ittim ve biraz sersemledi.tekmesinden etkilenmemiştim ama o anki şartlar içinde bile yaptıkları bana komik gelmişti.karşımdaki , gecenin yarısında kendisini bruce-lee zanneden bir kaçıktı.kendini döşemeden mutfak tarafına doğru attı.mutfaktan bir bıçak bulacağına emindim.eğer bir bıçak alırsa benim de bir bıçak bulmam gerekecekti.getirdiğim bıçak ise kemerimi arabada unuttuğum için yanımda değildi.cebimde 8 cm uzunluğunda başka bir bıçak daha vardı.üzerine atladım ve eline bir bıçak geçirmeden onu 4 yerinden bıçaklayarak kontrol altına aldım.fakat bu sefer de başka bir silah bulmak için yatak odasına yönelmişti.bu silahın dead'in kendini öldürdükten sonra polislerin aldığı ve euronymous'un geçenlerde geri aldığı tüfek olduğuna düşünüyordum (evinde tüfek veya bayıltıcı silah bulundurmadığını sonradan öğrendim).kavga etmek için peşine düştüm fakat beni şaşırtıp daireden kaçmaya başladı. kavgayı başlatıp kaçması benim sinirimi bozmuştu.aşağıya indiğimde snorre sigarasını bitirmiş, ilgisice etrafa bakıyordu.o sırada euronymous yarı çıplak ve birkaç yeri kanayarak koşuyordu.hayalet görmüş gibiydi.komşularının zillerine basıyor,kapılara vuruyor,yardım istiyordu.snorre halen merdivenlerde olayları izliyordu. o, bu olayların bir parçası mıydı,bana saldırcak mıydı bunu bilmiyordum.olacakları görmemek için koşarak merdivenleri inmeye başladı ve yanımdan geçmesine izin verdim.çok korkmuşa benziyordu. euronymous'u bıçaklamaya başladım.dizlerinin üstünde duruyordu ve "artık yeterli" diye bağırmaya başladı.o'nu bırakıyordum ama bana tekrar tekme atmaya çalıştı.bıçağı son kez alnının ortasına soktum ve oraya saplanarak kaldı.çıkarmaya çalıştığımda bedeni öne doğru düştü ve merdivende bir patates çuvalı gibi yuvarlandı.zaten yaptığı gürültüyle tüm komşularını uyandırmıştı. onu öldürdüğüm için kendimi hiç de kötü hissetmemiştim.eğer o'nu canlı bıraksaydım hayatım üzerine yeni bir girişimde bulunmasına izin vermiş olurdum.


kaynak: mizah forum
yazarın notu: kendi ağzından anlatım olduğu için kopyala yapıştır yapılmıştır.
iao iao
gotik alemlerde genç kızlarımızın lady vikernes rumuzlarıyla gezinmelerini sağlayan adam. filosofem* albümünün hakkını vermek lazım gene de.

"onun içindeki vahşet ruhumu bedenime yaklaştırıyor." mukadder_vikernes_f, 6 haziran '06.
jamesdean jamesdean
kim ne derse desin varg şerefsizin önden gidenidir. medyada kendine iyice yer bulmak için tüm piçlikleri yapmıştır. çoğu kişi euronymous'u para için öldürdüğünü söyler, euronymous'un çirkeflik yaptığını söyler; ancak bu olaylar doğru değil. euronymous onurlu bir adamdı ve varg gibi boş değildi. isteyen gitsin euronymous ve varg'a yakın olan kişilerin, cinayet sonrasında verdiği demeçleri, cevapları bir okusun, iyice araştırsın. varg'ın boş bir yalak olduğu meydana çıkar. belki müzik konusunda deha olabilir, ancak kişilik olarak diyecek söz bile yok. euronymous'u öldürmekle black metal'e yeni bir ivme kazandırdı, hem kendini yaktı hem de bir efsaneyi de bitirdi.
stewartgilligangriffin stewartgilligangriffin
asıl ismi kristian olan müzikle uğraşmış norveçli insan. count grishnackh olarak da bilinmektedir; bu, onun kullandığı nicklerdendir. 1973 yılında zaten soğuk olan norveç'te şubatta doğmuştur. müziğe erken atılmış olan varg vikernes önceleri uruk-hai isimli grubu kuracakken bu projeden vazgeçmiştir. bir sonraki projesi olan burzum için çalışmaya başlamıştır. bu proje adlarından da anlayabileceğimiz gibi adam tolkien'e ve eserlerine hayrandır. 1987 yılında burzum'u kurması ise onun ne kadar genç yaşta black metal ile haşır neşir olduğunu gösteriyor. mayhem, darkthrone ve ismini yazamayacağım bir çok kaliteli black metal grubunda çalışmıştır; tarz içi yardımlaşmalardan kaçınmamıştır.

adı pek çok kilise yakma olayına karışmıştır. ilk defa kilise yaktığında sigorta şirketinde çalışan abisine destek olması için yaptığı düşünülmüştür. ancak sonradan gelişecek olaylar bunun basit bir eylem olmadığını bizlere gösterecektir. hatta 1992 yılının 6. ayının 6. gününde tarihi bir kilise olan fantoft kirke kilisesi'ni ateşe verip, görüntüsünü 1993 tarihli kirke'nin kapağına koymuş ilginç bir albüm kapağı elde etmiştir. tarihte norveç'e, hristiyanların saldırısını ağır bir nefretle karşılamaktaydı. irkçı olan varg aslında bu şeytani sebeplerden değil de tarihten gelen nefret yüzünden anti-christ duruşa sahiptir. asıl ismi olan kristian'ı da kullanmamış, o isminden hep nefret etmiştir. norveç'in ataları olan vikinglere ve paganizme saygısı büyüktür. eylemlerinin asıl amacı budur.

1994 tarihinde çıkan de mysteriis dom sathanas isimli muhteşem olacak olan mayhem albümü için kolları sıvamıştır ve albüm için bass gitar çalmıştır. o sıralarda mayhem'den euronymous ile ufak tefek anlaşmazlıkları başlamıştır.

az sonra anlatmaya başlayacağım olay black metal dünyasında epey sansasyona yol açmıştır ve asıl yüzü pek de bilinmemektedir. varg'a göre euronymous black metal yapan gruplar içinde bir numaralı isim olarak görünmek ister ve şeytanla bağdaştırır yaptığı müziği. varg'ın görüşleri ise hristiyanlara olan nefretinden ileri gelmektedir. bu tür ufak tefek anlaşmazlıklar olmuştur. yine varg'a göre euronymous, varg'ı öldürme planları yapmaktaydı. olayın iç yüzü her ne ise varg bir gün euronymous'un evine gitmiştir ve tartışma başlamıştır aralarında. ilerleyen tartışma sonucu varg vikernes, euronymous'u 23 yerinden bıçaklamış, kafatasını da parçalayarak mayhem elamanını öldürmüştür. bu olay çok fazla yankı yaratmıştır. cinayet sebebi olarak kadın, para konularında anlaşmazlık gibi sebepler de öne atılmıştır. ancak tam sebep bilinmemektedir. varg daha sonraki konuşmalarında kesinlikle pişman olmadığını, eğer öldürmeseydi, onun kendini öldüreceğini bildiği için euronymous'u öldürdüğünü söylemiştir. olay yerinden ayrılır, onu sadece kontrat vermeye gittiğini sanan yanındaki arkadaşı her şeyi görünce donar kalır. ikili arabayla uzaklaşırlar. ilk zamanlarda şüphe çekmeyen varg, daha sonra olay yerindeki arkadaşının açıklamalarıyla yakalanır ve norveç'te şimdiye kadar verilmiş en ağır hapis cezası olan 21 seneye mahkum olur.

hapishanede olduğu süre içinde burzum albümlerini bilgisayar ile yapmıştır, hapishaneden müzik için bir şeyler yapmaya devam etmiştir. bu yüzden burzum albümlerindeki farklılık kolay anlaşılır. ancak elindeki imkanlarla yine de müzikal anlamda iyi işler yapmıştır. zaman zaman verdiği demeçlerle görüşlerinin değiştiğini dile getirmiştir; o yüzden amacı pek su yüzüne çıkmamıştır. bir ara nasyonel sosyalizme gönül vermişti mesela.

geçtiğimiz yıllarda hapishaneden kaçmış, bir araba çalmış ve bir çok patlayıcı ve dinamit ile beraber norveç polisine yakalanmıştır. böylece 21 süre olan cezasına 1 yıl 2 ay daha eklenmiştir.

son zamanlarda ise hapishanede olduğu için albüm çalışmalarına yeteri kadar özen gösteremediğini söylemiş ve albüm çıkış tarihi ertelenmiştir.

sonuç olarak mayhem ve burzum gruplarını en tartışılır gruplar haline getirmiştir. kendisi hakkında da çok fazla söylenti çıkmıştır, hangisi doğru hangisi yanlış bizleri muallakta bırakmıştır. şimdilerde sertliğinin ve görüşlerinin değişim içinde olduğunu görmekteyiz. hapishaneden çıkınca uslu uslu takılacağını beyan etmiş, bizleri şaşırtmıştır.

hakkındaki bir diğer rivayet ise annesinin hamileliğinin 6. ayının 6.gününü 6. saatinde doğmuş olmasıdır.

ne olursa olsun cinayet için mahkemede hükmü açıklandığı an kameraya bakıp gülümsemesiyle akıllarda kalmıştır. varg vikernes'in kişiliği ve yaptıkları dışında da black metal için yaptıkları ve emekleri de göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür.
wykka wykka
çocukluk resimleri görüldüğünde "böyle de şirin şeker bir çocuk nasıl böyle vahşi bir yaratığa dönüşebilir?" tepkisi verdirten müzisyen.
jamesdean jamesdean
ben black metal yapmadım diyen dangalak. isteyen sitesindeki röportajlarına el atsın. hadi ambient tarzındakileri saymadık, ilk albümler neydi varg paşa?
realisttermik realisttermik
çocukluk fotoğraflarından geleceğine dair bilgileri alınabilecek potansiyel katil.ömrü yeter de hapisten çıkar ise dışarıda 1 haftadan fazla kalamayacığı kesindir.zira meslekdaşlarının kendisi hakkında söyledikleri iç açıcı değildir.
hplovecraft hplovecraft
kendisiyle yapılan bir röportajda , black metali para için yapan insanlarla ilgili ne düşünüyorsun gibi bir soruya ''onların kız kardeşlerinin boğazlarını kesip , nefes borularından becermek istiyorum'' diyen adam.
1 /